Ana Sayfa Yazarlar IŞİD üzerinden İran’ın Pers Rüyası

IŞİD üzerinden İran’ın Pers Rüyası

227
PAYLAŞ

İran’ın son yıllarda Anadolu’da yoğun bir faaliyet içerisinde olduğunu sağır sultan bile duydu. Geçtiğimiz hafta içerisinde ise artık gizli faaliyetler açığa konulmuş oldu: İran Genel Kurmay Başkanı Hasan Firuzabadi, verdiği bir söyleşide Türkiye’nin ve IŞİD’E yönelik operasyonlarını değerlendirdi. Ona göre Türkiye, sadece IŞİD’E karşı savaşmalı ama IŞİD’E karşı savaşan PYD/’ya dokunmamalıydı.

Bir genelkurmay başkanı her şeyden önce sadece kendi askerinin stratejisini belirler. Firuzabadi, kendi ülkesini halletmiş, şimdi Türkiye’ye akıl vermeye çalışıyor. Komik. Tabii komiklik sadece bununla sınırlı değil.
Türkiye’de iktidar kendi siyasi geleceğini riske atarak PKK ile 3 yıl boyunca barış görüşmeleri yürüttü. Barış sürecini bitiren de, seçimde beklemediği bir zafer kazanan PKK oldu. Nusaybin’de 2 polisimizi, Dağlıcada 16 askerimizi şehit ederek çatışmayı başlattı. Bunu tabii ki İranlı general bilmiyor veya bilmek işine gelmiyor.
İran ve PKK’nın Suriye kolu PYD, ’nin yanında IŞİD’E karşı mücadele yürütmek bahanesiyle bölgede alan kazanmak çabasındadırlar. Bunu Türkiye yapmış olsa, her ikisi de “Amerikan Uşağı” suçlamasını hiç düşünmeden yapıştırırdı.
Ama şimdi İran, nükleer faaliyetlerini IŞİD’E karşı savaşmak kamuflajı ile gölgelemek ve nüfuz alanını genişletmek çabasındadır. En son hedef ise PERS imparatorluğunu ihya etmek megalo-ideasıdır.

iranin-molla-rejimi-rusiyani-d-st-kledi1515 yılında Şah İsmail’in bıraktığı yerden yayılmacılık siyasetini aynı olta ile sürdürmek istemektedir. Bu olta “mezhep” oltasıdır. Ülkesindeki 25-30 milyon Azerbaycan Türkünü ve Türkmeni bu olta ile avladığı gibi, Türkiye’de, Kafkaslarda, Irak’ta, Suriye’de, Yemen’de, Lübnan’da yeni avlar peşindedir.
İslâmın temsilcisi olmak iddiasında olan bir devletin önde gelen bir yetkilisi, Cuma Hutbesi’nde Müslümanlar için değil, Ortodoks Rusların başarısı için dua edebilmektedir.
Niçin? Türk jetleri sınırı ihlal ederek Türkiye’yi tahrik eden Rus jetini düşürdükleri için. İran Genel Kurmay Başkanı Firuzabadi’nin açıklamasını bu “dua”dan sonra yapmış olması da tesadüf olmasa gerek.
İran’ın yüzlerce yıllık tarihine baktığımızda, Türklerle yıllarca devam eden ve binlerce can kaybına sebep olan birçok savaş görürüz. Ama bütün bu savaşlar iki tarafa da hiçbir şey kazandırmayacak Kasr-ı Şirin Antlaşması’nda belirlenen sınırlar doğal sınırlar olarak kalacaktır.
Tıpkı İran ile Irak arasındaki “8 Yıl Savaşı” sonunda hiçbir sınır değişikliği olmadığı gibi.
İran’ın Osmanlı’ya karşı Avrupa devletleri ile gizli ve açık anlaşmalar yapmış olmasını anlayabiliriz. Ama “Yurtta sulh, cihanda sulh” diye ortaya çıkan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı “Büyük Şeytan” ve “Küçük Şeytan”ın yanında yer almasını anlamakta güçlük çekmekteyiz.
Suriye’de 380 bin kişinin ölümüne, 6 milyon insanın yurdunu terk etmesine sebep olan Esed’i desteklemesi, Esed’i “Arap Alevisi” olarak görmesinden mi kaynaklanıyor?
Esed, “Arap Alevisi” filan değil apaçık “Nusayri”dir. “Arap Alevisi” lafını 1918’de Fransız’lar ortaya çıkarmışlardır.
“Tenasüh” yani “ruhların dönüşümü” inanışı Sünnî öğretide olmadığı gibi Alevî, Bektaşî ve Şii öğretide de yoktur.
Öyle ise İran, kendi ülkesinde “tekfir” edeceği, yani kâfirlikle suçlayacağı bir kişiyi savunmak için niçin asker gönderiyor?
Niçin Rusya’nın yanında Bayır Bucak Türkmenlerini köylerinden çıkarmak için kurşun atıyor?
Niçin düşman olduğu IŞİD’LE değil de Türkmenlerle savaşıyor?
Komşuluk bunun neresinde, Müslümanlık bunun neresinde, insanlık bunun neresinde?
Çarlık Rusya ve Osmanlı Devleti 1550’lerden beri pek çok savaş yapmıştır. Birçok Osmanlı toprağını ele geçirmiş, birçok Türk toplumunu yıllarca hâkimiyeti altına almıştır. Ama Rusya’nın Türklüğe verdiği zarar daha çok askerî çerçevede kalmıştır.
İran ise bir İslam devleti olarak Türklüğe çok daha fazla zarar verebilecek bir konumdadır. Türk- Fars gerginliği bölgedeki dengeleri alt üst edebilir. Bundan da en çok “Büyük Şeytan” diye adlandırdığı ABD ve “Küçük Düşman” dediği İsrail sevinecektir.
Sonunda İran pek büyük kayıplarına karşılık bir karış bile toprak kazanamadan eski sınırlarına çekilmek zorunda kalacaktır.
IŞİD bahanesi ile Türkiye ve İran’ın karşı karşıya getirilmeye çalışması sinsi bir tuzaktır. Umarım İran bu tuzağa düşmeyecek, Türkiye gibi bir komşusuna karşı daha dikkatli bir tutum izleyecektir.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerik5-12-2015-SAYIŞTAY BAŞKANLIĞI(198022)
Sonraki İçerikBaşkan’lık ve İngiltere
Prof. Dr. Yılmaz Kurt
1949'da Osmaniye'de doğdu. Ankara Üniversitesi DTCF Tarih Bölümü Öğretim Üyesi, Yeniçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı, Tarih Bölümü Başkanlığı, OTAM Müdürlüğü görevlerinde bulundu.

