“Kozan Dağı’ndan neslimiz/Arı Türkmen’dir aslımız/Varsak’tır durak yerimiz/Gurbette yâr eğler bizi” diye seslenen ve âşık şiiri geleneğinin bayraklaşmış ismi Karac’oğlan, 4-9 Eylül 1994 tarihleri arasında Türkmenistan’da uluslararası toplantılarla anıldı ve görkemli anıtı açıldı.

Söz konusu toplantıya Ülkemizi temsilen , o tarihlerde Kültür ve Turizm Bakanlı HAGEM Genel Müdürü olarak ben ve halk müziği sanatçısı Musa Eroğlu ile birlikte katıldık.

Ulusal ve uluslararası heyetlerin,UNESCO temsilcilerinin ve kalabalık bir halk kitlesinin katılımı ile başkent Aşkabat ve Balkan Vilayetlerinde bir hafta süreyle coşkulu törenler ve sanat etkinlikleri yapıldı. Hazar kıyısında doğal ve tarihi zenginliği ile ünlü Balkan Vilayeti Nebitdağı şehrinde büyük bir park alanı ortasında Türkmenistan’ın ünlü keykeltraşı A.Nasrettin tarafından yapılan,bir elinde saz, diğer elinde elinde nâğme ve ayakta yürüyüş halinde KARAC’OĞLAN ANITI açıldı. Karac’oğlan’ın gençlik çağında Türkmenistan Balkan Vilayeti bölgesinden elinde sazla ve sırtında heybesi ile ayrılarak İpek Yolu üzerinden Anadolu’ya ulaştığı ifade edildi. Karac’oğlan sevgisi ve coşkusu ,sazlar ve sözler eşliğinde, şair ve ozanların dilinde adeta bayraklaştı ve tüm Orta Asya’ya,dünyaya yayıldı ve Türkiye’ye ulaştı. Karac’oğlan’ın evrensel insan ve doğa sevgisinde gönüller birleşti kaynaştı.1995 yılında Kültür Bakanlığı’nca düzenlenen “ULUSLARARASI FEKE KARACAOĞLAN GÜNLERi” de anlamlı etkinliklerle tamamlandı. Proğrama davet edilen Türkmen Karacaoğlan uzmanları yazar Oraz Yağmur ve Prof.Kakacan Atayeva, verdikleri konnferanslarda, Çukurova Üniversitesi adının Karacaoğlan Üniversitesi adıyla anılmasının daha anlamlı olacağını ifade ettiler.
Karac’oğlan soyundan gelen , Torosların ve Anadolu’nun özgün , özel sesi ve türkülerimizin yorumcusu sanatçı Musa Eroğlu, etkinlik proğramlarında ve Türmen Televizyonu’nda , Karac’oğlan’dan okuduğu türkülerle bir hafta süreyle bütün Türkmenistan’ı ayağa kaldırdı. Salonlarda ve tören alanlarında saatlerce ayakta alkışlanarak heyecan ve sevgi ile dinlendi.

Yunus Emre, Karac’oğlan gibi halk şairleri ve ozanları ile Nasrettin Hoca giibi halk bilgeleri ülkemizde ve ülkemiz dışında pek çok yörede benimsenmekte ve adlarına makam ve mekanlar yaratılmaktadır. İnsanlığın yaşam felsefesine ışık tutan bu şair ve bilgeler evrensel boyıutta bilinmekte ve anılmaktalar. Gönüllerde,dillerde ve kitaplarda hep yaşayagelmektedirler.
Türkmenistan halk şairleri Başkanı Oraz Yağmur,”SAÇLARIN GARA DEĞİL Mİ” ve “TÜRKMEN YUNUS EMRE ” adlı etkili ve kalıcı eserleri ile etkinlİklere damgasını vurmuştu.
Dünyaca ünlü Halkbilimci Prof.Dr. İlhan Başgöz, 1979 yılında gittiği Türkmenistan’da, Bilimler Akademisi El Yazmaları Arşivi’nde, 1911-12 yılında Hoca Molla Niyaz tarafından yazıya alınmış , (793 “b” ve ” v” numarayla ) kayıtlı iki nüsha ” Karac’oğlan Destanı”nı inceleyerek ilk kez “Karac’oğlan Türkmenistan’da” makalesini yazmıştır.

Yazmanın sonunda kitabı “Çeharkesli Örüz Can Halfe’nin yazdığı” ifade edilmiş.
Ulu İpek Yolu’nun ünlü duraklarından birisi olan Harezm toprakları, Türkmen destanlarının yatağı olmuş ve şimdiki Dış Oğuz-Daş Oğuz ilinde,kısaca Türkmen şivesiyle örneklerini sunduğumuz ” KARAC’OĞLAN DESTANI ” derlenmiş:

“Her güzelni gözel diymen /Gözel seni diymeyinçe/ Yalbarma könlüm yalbarmma/Te özi yalbarmağınça/Yalbarsın yanıma gelsin/Dolanıp goynuma girsin/İmdi yarin boldum diysin/Sen diyme ol diymeyinçe/Nezli yâri görmey olmas/Siyah zülpün örmeey olmas/Ona dodak bermey olmas/Öz tilinden bermeğince/Karac’oğlan sözi hakdır/Alla’hın dermanı köptür/Aşığa aryalık yoktur/Ya sen ya men ölmeğince…”
Dünya ve insanlık tarihinde derin izler bırakan bir çok bilgin,filozof,komutan, devlet adamı, diplomat , tüccar, sanatkâr,şair,yazar ve ozan’ın geçtiği tarihi İpek Yolu’ndan Anadolu Toraslar bölgesinde Kozan ,Mut,Feke,Adana yöresine gelen sevgi şairi KARAC’OĞLAN, gönüllerde,edebiyatımız ve tarihimizde hep yaşayacaktır.