Ana Sayfa Yazarlar İran Türkiyeleşiyor, Türkiye İranlaşıyor

İran Türkiyeleşiyor, Türkiye İranlaşıyor

212
PAYLAŞ

Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nı sevinç ve coşkuyla değil, hüzün ve kaygıyla kutluyoruz. Çünkü 19 Mayıs 1919 ’nın başlangıç tarihiydi, laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu için atılan ilk adımdı. Ne yazık ki o günkü idealden, ruhtan yoksunuz bugün.
++
Beni bu karamsarlığa Çınar Oskay’ın Hürriyet gazetesindeki İran röportajı itti.
Röportajda yer alan bilgilere göre, İran’da çarpıcı bir değişim yaşanıyormuş. Artık ABD’yi “büyük şeytan” olarak görmüyor, diyalog yollarını açıyorlarmış.
Dünyayı dehşete düşüren nükleer bomba çalışmalarına da son verecekmiş İran. Böylece belli başlı ülkelerin kendisine uyguladığı ambargonun kalkmasını da sağlayacakmış.
Bu kadar mı? Elbette değil.
Yabancı televizyonların izlenmesi yasakmış ancak bu yasağın delinmesine göz yumuluyormuş artık. Örneğin bizim TV8’deki Survivor yarışmasının tiryakisi olmuş İranlılar. Acun Ilıcalı’yı köylüler bile tanıyormuş. Fatmagül ve Kurtlar Vadisi dizileri çok popülermiş. Tarkan, Mustafa Sandal ve İbrahim Tatlıses en çok dinlenen Türk şarkıcılarmış. Kadınların sosyal hayata katılımı artıyormuş. Gençler internet üzerinden dünyayla iletişime geçiyormuş. Humeyni’nin 15 torunundan 7’si rejim karşıtı olmuş. Tahran sokaklarında senfoni orkestrasının vereceği Beethoven konserinin afişleri asılıymış.
Söz konusu değişime bakınca İran’ın Türkiyeleşmeye başladığı söylenebilir.
Sevinilmesi gereken olumlu bir gelişme bu.
Büyük bir medeniyetin mirasçısı İran halkının en kısa zamanda çağdaş bir yönetim biçimine kavuşmasını dilerim.
++
Katı bir İslam Cumhuriyeti olan İran Türkiyeleşmeye başlarken biz laik Türkiye olarak kalabiliyor muyuz, yoksa biz de giderek İranlaşıyormuyuz?
İçinden zor çıkılacak bir paradoks.
Evet, İran yalnızlığına çare ararken biz yalnız kalmak için elimizden geleni yapıyoruz. Sorun yaşamadığımız komşumuz neredeyse yok.
Bazı siyaset adamları Kuran’la çıkıyor kürsüye.
Diyanet İşleri Başkanlığının bütçesi, Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere bir çok bakanlığı geçiyor.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararına rağmen zorunlu din dersleri devam ediyor.
Bir müftü, “Noel Baba doğru dürüst bir adam olsa bacadan değil kapıdan girer” diyor.
Bir diğer din adamı, “Düğünlerde eşinin, kızının oyun oynamasına göz yuman erkek deyyustur” diye konuşuyor.
Bazı mezhepler korunurken bazılarına yan gözle bakılıyor.
İçki yasağı giderek yaygınlaşıyor.
++
İran, Türkiyeleşmeye çalışırken, Türkiye’nin İranlaşmaya çalışmasını anlamak ve kabul etmek mümkün değil.
Türkiye, 19 Mayıs 1919’daki ruhunu ve laik, Atatürkçü, demokratik Cumhuriyet kimliğini kararlılıkla korumalıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam