Ana Sayfa Güncel İnşallah “eyyy AYM” demez!

İnşallah “eyyy AYM” demez!

79
PAYLAŞ
SILIVRI CEZAEVI NDEN TAHLIYE OLAN GAZETECI CAN DUNDAR VE ERDEM GUL AILELERIYLE BIRLIKTE HASRET GIDERDI (FOTO SULEYMAN KAYA ISTANBUL DHA)

Anayasa Mahkemesi (AYM), Can Dündar ve Erdem Gül’ün MİT tırları haberleri nedeniyle tutuklanmasının “kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı” ile “ifade ve basın hürriyetlerinin” ihlali olduğuna karar verdi.

Bu karar gereğince Dündar ve Erdem tahliye edildi. İki meslektaşımızın davası tutuksuz olarak devam edecek.
AYM’nin ve ona dayanarak yerel mahkemenin verdiği kararı sevinçle karşılamak gerekir.
++
Gazetecilerin yaptıkları haber nedeniyle tutuklanmaları demokrasinin olduğu ülkelerin, düşünce ve ifade özgürlüğüne inanan insanların anlayabilecekleri ve kabul edebilecekleri bir şey değildi, Türkiye için dünyada “diktatörlükle yönetilen bir Afrika ülkesi” algısı yaratıyordu.
Kaldı ki, böyle bir algı yaratmasa bile, bizim kendi demokrasimize ve hukukumuza saygı gereği gazetecileri haberleri nedeniyle tutuklamamız yanlıştı.
++
Karar karşısında Ak Parti sözcülerinin ilk tepkileri memnuniyet vericidir, hukuk devleti olmanın icabıdır.
İnşallah bu tavır devam eder, yüksek mahkemeye yönelik “Eyy AVM” diye başlayan suçlamalar olmaz, karar lehinde oy veren AYM üyelerinin Ahmet Necdet Sezer ve Abdullah Gül tarafından seçildikleri, bu nedenle siyasi karar verdikleri gibi bir tartışma başlatılmaz.
++
Bu arada, AYM’nin de Dündar ve Gül davasında gösterdikleri duyarlılığı ve hızlı karar alma becerisini mahkeme raflarında bekleyen binlerce diğer dava dosyaları için de göstermesi yerinde olur. Hak ihlalinin küçüğü büyüğü yoktur. Özellikle tutuklusu olan davaların dosyaları bir an önce karara bağlanmalıdır.
++
AYM’nin kararı, “kuvvetler ayrılığı” ilkesinin önemini ve vazgeçilmezliğini de bir kez daha açıkça gösterdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MİT tırları haberleri nedeniyle yaptığı konuşmada Dündar ve Gül’ü kastederek “Bedelini ağır ödeyecekler” demiş, bir süre sonra iki gazeteci yerel mahkeme tarafından casusluk iddiasıyla tutuklanmıştı.
Eğer “kuvvetler ayrılığı” ilkesi olmasa, gazeteci meslektaşlarımız yüksek mahkemeye başvuramayacak, cezaevinden dışarı çıkamayacaklardı.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam