Siyasetin vazgeçilmez unsurları olan siyasi partilerin kuruluşu ve yaşamı bir inşaatın malzemelerine çok benzer.

Sağlam temel olmazsa olmaz ön koşuludur siyasetin de inşaatında.
İnşaatta kullanılan malzemeler ile siyasetin insan malzemesi de birbirlerine çok benzer.
Her kişinde de kalite ön planda olmalıdır.
Bir inşaatta kullanılan demirler kirli ve paslı ise betonun içinde de o pas işler durur ta ki demir tamamen çürüyüp yok oluncaya kadar.
Eğer vaktinde paslanma ve çürümeye karşı tedbir almazsanız demir de olsa doğal olarak çürür yok olur.
Yapılan bina da çöker.
Siyasetin malzemesi insan olduğuna göre partiyi oluşturan bu siyasilerin de kirsiz ve passız olması gerekir.
Siyasi paslanma nedir bilir misiniz?
Siyasi çürümüşlüktür.
Kimi siyasiler vardır ki partilerin paslı, kirli unsurlarıdır.
Partilerin yöneticileri siyasi menfaattarı uğruna bu siyasileri temizlemezlerse ayni sorunlar onlara da bulaşır.
Ve sonunda kendileri de partileri de yok olur gider.
Kirli ve paslı hiçbir siyasetçi kendiliğinden üyesi ve parçası olduğu siyasi partiden ayrılmaz ayrılamaz.
Kendi kendini de etrafını da temiz olduğuna inandırma gayretine girer.
Her ne kadar medya bu insanların bazılarını bulup teşhis etse de partisel baskılar yüzünden kirli, paslı ve çürümüş bu siyasiler partilerinden de ihraç edilmez hatta koruma kalkanına alınır.
Çünkü üzerlerinde bulunan bu pisliklere siyasi yandaşlarını da bulaştırmışlardır.
İktidar olmak ise bir siyasi parti için en önemli hedeftir. İktidar olan muktedir olur ve yıllar içinde yaptıkları hataları da kapatmak için yeni hatalar yaparlar.
Sadece bir örnek vereceğim ki yıllarca bakanlık, başbakan yardımcılığı hatta meclis başkanlığı yapmış bir siyasidir.
Bülent Arınç.
Damadının FETÖ imamı olduğu mahkeme kayıtlarına da geçen Arınç ne partisinden istifa ediyor ne de AKP onu ihraç ediyor.
Elbette hukuken suç kişiseldir.
Ancak Arınç’ın yıllarca TV ekranlarında ve medyada “temiz siyasetçi” görüntüsü içinde afra-tafra içinde olmasını da unutmadık.
Yavuz hırsız ev sahibini bastırır sözü doğrultusunda Melih Gökçek için, “cemaate parsel parsel sattı Ankara’yı” diye suçlayan Arınç her Türkçe olimpiyatlarına Fethullah Gülen için övgüler düzen değil miydi?
Yine mahkeme kayıtlarından öğrendiğimize göre FETÖ’cülerin kızları ve oğlanlarına eş bulma görevi de Gülen cemaatinin en önemli yaygınlaşma faaliyeti değil mi?
Acaba Arınç’ın kızına damadı hangi cemaat imamı seçti ve görevlendirdi.
Koskoca devletin tüm istihbarat bilgilerine ulaşma imkanı olan Arınç kızına talip olan bu atanmış damadı nasıl olur da safiyane duygularla verebilir?
MHP de CHP’de tutturmuş FETÖ’nün siyasi ayağı açıklansın diye.
Ancak bunu asıl istemesi gereken AKP yönetimi olması gerekmez mi?