İstanbul Boğazı’nda çok büyük facia

0
126

İstanbul Boğazı’nda çok büyük facia dümeni kilitlenen arpa yüklü bir gemi, yalıya çarptı.

Çarpmanın ardından yalıda ağır hasar oluşurken, olayda can kaybı ya da yaralı olmadığı öğrenildi.

İstanbul Boğazı’nda çok büyük facia UCUZ VE CAN KAYBI OLMADAN ATLATILDI. Edinilen bilgilere göre Mısır’dan sefere çıkan Malta Bayraklı “VITASPIRIT” adlı geminin İstanbul Boğazı’ndan geçişi sırasında dümeninin kilitlendi.

Dümeni kilitlenen gemi sürüklenerek Beylerbeyi tarafında bulunan bir yalıya çarptı. Gemi, 225 metre uzunluğa, 32 metre genişliğe sahip.
Kaza sonrası, olay yerine gelen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne bağlı römorkörler, gemiyi Ahırkapı’ya çekiyor.

Hafta sonu nedeniyle boğaz turuna çıkan çok sayıda İstanbullu bu faciayı cep telefonları ile saniye saniye kayda aldılar. İstanbul Boğazı’nda çok büyük facia can kaybı olmadan ucuz atlatıldı.

Kazada büyük bir şans eseri ölen yada yaralanan olmadı. Kazanın duyulmasından sonra yardım ekipleri hemen yola çıktı. Kazanın ardından İstanbul Boğazı çift yönlü olarak deniz trafiğine kapatıldı. Tanker Ahırkapı’ya çekildi.

BİNBİR GECE DİZİSİ ÇEKİLİYORDU

İstanbul Boğazı’nda geminin çarptığı yalının Hekimbaşı Salih Efendi Yalısı olduğu ortaya çıktı. Geminin çarptığı yalı paramparça olurken yalının ‘Binbir Gece’ dizisine ev sahipliği yaptığı da öğrenildi.

HEKİMBAŞI SALİH EFENDİ YALISI TARİHÇESİ

Hekimbaşı Yalısı, Anadolu Hisarı, Beykoz ilçesinde bulunan yalıdır.

Hekimbaşı Salih Efendi yalıyı XVIII. Yüzyıl başında iki oda bir sofadan oluşan küçük bir yapı olarak satın almış, daha sonra ilave inşaatlarla büyütmüştür. Kuzey kısmı selamlık, güney kısmı ise harem olarak inşa edilmiştir.

Selamlıkta güney bölümü gibi kazıklar üzerinde bulunmaktaydı. Kuzey tarafı büyük çiçek bahçesine, batısı denize, doğusu da yalının arkasındaki ormana bakan etrafı çepeçevre şark sedirleri ile döşenmiş, bu büyük salonun ortasına kadar deniz süzülerek girer, ortadaki kapaklar kaldırılarak etrafına limon saksıları dizilir ve denizin sesi dinlenirmiş.

Bu bölüm Hekimbaşı’nın ortanca kızı Meliha hanım tarafından 1947 yılında yıkılarak satılmıştır.

Günümüze kadar ayakta kalmayı başaran harem kısmı ise Hekimbaşı Salih Efendi’nin eşi Payidar Hanıma kalan kısımdır. Payidar hanımın ölümünden sonra bu bölüm en küçük kızı Sakibe’ye geçmiş ve onun varisleri tarafından günümüze kadar korunmuştur.

Büyük botanik bahçesi Hekimbaşının büyük kızı Übeyde’ye kalmış, varisleri bahçeyi 1966 yılında satmışlardır.

FİLM DE ÇEKİLMİŞTİ

Usta yönetmen Ferzan Özpetek’in son filmi İstanbul Kırmızısı, bugün enkaza dönen ünlü yalıda çekilmişti.