Ana Sayfa Politika İran programını aynen koruyoruz

İran programını aynen koruyoruz

49
PAYLAŞ

Cumhurbaşkanı Erdoğan Slovenya, Slovakya ve Romanya ziyaretlerinde üyelik müzakerelerinin de gündemleri olduğunu ifade ederek, “ üyesi olan ve üyeliğimize destek veren bu üç ülkede bilhassa müzakere sürecimize dair son durumu ele alacağız. 

Artık siyasi engellemelerin bir tarafa bırakılmak sureti ile tüm fasılların daha fazla zaman kaybetmeden, kaybettirilmeden müzakereye açılması beklentimizi güçlü bir şekilde dile getireceğiz” diye konuştu.
“İRAN’DAN İKİ FARKLI SES ÇIKTI”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Erdoğan, bir gazetecinin İran ziyaretinin ertelenip ertelenmeyeceği yönünde ki sorusu üzerine şunları söyledi:
Bizim Yemen konusuyla ilgili yaptığımız açıklama, Yemen’in toprak bütünlüğüne olan saygımız sebebiyle bu toprak bütünlüğünün korunması. Gerek içeride, gerekse dışarıda bu müdahalelerin doğru olmadığı hususundadır. Dolayısıyla bu müdahaleyi yapanların Yemen’den çıkmasını ısrarla ifade ettik. Bu konuyla ilgili olarak İran’dan iki farklı ses çıktı. Birincisi; parlamentoda bir komisyon, başkan yardımcısı veya herhangi birisi bilemiyorum, ki bunlar benim muhatabım değil… Kaldı ki bizim ziyaretlerimizi de o tür kişiler belirleyecek değil. Gideriz veya gitmeyiz bunun kararını verecek olanda biziz. Şu anda biz programımızı aynen koruyoruz ama Yemen’i de izliyoruz. Yemen’deki gelişmeler bizim için çok çok önemli. Her türlü kararı vermemiz gerektirecek adımlar olabilir. Ama şu anda programımızda herhangi bir değişiklik söz konusu değil.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bülent Arınç’ın başkanlık sistemi yorumu hatırlatılarak, nasıl bir başkanlık sistemi yapılacağı sorusu üzerine,
“Başkanlık sistemi ile ilgili açıklamalarımı, Başbakanlığımın ilk anlarında itibaren değil, ta Büyükşehir Belediye Başkanlığımdan itibaren bir siyasetçi olarak gündemde tutmuş bir insanım” dedi. Erdoğan, bunu açıklarken her zaman aynı örneği verdiğini dile getirerek, “Dünyanın neresinde başkanlık sistemi uygulanıyorsa, yarı başkanlık sistemi uygulanıyorsa, adeta biz arı maharetiyle, hepsinden faydalı olanları alırız, ondan sonra da kendi sistemimizi ortaya koyarız demişimdir. Bu konuyla ilgili olarak son dönemlerde de, Cumhurbaşkanlığı kampanyasında da, biz kendi sistemimizi kurma iradesine de, kabiliyetine de sahip bir ülkeyiz. Biz adeta bir devletçik veya kabile devleti değiliz. Bizim Cumhurbaşkanlığı forsunda 16 tane yıldız var. Bunların her biri bir devleti ifade eder. Biz buralardan buraya gelmişiz. Ve güçlü bir devlet geleneğine sahibiz. Hele hele Osmanlıyla bu bir zirve yapmıştır” diye konuştu.
Erdoğan, geçen hafta Başbakan Davutoğlu ile yaptığı görüşmeyi hatırlatarak, “Burada şunu çok açık net söylemek durumundayım; biz geçen hafta Sayın Başbakanla bunları konuştuk ve Sayın Başbakan’da başkanlık sistemi ile ilgili olarakta bizzat kaleme aldığı, oradaki sisteme yönelik anlayışını baya da detaylı ele almış. Bende bizzat orada kendimde okudum. Kendi kanaatlerimi de ifade ettim. Öyle zannediyorum ki bu çerçevede kendileri seçim bildirgesinin içine başkanlık sistemi ile ilgili düşüncülerini yansıtacaklar. Böylece hükümetimizin, iktidar partisinin başkanlık sistemine yönelik anlayışı, bu orada yerini alacaktır. Bu benim için, şahsen çok çok olumlu bir gelişme” şeklinde konuştu.
“Türkiye’nin artık patinaj dönemini aşabilmesi için başkanlık sistemine geçmesi gerekiyor” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Parlamenter sistem adeta bizi tıkamıştır. Bundan sonra biz bu patinaj dönemini atlatıp sıçramalarımızı yapmak suretiyle muhasır medeniyetler seviyesine çıkmamız gerekiyor. Dün de Tokatlılar buluşmasında ifade ettim. Bizim bu süreç içerisinde, bakınız 2023 yaklaşımımız var, bir 2053 hedefimiz var torunlarımız için. Dolayısıyla bu hedefleri yakalayabilmek noktasında artık biz 1 trilyon doları falan konuşamayız. Bundan sonra bizim 2 trilyon, 3 trilyon, 4 trilyon dolarları konuşmamız lazım. Bunu konuşabilmemiz için de bir sistem değişikliğine ihtiyacımız var. Bu sistem değişikliğini yapacak irade Türkiye’dir, burasıdır. tabi ki bu yerli olacaktır. Ama yerli olurken, dünyada ki sistemlerden istifade edemezsiniz diye bir şey var mı? Şu anda bu konuda pratiğini en iyi yapan ülkelerden hangileriyse, başarıyı en iyi yakalayan ülkeler hangileriyse, kişi başına milli gelirin 40-50-60 bin dolarlara çıkmış olan ülkelerin tabi ki sistemini daha farklı bir şekilde ele almamız gerekiyor. Türkiye’de oraları yakalamanın gayreti içerisinde olmalı. Biz bizden geridekilere bakamayız. Bizden ileride olanlara bakacağız.”
Erdoğan, “Şu anda uluslararası kuruluşları bir kenara koyarsak, G20 ülkelerinin içindeki uluslararası kuruluşlarla G20 oluyor, onları bir kenara koyduğumuz zaman 10 tane ülke başkanlık sistemi ile yönetiliyor. Manidardır. Bunlar en önde olan ülkeler. Herhalde bunlar bu işin faydasını gördükleri için bu sistemi uygulamada tuttular ve şu anda da bu sistemle yönetiliyorlar. Bu bakımdan biz kendimize inanalım, kendimize güvenelim ve kendi sistemimizi de rahatlıkla kurabilecek kabiliyette olduğumuzu bilelim” dedi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam