Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) “EMO Mühendislik İstihdamı ve Mesleki Alan” araştırması sonuçlarına göre, elektrik, elektronik, elektrik-elektronik, telekomünikasyon ve biyomedikal mühendislerinde işsizlik oranı yüzde 18.7’ye tırmandı.

EMO’dan yapılan açıklamada, “Elektrik, elektronik, elektronik haberleşme, kontrol ve otomasyon, elektrik-elektronik, biyomedikal mühendislerinden oluşan EMO üyesi mühendisler arasında işsizliğin yüzde 18.7’ye tırmandığı ortaya çıktı. İşsizlerin yüzde 63.25 ile yarıdan fazlasını 31 yaş ve altı genç mühendisler oluşturdu” denildi ve şu bilgiler verildi:

İşşiz EMO üyelerinin yaşa göre dağılımı

“Araştırmaya katılan 4 bin 178 üyeden işgücü arzına dahil olmayan 75 kişi dışarıda tutulduğunda 770 mühendisin işsiz olduğu belirlendi. İşşiz EMO üyelerinin yaşa göre dağılımı; en büyük işsiz kesiminin 1985 ve sonrası doğumlu genç mühendisler olduğunu gösterdi.

“- İşsiz 770 mühendisin

– yüzde 63.25`i gençlerden oluşurken,

– yüzde 13.51`i 52-61;

– yüzde 8.57`si 32-41;

– yüzde 7.01`i 42-51 yaş aralığında olduğu belirlendi.

“62 yaş ve üzerinde olan mühendislerin bir kısmı da işgücü arzı oluşturmaya devam etmekte olup; işsiz mühendislerin yüzde 7.66`sını oluşturuyor.

“Unvanlarına göre bakıldığında; 770 işsiz mühendisin

– yüzde 59.12`si elektrik elektronik mühendisi;

– yüzde 28.7`si elektrik mühendisi;

– yüzde 11.82`si elektronik ve elektronik haberleşme mühendisi.”

Mühendislerin unvarlarına göre işsizlikte payları

EMO açıklamasına göre, her unvan için ayrı ayrı işsizlik oranı hesaplandığında ise; elektrik elektronik mühendislerinin yüzde 19.67’sinin, elektrik ve elektronik haberleşme mühendislerinin yüzde 19.4’ünün, elektrik mühendislerinin ise yüzde 16.9`unun işsiz olduğu görüldü. Her yaş grubu için ayrı ayrı işsizlik oranlarının da 31 yaş ve altı genç mühendislerde yüzde 26.91; 32-41 yaş aralığında yüzde 6.63; 42-51 yaş aralığında yüzde 9.94; 52-61 yaş aralığında yüzde 21.53; 62 yaşın üzerinde olan mühendislerde yüzde 21.69 olduğu saptandı.

Emekli mühendisler de iş arıyor

EMO araştırmasının sonuçlarında, “Veriler işsizliğin yeni mezun ve genç mühendisler için büyük sorun olduğunu, diğer yandan emeklilik hakkını elde etmiş ya da emeklilik çağındaki mühendislerin de halen çalışma zorunluluğu içerisinde işgücü arzı oluşturmaya devam ettiklerini gösterdi. 52-61 yaş aralığındaki işsizliğin büyüklüğü ise Türkiye`de kademeli olarak yükseltilen emeklilik yaşı ile istihdam alanı gerçeğinin birbiriyle örtüşmediğine işaret ediyor. Yani yaş ilerledikçe istihdam imkanı da daralıyor.”

TÜİK: 73 bin mühendis işsiz

TÜİK’in son açıkladığı 2016 yılı işsizlik verilerinin de mühendislik alanında işsizliğin artışını ortaya koyduğu vurgulanan açıklamada, “Buna göre 2015`te yüzde 8.8 olan mühendislerdeki işsizlik oranı yüzde 9.4’e çıktı. Üstelik işgücüne katılım oranı aynı kalmasına karşın istihdam oranında gerileme yaşandığı belirlenmiştir. TÜİK`in mühendislerdeki işsizlik hesabı bile 73 bin mühendisin işsiz olduğunu gösterdi” denildi ve şu değerlendirme yapıldı:

“Gerçek işsizlik verileri daha yüksek”

“TÜİK; işsizlik hesabında son 4 hafta içerisinde iş başvurusunda bulunma koşulu aramaktadır. İşe başlayabilecek olmasına karşın son bir ayda iş başvurusu olmayan kişiler işsiz sayılmadığı için gerçek işsizlik rakamları daha yüksektir. EMO`nun araştırmasında 1-3 aydan başlayıp 2 yıldan fazlaya uzanan seçenek aralıklarında iş arama süreleri sorgulanmış; iş aramaktan vazgeçenler de ayrıca belirlenmeye çalışıldı. İş aramaktan vazgeçen ancak çalışmaya hazır olanlar dışarıda tutulduğunda EMO üyeleri arasındaki işsizlik oranı yüzde 18.7’den yüzde 16.23’e geriliyor. İş arama süresi 6 ay ile sınırlandığında yüzde 8.26, 1-3 ay ile sınırlandığında dahi yüzde 5.06 oranında işsizlik ile karşılaşılıyor.”

İş yok, iş bulma umudu da yok

“İş aramaktan vazgeçtiğini bildiren kesimin büyüklüğü de dikkat çekmektedir” denilen EMO açıklamasında, “Araştırmaya göre işsizlerin yüzde 16.1’i umudunu kaybederek iş aramaktan vazgeçmiştir. Ne yazık ki bu oran çalışmak istemeyen kesimi değil, tam tersine iş bulma umudunu yitirince başka yönelimlere başvuranları kapsıyor. Özellikle yaş ile iş arama süresi arasındaki ilişki irdelendiğinde bu durum belirgin bir şekilde ortaya çıkıyor” denildi ve eklendi:

Yüksek lisans, doktora ile iş bulma olanağı artırılıyor

“Emeklilik hakkını elde ettiği düşünülebilecek yaş grupları bir kenarda bırakıldığında iş aramaktan vazgeçenlerin yüzde 29.06 ile önemli bir bölümü 31 yaşında ve daha genç mühendislerdir. Yüksek lisans, doktora gibi akademik çalışmalar ile iş bulma olanağını artırmaya yöneldikleri ve halen aileleri tarafından desteklenebildikleri için bu kesim iş aramaktan vazgeçebiliyor. Ancak yaş itibarıyla kendi geçim sorumluluğunu üstlenmiş, aile kurmuş oldukları düşünülebilecek olan 32-41 ile 42-51 yaş aralığında ise iş aramaktan vazgeçme şansının olmadığı verilere de yansıyor. Görece daha kolay iş bulabilen bu yaş grupları, iş aramaktan vazgeçenler içinde sırasıyla yüzde 4.8 ve yüzde 8.9 paya sahiptir.”

Kadın mühendislerde işsizlik daha yüksek

EMO araştırmasının sonuçlarına göre, erkek mühendislerde yüzde 17.8 olan işsizlik oranı, kadın mühendislerde yüzde 29.97 ile daha yüksek düzeyde bulunuyor. İş arama sürelerinde de kadın ve erkekler arasında farklılık bulunduğu vurgulanan EMO açıklamasında, “Kadınlarda yüzde 56.12 olan 6 aydan daha uzun süredir iş arayanların oranı, erkeklerde yüzde 43.3’tür. Kadın mühendislerin göreceli olarak uzun süreli işsizliği daha çok kabullendikleri ya da ümitlerini kaybetmeden iş aramaya devam ettikleri anlaşılıyor. Erkek işsizlerin yüzde 16.5’i, kadın işsizlerin yüzde 13.3’ü iş aramaktan vazgeçtiğini bildirdi” denildi ve şöyle devam edildi:

“Üretici değil pazar olmak mühendislerin işsiz kalmasına neden oluyor”

“Ülkemizin teknolojik gelişimin gerisinde kalması; üretici değil pazar olması; artan genç nüfusa iş yaratamayan ekonomik gelişim modelinin tercih edilmesi; artan mühendis mezun sayısı; özelleştirme ve piyasalaştırma sürecinin elektrik ve telekomünikasyon alanında mühendis istihdamını olumsuz etkilemesi; özellikle genç mühendislerin işsiz kalmasına neden oluyor. DPT`nin kapatılmasıyla birlikte planlama çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen istihdam öngörüleri dahi artık yapılmıyor. Gençler mühendislik fakültelerine büyük umutlarla kayıt olmaya devam etmekte, mezuniyet sonrası ise işsizlik açmazına düşüyor. Ülkemizin teknolojik gelişiminin önünün açılması için bilim ve aklın öncülüğünde stratejik planlamalar yapılması ve politikalar üretilmesine ihtiyaç vardır. Elektrik, elektronik, telekomünikasyon, biyomedikal gibi mühendislik alanlarında acilen eğitim ve istihdam planlaması yapılmalıdır.”