Ana Sayfa Yazarlar İstanbul havaalanlarında FETÖ eziyeti

İstanbul havaalanlarında FETÖ eziyeti

69
PAYLAŞ

Türkiye artık normalleşmeli. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi başarısızlıklar sonuçlandı. Milli irade meydanlara yansıdı. Bu iradenin birlik ve beraberliği her katmanda halkı ile siyasetçisi ile askeri ile bütünleşti, kucaklaştı. En son da Yenikapı mitinginde taçlandırıldı.

Şimdi yargı ve mahkeme aşaması var. Ancak bir de yaşaması gereken bir Türkiye var. Sabah akşam artık FETÖ ile kalkıp, FETÖ ile yatmaktan vazgeçelim. Dünya dönüyor.

NEDEN Mİ? İSTANBUL’DAKİ HAVA LİMANLARINA GİDİN GÖRÜN

Evet, isyan ettirdiler, adeta. Türkiye için yanıp tutuşan biri olarak İstanbul Atatürk Hava Limanı dış hatlarda gördüğüm manzaraya inanmak istemiyorum.

Bir arkadaşım da Sabiha Gökçen dış hatlarda durumun daha da kötü olduğunu söyledi.
Ben kendi gördüğümü anlatayım. Atatürk Hava Limanına  girişte güvenlik nedeniyle yoğun güvenlik önlemleri almışlar.
Elinde otomatik silahlı, gözlüklü genç bir polis arabadan geçenlere bakıyor. Ben de onun o bakışlarına diktim gözümü. Hissetmiş olacak ki, Taksi şoförüne bagajı aç dedi. Bagajı açtı biz taksiden çıkmadık. Sadece valize elini deydi. Ne açtı ne de teknik bir cihazla baktı ve yürü dedi.

Bu saçma sapan güvenlik önlemi yüzünden daha hava limanına girişte 50 dakika gecikmeli giriyorsunuz. Sonra bu komedi dünyası mı desem, işkence mi desem içeride sürdürülüyor.
Neler yok ki, polisler adeta “bu turistler Türkiye’ye gelmesin” diye insanlara eziyet ediyorlar.
Bu arada transit yolcuların durumu daha da vahim.
Onlar Türkiye’nin bir başka yerinden belki de bu güvenlik önlemleri ile uçakları rötarlı geliyor. Uçaklarına yetişmek için kan ter içerisinde dış hatlara gelenler, hem bagaj verme hem de polis kontrolündeki o kuyrukları görünce bir anda uçaklarını kaçırma endişesi ve korkusuna giriyorlar.
Uçaklarının kalkmasına 15 dakika kalan yolcuların çırpınışları hala gözümde. Polis ile tartışmaya girenlere polisin nasıl sille tokat, ellerindeki pasaportu alıp hadi git de göreyim diyerek egolarını tatmin ettiğini gördüm.
İnsanların isyanlarında ağızlarından çıkan kelimelerde neler vardı biliyor musunuz? ’’Artık bu ülkeye gelinmez, niye bu kadar eziyet yapıyorsunuz? Biz  bu ülke insanı değil miyiz?’’
Turistler de ’’This is unbelievable” İnanılacak gibi değil, ‘’This is crazy, we have never seen anything like this before” Böyle saçma, aptalca şeylere tanık olmadık’’ diyorlar.
Bunun yanında polis ile tartışmaya giren yolculara yapılan kötü muameleyi burada anlatıp ülkemi daha fazla kötülemek istemiyorum.

BAKAN MI, KİMSE GİTSİN BU REZALETE BİR EL ATSIN

Bir gazeteci duyarlılığı ile bunları kaleme alıyorum. Zaten günlük haberlerde bu tip haberlerin bir harbiyesi kalmadı. FETÖ, FETÖ…
Tamam, kardeşim FETÖ bitti. Darbe girişimi bitti. Türkiye normalleşmeli. Sabah, akşam FETÖ ile nereye kadar yatıp kalkacağız. Gelecek sene bu ülkeye turist istiyorsan, hava limanlarının dış hatlarındaki bu rezalete git de bir dur de.

BANA DA ÇATTILAR

Bu kadar yıldır bu dış hatlardan çıkış yaptım. Ben bile pes, bir daha gelinmez dedirttiler. O kadar izdiham var ki insanların hepsinde bir kere uçaklarını kaçırma korkusu sarıyor.
Özellikle hava limanındaki güvenlik koşullarından kaynaklanan olumsuzluklar yüzünden uçağına gidemeyen transit yolcular var.
Merak ediyorum bunun yasal bir dayanağı var mı? Yoksa paraları iç mi? ediyorlar.  Dünyanın hiç bir hava limanında, böyle bir servis görmedim.
Sen güvenlik önlemleri diye önlem alıyorsun, insanlar uçağına yetişemiyor.

BANA DA TAKTILAR NEDEN Mİ?

Sinirlerin tavan yaptığı Atatürk Hava Limanındaki uzun kuyruktan sonra pasaport polisinin önüne geldim. Bir kere yüzü gülmeyen bir kadın polis beni karşıladı.
Daha ”Bismillah demeden ” bu Nüfus cüzdanını nereden aldınız?” diye saçma sapan bir soru ile karşılaştım. İçimden pazardan aldım diyeceğim geldi. Ya sabır, şunlarla papazı bulmayayım diye kendini teskin ettim.
Bak üzerinde nereden verildiği yazıyor dedim. Stockholm Konsolosluğu dedi. Sorun ne dedim. Resminizi oval kesmemişler, bizdekiler dikey dedi. Ben de aç onları uyar o zaman, İsveç’te 100 bin Türk yaşıyor. Burada sıkıntı olmasın dedim.
Yüzüme sert bakarak çıkışımı yaptı. Orada o kadar kuyruklar, izdihamlar var iken, sinirler tavan yapmış iken, bu saçma sapan sorunun yanıtını artık siz bulun. Türkiye’de vur deyince öldürüyorlar.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam