IŞİD’in iki askerimizi şehit ettiğine dair video montaj olduğu açıkça belli olan videolar var. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da “görüntüler var” açıklaması bu konuyu alevlendirdi.

Eminim ki binlerce insan bu görüntüleri aradı. Diyelim buldunuz, seyrediniz. Sonuçta doğru yanlış DEAŞ’ın propagandasını izlemediniz mi? Dünyanın en çok internet ve sosyal medya kullanan bir ülkesi olarak daha ne kadar bu katiller ordusunun videolarını seyredeceğiz? Sadece Google’da aradığınızda 320 bine yakın DEAŞ, 400 bine yakın IŞİD’den video bulunuyor.

Buradan bir çağrı yapmak istiyorum:
Ey haber siteleri yöneticileri, editörleri, çalışanları, fazla tıklama almak için önüne gelen her görüntüyü yayınlayanlar: Büyük yanlış yapıyorsunuz.
Bu IŞİD veya DEAŞ, senin masum insanlarına saldırıyor, şehit düşürüyor, bombaları patlatıyor; siz halen bunların görüntülerini sitelerinizde erişilebilir şekilde tutuyorsunuz. Ve dahası sitenize tıklama fazla olsun diye yeni görüntülere de yer veriyorsunuz.
Kahraman evlatlarımız, ağabeylerimiz, kardeşlerimiz, babalarımız vahşet topraklarında bunları yok etmek için canlarını veriyorlar. Bu tarafta bu insanlık düşmanlarının kendilerini öven, yaptıkları vahşeti haklı göstermeye çalışan görüntülerini izlenmesine olanak sağlıyorsunuz. Gençler, çoluk çocuk bunları merakla izliyor, akılarına vahşeti, şiddeti sokuyorsunuz Bir de en küçük müdahalede hemen tepki gösteriyorsunuz.
Çıkarın bu DEAŞ’ın bugüne kadar servis ettiği tüm vahşet görüntülerini sitelerinizden.

Nasıl ki kahraman ordumuz Suriye topraklarında, bunların inlerinde temizlik yapıyorsa, bizde her türlü sosyal medyada, web sitelerinde bu pisliklerin her türlü görüntüsünü temizleyelim.
Temizleyelim. Görmeyelim artık bu sakallı vampirlerin görüntülerini, izlemeyelim.
İnternet Erişim Sağlayıcıları Birliği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığı ve ilgili kamu ve özel kuruluşlar, sivil toplum örgütleri:
İster mahkeme kararı ister kendi inisiyatifinizle web sitelerine erişimi yasaklayabiliyorsunuz. Biz sitelere yasak gelsin çağrısı yapmıyoruz.
Bizim çağrımız; web sitelerinden, sosyal medya araçlarından “gönüllü” olarak tüm DEAŞ vahşet görüntülerinin kaldırılmasını ve erişime yasaklanmasını isteyin. Sanmıyorum ki birileri çıkıp “bunların haber değeri var, kaldırmam” desin. Yurtdışı bağlantılar içinde gereğini yapın!
Siteleri takip edenler de bunlara mail atarak, yorum yaparak aynı talep de bulunabilirler.
Kusura bakmayın bunun için “basın özgürlüğü”, “ifade serbestliği” gibi kavramların arkasına sığınmayın. Bu vahşet görüntülerini yayınlamanın, sitelerde tutmanın neresi basın özgürlüğü, neresi ifade serbestliği?

Kendi siyasi eleştirilerini yazmayınca ”basın özgürlüğü yok” de, fakat “bu sakallı vampirlerin görüntülerini yayınlama” deyice “basın, haber alma, haber verme özgürlüğü yok edilemez” diye feryat et, “sosyal medyaya sansür, kısıtlama var” de. Bu nasıl yaman çelişki.
Avrupa’ya, ABD’ye bakın. ”Demokrasi, basın, ifade özgürlüğü var diyoruz” değil mi? Bir de haber sitelerine bakın. Yaşadıkları terör saldırıları ile ilgili saldırı anı, sonrası vs. görüntüler var mı? Varsa da kamuoyunda infial yaratmadan veriyorlar.
Bizde ise DAEŞ ile ilgili her türlü kan, vahşet görüntüsü tekmili birden var.
Hatırlatalım; Google, Youtube, Facebook ve diğerleri bu tür görüntülerin yayınlanmasına karışmıyor. Onlar alacakları reklamlara bakıyorlar. Daha yeni yeni bazı görüntülerin yayınlanmasına izin vermeyeceklerini söylemeye başladılar. Youtube, bazı şerefsizlerin, Ulu Önder ile ilgili sanal medyaya attıkları görüntüleri kaldırmayı zar zor kabul etti ve sildi.

Özetle, temizle siteni DAEŞ’tan, PKK’dan, FETÖ’den.
Yazıyı 25 Aralık 1973 yılında vefat eden “2. Adam”, “Milli Şef” İsmet İnönü’yü rahmetle anarak her zaman geçerli bu sözü ile bitirelim: “Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette Kurtuluş yoktur.”