Ana Sayfa Güncel İŞPORTACI YETİŞTİREN OKULLAR

İŞPORTACI YETİŞTİREN OKULLAR

64
PAYLAŞ

Kaldırıma küçük bir tezgah açmış üstüne plastikten yapılmış bebekler, arabalar, kamyonlar, tabancalar, tüfekler koymuştu. Biraz kısık biraz mahcup sesiyle arada bir “Yavrunu sevindir” diye bağırıyordu.

Göz göze gelince “Buyur amca, toruna al bir tane!” dedi. Soğuktan çatlamış ellerini ara sıra dudaklarına yaklaştırıyor, nefesiyle ısıtmaya çalışıyordu. Torunum yoktu ama üç tane oyuncak almaya kendimi mecbur hissettim o anda.

Naylon poşete acemi hareketlerle oyuncakları koyarken, “Sen hiç işportacıya benzemiyorsun oğlum” dedim. Eğitim fakültesini bitirdiğini, yıllardır atamasının yapılmadığını, yüzbinlerce arkadaşı gibi beklediğini anlattı hüzünle.

++

Benzer bir olaya geçen yıl Ayrancı Pazarı’nda da tanık olmuştum.

Ayaküstü sohbet ettiğim üç pazarcı esnafından biri eğitim, biri iletişim, biri de ziraat fakültesi mezunu idi. Mezuniyetlerinin ardından iş bulamadıkları için her gün bir pazara gidiyor tezgah açıyorlardı.

İçlerinden birinin “Keşke ilkokulu bitirdikten sonra pazarcı olsaymışım. Şimdi çok daha iyi bir noktada olurdum” diye hayıflandığını hatırlıyorum.

++

Türkiye’de eğitimle ilgili bir bakanlık var. Yüksek eğitimi düzenlemekle görevli YÖK de cabası.

Ne var ki üniversitelerin işportacı, pazarcı ve onlardan daha çok da işsiz yetiştirmesine engel olamıyorlar bir türlü.

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Safran’ın “Mezun sayısı bu şekilde devam ederse atama bekleyen öğretmen sayısı 3 yılda 800 bini bulacak” şeklindeki sözleri sorunun boyutunu tüm çarpıcılığıyla ortaya koyuyor aslında.

Eğitim Sen’in hazırladığı rapordaki şu ifadeler de dikkat çekici:

“Atama bekleyen öğretmen sayısı İzlanda’nın 320 bin olan nüfusunu geçti.”

++

Üniversitelerin ülke ihtiyaçlarına göre eleman yetiştirmesi, ihtiyaç olmayan alanlarda mezun veren fakültelerini kapatması gerekir.

Aksi, büyük israftır ve mezunlara ağır işkencedir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam