Ana Sayfa Yazarlar İran seçimleri ve beklentiler

İran seçimleri ve beklentiler

70
PAYLAŞ

İran’da dün gerçekleştirilmiş bulunan seçimlerin ardından oyların sayılmasına devam olunmaktadır. Bilindiği üzere bu seçimlerde Meclis’in 290 üyesi ile Danışmanlar Konseyi’nin 86 üyesi belirlenecektir.

Uluslararası medyada, bu seçimlerin, nükleer enerji konusundaki faaliyetlerinin uluslararası denetime açılmasını geçenlerde kabul etmiş bulunan İran’da, halkın beklentilerini ortaya koyacağı; yani bu seçimlerin ülkenin Batıya açılım mı, yoksa muhafazakârlığın kuvvetlenmesi mi arasında bir tercihi oluşturacağı belirtilmektedir.
Kısacası İran seçimleri, Dini Lider Hamaney’in temsil ettiği muhafazakârlık ile Cumhurbaşkanı Ruhani’nin temsil ettiği modernleşme akımı arasında bir bilek güreşini ifade etmektedir.

Ülkenin en üst yöneticisi olan Dini Lider Hamaney’in sağlık durumunun belirsizliği, Danışmanlar Konseyi seçimini daha önemli hale getirmektedir. Büyük bir kısmı hukukçulardan oluşan ve sekiz yıllığına seçilen bu Konseyin, gerektiği takdirde ülkenin yeni Dini Liderini belirleme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Seçimlerde alınacak sonuçlar ne olursa olsun, ülkede reformcuların kaydadeğer bir başarı sağlamaları pek de mümkün görülmemektedir. Zira bu görüşte olanların büyük çoğunluğunun adaylıklarının daha başvuru aşamasında seçim kurulunca engellendiği ortaya çıkmıştır.
Önümüzdeki hafta içinde duyurulması beklenen seçim sonuçları hangi yönde tecelli ederse etsin, İran’ı büyük değişikliklerin beklediğini söylemek için kâhin olmaya gerek yoktur. Ülkeye yönelik uluslararası ekonomik ambargonun kaldırılmış bulunması karşısında Batılı devletlerin İran’da giderek artan oranlarda yatırım yapacakları ve İran halkının büyük bir refah artışı yaşayacağı açıktır.
Bilinen bir diğer husus ise, seçim sonuçlarından bağımsız olarak, İran dış politikasının değişmeyeceğidir.
Eskiden beri bölgemizde önemli bir aktör olan İran’ın Hizbullah örgütü üzerinden Lübnan, Suriye ve Irak’taki gelişmeleri etkilemeye devam edeceği, bu çerçevede Irak rejimini kollayıp IŞİD ile mücadeleye bir yandan katkı verirken, diğer taraftan Esat rejimini Rusya ile birlikte destekleyeceği açıktır. Buna mukabil, bölgedeki bir başka rakibi olan Suudi Arabistan ile ilişkilerinin uzun bir süre dostane bir niteliğe dönüşmeyeceği de ortadadır.
Suriye’de Cumartesi günü başlamış olan ateşkesin bölgemizde yarattığı umutlu ortamda İran’ın, Hizbullah’ askeri malzemeyle takviye edeceğinden kuşku duyulmamalıdır.
Umarız ülkemiz ileri gelenleri, İran seçimlerini yakından izleyip gerekli açılımlar konusunda bir hareket planı oluşturmayı becerebilirler.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam