İspanya’daki gelişmeler akıllara şu soruyu getiriyor. Avrupa’nın göbeğinde bir tiyatro mu yaşanıyor?

Katalanların başkanı Puigdemont, bağımsızlık için referandum  yaptı arkasından da “bu bağımsızlık kararını bir müddet için askıya almak için” meclisten ricacı oldu. Muhalefet kızgın, evet oyu verip heveslenen çoğunluk ise hayal kırıklığına uğradı. Alman CUP partisinin Genel Başkanı Gabriel ise “büyük bir hayal kırıklığı içindeyiz biz buraya hükümet kurmaya geldik” diye açıklama yaptı.
Ortalık çok karışık.
Referandumdaki çoğunluk evet oylarının ardında Barcelona’dan ayrılmak istemiyoruz diyen halk çoğunluğu da vardı.
Puigdemont bir cesaret bu referandumu yaptı fakat devamını getirmeye gücü yetmedi.
Onu kimler veya ne durdurdu bilmiyorum. Pek çok sebep etkili olmuş olabilir.
Pazar günü Barcelona’daki protestolar mı, İspanya merkezi Hükümeti’nin öne sürdüğü, bizim bilmediğimiz bazı şartlar veya zorlayıcı yaptırımlar mı, Avrupa birliğinden bazı olumsuz tepkiler mi geldi bilinmez ama belli ki büyük bir çekincesi var.
Öyle olmasa tepki çekeceğini bile bile Meclis’ten referandumu askıya alma kararını istemezdi.
Aklıma “Amerika’nın da, Katalanların bağımsızlık kararına bir tepkisi ya da uyarısı olabilir” diye geliyor ama öyleyse de pek renk vermiyorlar.
Kısacası Avrupa da, Amerika da sessiz.
Irak’ın kuzeyinde bir Kürdistan kurulmasına çok heveslenen Avrupalı, İspanya’nın bölünmesi konusunda pek isteksiz görünüyor.
Kısacası Ortadoğu’daki bölünme Avrupa’ya sıçrayınca herkese bir sessizlik aldı.
Madem öyle Kuzey Kıbrıs’ın da artık tanınması gerekir.