Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen Şubat ayında, Saray’da topladığı önde gelen işverenlere, emir demeyelim de telkinde bulunarak, işsizleri işe almalarını, bunun için primi desteği verileceğini açıklamıştı.

Toplantıya katılanların yanı sıra işveren örgütleri, “ben 300 bin, benden 500 bin işsize iş” açıklamalarıyla ortaya çıkmışlar, gülücüklerle demeç üzerine demeç patlatmışlardı. Ö dönemde yapılan açıklamalara bakarsanız, bırakın işsizleri, Türkiye’de çay getirmeye bile insan kalmayacak, Suriyelilerin tümü gelse hepsine yetecek kadar iş verilebilecekti.

Hatırlatalım, işsizliği önlemek için başlatılan “istihdam milli seferberliğine”; İstanbul Ticaret Odası 500, Türkiye İhracatçılar Meclisi 300, Müstakil İş Adamları Derneği 250, İstanbul İnşaatçılar Derneği 200, Mobilya Sanayicileri ve İş Adamları Dernekleri Federasyonu 50 bin işsize iş vererek katılacaklarını söylemişlerdi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin de 1.5 milyon iş hedefli kampanyası ile bireysel şirket ve yerel meslek örgütlerinin vaat ettikleri de göz önüne alınırsa rakam “kağıt üzerinde“ 3 milyonu geçiyordu.

Buna bir de referandum öncesi, yapılan kamu destekli 2 milyon işsize iş imkanı sloganlı kampanyaları da eklersek, tüm kuzey Afrikalılara bile iş verir hale gelecektik.
O zamanlarda yazmıştık, “çılgın patronlar, Saray’ı kandırmayın, yapamayacağız, yerine getiremeyeceğiz sözler vermeyin. Saray’da he he dersiniz, sonra gider ofislerinizden işten çıkarma belgelerini imzalamaya devam edersiniz”.

Konuyu sıcak tutmak için ilerleyen günlerde değişik tarihlerde “istihdam sözü verenlere” hatırlatmalar yaparak, özetle şu görüşleri de paylaşmıştık:
“(Çılgın patronlar) daha ne bekliyorsunuz? Eliniz çabuk tutun. Önünüzde (referanduma) 60 gün kaldı. Gidin İŞKUR ofislerinin önüne, kaşına, gözüne, öz geçmişine, diplomasına, uygunluğuna, sanatına, ihtiyaca bakmadan, genç yaşlı, kadın erkek kim varsa kamyonlara doldurup götürün, iş verin. Evetçilere de meydanlarda “bakın işsizliği azalttık” demelerine imkân sağlayın. Söz verdiğiniz gibi, yüz binleri bir gecede işe almazsanız ve bu durum bir de sandığa yansırsa gerisini siz düşünün (…) Ama gördüğümüz kadarıyla yaprak kımıldamıyor. Bugüne kadar “şu kadar insanı işe aldık” diyen olmadığı gibi telefonlara çıkan, ortalıkta dolaşan, demeç üzerine demeç patlatan “çılgın patronlar” da bir anda yok oldular. Eğer referandumda işler ters giderse, gün gelir işiniz düşer, Saray’dan (aynen iş başvurularına dediğiniz gibi) “biz sizi ararız” cevabını çok duyarsınız. (…) Size de verdiği sözleri tutmayanlar, vergisini, primini ödemeyenler için kullanılan yüzsüzler sıfatını verirler”.
Referandum konuları kıl payı halkın onayından geçti, patronlar ucuz kredilerin peşine düştü, şuydu, buydu derken günler günleri kovaladı, sular duruldu, işsizler unutuldu. Ocak-Mart ayı döneminde yaklaşık 300 bin kişiye iş verildi. Bunların büyük bölümü de tarım ve turizm mevsimin açılmasından işe alınmışlardır, yani mevsimlik ihtiyaçtan. Şimdi şunu önerelim: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, SGK kayıtları üzerinden Şubat ayından buyana işe alınanların sayısını, şirket ve faaliyet alanları bazıda açıklasın. Buna ödenen devletin prim katkı paylarını da eklesin.

Bunun için Mart-Haziran döneminin açıklanacağı Eylül ayını beklemeye gerek yok. İşe yeni başlayanların kayıtları en geç bir ay içinde sigorta sistemine giriliyor. Atla deve değil, bir düğmeye basarsanız yeni işe başlayanlar da, en fazla işçi alanlar da SGK kayıt işlemlerine göre ortaya çıkar. Hatta sektörel analizler yaparız, bir de meslek ve işveren örgütlerine bakarız, kim ne demişti, kim ne yapmış görürüz. Arkadaş, ihracat, vergi şampiyonlarını açıklıyorsunuz da istihdam şampiyonlarını niye açıklamıyorsunuz? Bilelim, görelim, alkışlayalım. İstihdam diye üç beş güvenlikçiyi işe alanları da bir kenara yazalım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...