İşte “lider(!)” Ülke..!

0
80

Ne kadar öğünsek azdır… Dünya’ya ”demokrasi dersi(!)” veriyoruz…

Aslında ders verilmek istenen dünya değil, “demokrasinin ne olduğunu henüz kavrayamamış” olan Türk halkı ama; ister istemez etkilenen başkaları da; bizi hayranlıkla(!) seyredip, öğreniyor…

İlk ders; “siyasi otoritenin uygun gördüklerini desteklemenin tek demokratik seçenek olduğunun” kafalara çakıla çakılan anlatılması oldu…

…Ve tabii, uygun görünmeyenleri(?) destekleyenlerin “terörist vatan hainleri” olduğunu da kavradı dünya…

Bu, yüzyıllarca unutulmayacak bir hizmettir… Üstelik anlatırken “uygulamalı” bir eğitimin ne kadar etkili olduğunu da gösterip; bir devrime daha imza atıyoruz…

Merak mı ettiniz, “bu adam ne demek istiyor?” diye…

Defalarca “yanlış bir yolda olduğu” anlatılarak, aslında korunmak istenen Meral Akşener’e bakın o zaman… İlk kez Çanakkale’de düzenlediği toplantıda elektrikleri kesilerek “korunmaya” çalışılmıştı… Ama o bunu ne yazık ki anlayamadı… O zaman da bir uyarı daha zorunlu hale geldi…

Niğde’de 21 Mart 2017 Salı günü Saray Düğün Salonunda yapılacak olan ve Meral Akşener’in katılacağı toplantı düzenlenmişti… Niğde Valiliği 20 Mart 2017 Pazartesi yürürlüğe gidecek ve 7 gün sürecek olan “yürüyüş, toplantı, miting, çadır kurma, oturma eylemi, konferans, panel ve bildiri dağıtma yasağı” ilan ederek ilk adamı attı… Sonra bu toplantının düzenleyicisi olan Balkan Türkleri Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği’ne bir yazı yollayarak “toplantının yasaklandığı bildirdi… Ayrıca bilbordlara asılan afişlerinde kaldırılması da istendi…

Siyasi otoritenin “koruma” çalışmaları sadece Akşener’le sınırlı değildi bu arada… CHP’nin Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke’ye şefkatle(!) yaklaşıldı… Boğaziçi Üniversitesi İşletme ve Ekonomi Kulübü’nün 18-19 Mart tarihlerinde düzenlediği Boğaziçi Yönetim ve Liderlik Zirvesi’nde “Yeni Ekonomide Liderlik” konusunda bir konuşma yapacaktı ama, Boğaziçi Üniversitesi Rektörlüğü’nün isteği üzerine, çıkartıldı…

Ankara Bağımsız Milletvekili Aylin Nazlıaka’nın Bilgi Üniversitesi’nde yapacağı “Kadına Şiddete Hayır” konferansı da üniversite yönetimi tarafından engellendi ama, o da siyasi otoritenin koruyucu elini görmezden geldi… Ve “Muhalif kimliğimizden dolayı bizi salonlarda, kürsülerde, meydanlarda, üniversitelerde konuşturmamaya ant içenlerin, bu saatten sonra ‘Avrupa bizi konuşturmuyor’ deme hakkı da yoktur.” diye konuşmaya cüret(!) etti…

Şaşırtıcı olan, bu “her şeye muhalif(!)” kimlikleriyle bilinenlerin, kendilerine verilen dersleri anlamak istememeleri ve üzerlerine şefkatle uzanan koruyucu eli görmezden gelmeleri… Ne diyelim, Allah ıslah etsin artık..!