İşsizlik son 7 yılın zirvesinde

0
58

MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Kenan Tanrıkulu Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı ekim ayı işsizlik sonuçlarını eleştirirken Türkiye’nin bu rakamları taşıyamayacağını söyledi.

Tanrıkulu, “Ocak 2016’da açıklanan Orta Vadeli Program’ın birçok diğer hedefler gibi enflasyon hedefi de tutmadı. Ekonomik büyüme hedefi ise iyimser kaldı. Son işsizlik verilerine bakıldığında daha ekim ayında yüzde 10.5 olan hedefin 1.3 puan aşıldığı ve işsizlik oranının yüzde 11.8’e çıkarak 2010 yılı mart ayından bu yana en yüksek seviyesine çıktı” dedi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı, İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, işsiz sayısının arttığını ekim ayında resmi işsiz sayısının önceki yılın aynı dönemine göre 500 bin artışla 3 milyon 647 bine yükseldiğini söyledi. Tanrıkulu, bu rakamın üzerine geniş tanımlı işsizler (iş bulamayıp, çalışmaya hazır olan) de eklediğinde 6 milyona yakın vatandaşın işsiz olduğunu anlattı. Türkiye İş Kurumu’nun (İşkur) ekim ayı verilerine bakıldığında; 2015’te Türkiye İş Kurumu’na 1 milyon 695 işsiz kayıtlıyken, 2016 Ekim’de bu rakamın yüzde 31 artışla 2 milyon 233 bine çıktığını vurgulayan Tanrıkulu, aynı dönemde açık iş pozisyonunun 1 milyon 682 bine gerilemesine dikkat çekti. Tanrıkulu, işsizlik artarken, yeni istihdam kapılarında gerileme söz konusu olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Geleceğimizin teminatı olan gençlerimize ekonomi yönetimi istihdam kapısı açamıyor. Ekim’de önceki yılın aynı dönemine göre 1,9 puanlık artışla yüzde 21,2’ye çıkan genç işsizlik oranı neredeyse her 4 gencimizden birinin iş hayalinin çöktüğü görülmüyor.

 

Yaklaşık 13 milyona yakın gençlerimizin yüzde 24,3’ü halen ne eğitimde, ne de istihdamda yer almaktadır. Yükseköğretim mezunu gençlerimizde işsizlik oranı yüzde 13,8’lere çıkarken, kadınlarda bu oran yüzde 20,1 gibi çok ciddi boyutta. Tarım dışı genç kadın işsizliği ise yüzde 32,9’la rekor kırdı. Genç işsizlikte önlenemeyen bu ürkütücü artış bizi ülke olarak OECD ülkeleri arasında en kötü ülke konumuna getirdi. Geldiğimiz noktada 14 yılın sonunda yüksek borçluluk, enflasyon, işsizlik gibi ekonominin kilit göstergeleri çok yüksek boyutlara ulaştı.

 

Diğer yandan yatırımlar ve piyasalar durgunlaşmış ekonomimiz adeta sırat köprüsünden geçiyor. Bu endişe verici gelişmeleri tedavi etmesi gereken ekonomi yönetimi ise pansuman niteliğinde günü kurtaracak yaklaşımlar sürdürüyor. Bu yaklaşımların sonucunda 2016 yılı bütçesi 29,3 milyar TL açık verdi Bir şehir hastanesinin maliyetinin yaklaşık 1 milyar TL olduğu düşünüldüğünde bu açığın büyüklüğü daha net ortaya çıkmakta. Durgun piyasalara çare olarak sunulan sicil affıyla kara listede olanlar yine bankacılık sisteminin keyfiyetine bırakıldı. Ekonomi yönetiminin son 2 ayda ‘kara listeye af getiriyoruz, borçlu olanların sicili temizlenecek’ söylemi gerçeği yansıtmamakta.

 

TBMM’de görüşülmekte olan torba tasarı ile geçmişte borcundan dolayı bankaların kara listesine girenler, bu borçlarını ya defaten ödeyecek, ya da yeniden belirsiz faiz oranıyla yapılandıracaktır. Sonrasında  ‘Finansal işlemlerde kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlar tarafından bu kara liste dikkate alınmayabilir’ denilerek top bankacılık sisteminin keyfiyetine bırakılmakta. Döviz rakamlarının yukarı yönlü aşırı oynaklığı, yüksek enflasyon, durgun piyasalar, yükselen işsizlik ve sayabileceğimiz daha birçok sorun bulunmaktadır.

 

Ekonomide gerçekleşen kötü rakamlara çare olabilecek bütüncül bir yaklaşım sergilenmeli. Zaman; sanal rakamlar üzerinden siyaset yapma zamanı değil.”