Ana Sayfa Yazarlar IŞİD’in son Başika saldırısı ve güvenirlilik sorunu

IŞİD’in son Başika saldırısı ve güvenirlilik sorunu

83
PAYLAŞ

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Iraklı peşmergeleri eğitmekte olduğu Başika kampına yönelik olarak yapılan saldırıda 17 IŞİD militanının askerlerimizce öldürülmüş olduğu açıklandı.

Askerlerimiz gerçekte Başika’da eğitmen midir? Yoksa Barzani rejimini mi korumaktadır?
Diğer taraftan bu saldırı, IŞİD tarafından son bir ayda Başika’ya yönelik olarak gerçekleştirilen ikinci saldırıdır. IŞİD’in Başika üzerinde neden bu denli ısrarlı olduğu, ancak konuyu çok derinlemesine bilen askeri uzmanlarca cevaplandırılabilecek olmakla birlikte, en azından zamanlamanın yine enteresan olduğunu belirtmekte fayda var.
Hatırlanacağı üzere IŞİD’in Başika’ya gerçekleştirdiği ve dört askerimizin yaralandığı ilk saldırı, Merkezi Irak Hükümeti’nce askeri varlığımızın bulunmasına karşılık yapılan uluslararası şikâyetler ve Obama’nın, askerlerimizin Irak’tan çekilmesi yönünde yaptığı çağrının ardından gerçekleşmişti.
Bu ikinci saldırı ise Obama’nın, Merkezi Irak Hükümeti Başbakanı İbadi ile yaptığı telefon konuşmasının ardından, ülkemize aynı konuda yaptığı ikinci çağrının akabinde gelmiştir.
18 Aralık 2015 tarihinde yayınlanan ‘Komplo Teorilerini Hiç Sevmem’ başlıklı yazımda, Başika’ya yönelik ilk IŞİD saldırısıyla neyin amaçlandığını çeşitli açılardan değerlendirmeye çalışmış ve bir oyun oynanmakta olduğundan bahsetmiştim.
Özetle, Özerk Kürt Yönetimi ve Türk hükümetinin Başika’daki askeri varlığımızın yerinde kalması konusunda ısrarlı bulunduklarına, buna mukabil Merkezi Irak Hükümetinin ve Amerika’nın askerlerimizin Kuzey Irak’tan geri çekilmesi gerektiğine dair çağrılar yapmış olduklarına dikkati çekmiştim.
Hükümetin kamuoyuna ve uluslararası aktörlere yönelik ifadelerinin aksine, Başika’daki askerlerimizin geriye çekilmemiş bulunduğu, bu son saldırıyla ortaya çıkmıştır.
Bu, hiç arzulanmayan bir durumdur; zira özellikle uluslararası alanda sözleriniz ile davranışlarınız birbirini tutmaz ise güvenilir bir muhatap olmaktan çıkarsınız.
Orta Doğu’nun içinden geçmekte olduğu bu çok bilinmeyenli denklemi ve tehlikeli ortamda, ülkemizin ağırlığının ve güvenilirliğinin tekrar sağlanmasının önemine bir kez daha vurgu yapmakta fayda vardır sanırım.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam