İnsanoğlu kaşınıyor!

0
34

Bilim insanlarından kötü haber var… İnsanoğlu dünyanın sonunu getirmeyi nihayet başaracak galiba…

Bir araştırmaya göre sıcaklıklar 2100 yılında toplam 3 derece yükselecek ve Şangay, İskenderiye, Rio, Osaka ve Miami küresel ısınma sebebiyle 2 metre yükselen deniz sularının altında kalacak…

Yarım milyardan fazla insanın bundan etkileneceği öngörülüyor…

Paris İklim Anlaşması uyarınca dünya çapında neredeyse tüm hükümetler sıcaklık artışını 2 derece ile sınırlandırmayı hatta bu hedefi 1,5 dereceye kadar çekmeyi hedefliyor… Bilim insanlarının son tahminleri ise karanlık bir geleceğe işaret ediyor…

…Ve karbon sakınımları nedeniyle 2100 yılı itibariyle yerkürede sıcaklıklarım 3 derece artacağı öngörülüyor…

Suların yükselerek formunu değiştirdiği şehirlerde milyonlarca insanın hayatı ciddi biçimde etkilenecek… Örneğin Şangay’da 17,5 milyon, Hong Kong’da 7 milyon, Osaka’da 5,2 milyon, İskenderiye’de 3 milyon Hague’da 2,5 milyon, Miami’de 2,7 milyon ve Rio de Janerio’da 1,8 milyon insanın hayatları değişecek…

İskenderiye etkilenince Türkiye’nin Akdeniz ve Ege kıyıları etkilenmeyecek mi peki..?
Bu koruda hazırlanan rapor, bu soruya cevap vermiyor…

Birleşmiş Milletler tüm hükümetleri Paris Anlaşması’na uymaya çağırmış, anlaşmaya uygun davranılsa dahi hedefleri tutturmanın imkansız olduğunu duyurmuştu…

Bilindiği gibi Amerikan Başkanı Trump, Paris İklim Anlaşması’ndan çekilmeye karar vermişti. Çok tepki gelince de, suskunluğa bürünmüştü…

Çünkü Trump gibiler “dünyanın nüfusunun hızla çoğalmasından şikayetçi… Çarenin “nükleer bir savaşa başvurmadan” insan sayısını azaltmakta olduğunu düşünüyorlar… Böylece de, geri kalanlara yetecek kadar yiyecek ve doğal kaynak temini mümkün onlar için…

Ne var ki, iklim değişikliklerinin onların istediği gibi sonuç vermesi, aptalca bir hayal… Çünkü değişiklikler yalnızca insanların ölmesine değil, doğal kaynaklarında yol olmasına neden olacak…

ABD’nin Miami kenti suların altında kaldığında, çevresindeki tarım alanları da yol olacak…
Keşke küresel ısınma yerine “dünyayı salakların yönetiminden kurtarabilecek” bir şey olsaydı… Ama o zaman “felaket” değil, “mucize” olurdu adı zaten…

Durumun vahametini fark edenler, çok geç olmadan seslerini çıkaramaya başlamazlarsa, gücünü önemsemiyormuş gibi davrandığımız doğanın tokadını yemekten kurtulamayız…
Üstelik bu tokat, o çok korkulan nükleer savaştan çok daha beter olacak..!

Paylaş
Önceki İçerikTeşekkürler TİDER…
Sonraki İçerikABD Başkonsolosluğu’nda sakinlik hakim
Mehmet Ali Yula

Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.