5 Yorumlar

  1. Türkler tarih boyunca vatanlarına göz diken devletlerle mücadele etmiştir. Bugün de IŞID’i bahane edip Ortadoğu’yu yeniden şekillendirip söz sahibi olabilmek adına devletlerin çeşitli entrikalarına şahit oluyoruz. Bu entrikalar Türkiye’yi de doğrudan ve dolaylı olarak ilgilendirmektedir. Türkiye üzerinde oynanan oyunlara karşı başta devlet adamlarımız olmak üzere hepimiz çok dikkatli olmalıyız. Allah devletimize zeval vermesin.

  2. Türkler tarihte sürekli olarak vatanlarına göz dikenlere karşı mücadele etmiştir. Bugün de Anadolu üzerinde gözü olan devletler türlü entrikalara başvurmaktadır. Devlet adamlarımızın bu süreçte çok dikkatli olması gerekir. Allah devletimize zeval vermesin.

  3. Rusya ile İran her zaman birbirlerine “dostluk” mesajları vermiş iki devlettir. Soğuk savaş döneminde ABD ye karşı SSCB yi desteklemekten hiç çekince duymaması dini değil siyasidir.

    Her zaman olduğu gibi mürşit bir yazı hocam. Elinize sağlık

  4. IŞİD bahanesi ile Türkiye ve İran’ın karşı karşıya getirilmeye çalışması sinsi bir tuzaktır. Umarım İran bu tuzağa düşmeyecek, Türkiye gibi bir komşusuna karşı daha dikkatli bir tutum izleyecektir.

  5. “Tenasüh” yani “ruhların dönüşümü” inanışı Sünnî öğretide olmadığı gibi Alevî, Bektaşî ve Şii öğretide de yoktur.
    Öyle ise İran, kendi ülkesinde “tekfir” edeceği, yani kâfirlikle suçlayacağı bir kişiyi savunmak için niçin asker gönderiyor?
    Niçin Rusya’nın yanında Bayır Bucak Türkmenlerini köylerinden çıkarmak için kurşun atıyor?
    Niçin düşman olduğu IŞİD’LE değil de Türkmenlerle savaşıyor?

Comments are closed.