Hedefe ulaşabilmek için hamle yapmak gereklidir… Bu bilinen ve tarih boyu uygulanan bir şey…Tabii yapılan hamlenin etkili olması şart… …Ve en önemli şey, yerine getirilmesi mümkün olacak…

Eğer söz konusu hamlenin gerçek hedefi görünen değil, bambaşka bir şeyse; sonuçları her açıdan çok iyi hesaplanmalıdır…

Bunları, Perşembe günü Türkiye’nin yaptığı uluslararası bir hamle nedeniyle yazıyorum, çünkü endişelerim var…
Darbe girişiminin ardından Yunanistan’a kaçan 8 askerin Türkiye’nin talebine rağmen iade edilmeyip, tümünün serbest bırakılması üzerine Ankara’nın sert tepki göstermesi haklı bir davranış olurdu… 15 Temmuz’un hemen peşinden gelen sorunlarımız oldu Yunanistan’la…
Bunların bazılarında sesimizi yükselttik, bazılarını ise görmezden geldik… Örneğin ada işgalleri konusunda uzun süre tepkisiz kaldık…
Hâlbuki Lozan Sözleşmesi’ne dayanarak, kıyameti koparabilirdik…

Seçimlerin gündeme gelmesiyle birlikte; adalar konusu biraz gündeme geldi ve seçmene gaz verildi ama yine unutuldu…
B:u seferki hamle de asılında içe dönük ve seçmeni etkilemeyi amaçlıyor…
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan’la yapılan ikili “geri kabul anlaşmasının” durdurulduğunu açıkladı…
Diplomatik çevrelerden gelen ilk tepki, bu durumun “AB ile yapılan mülteci anlaşmasının bu karardan etkilenebileceği^” yorumları oldu… .
Ankara ile Brüksel arasındaki mülteci mutabakatı çerçevesinde, 18 Mart anlaşmasından bu yana Türkiye’den Yunan adalarına kaçak yollardan geçtiği tespit edilen ve Yunanistan’da iltica başvurusunda bulunmayan sığınmacılar Türkiye’ye geri gönderiliyor… Türkiye ile AB arasında iki yıl önce imzalanan geri kabul anlaşması Avrupa’ya gelen mülteci sayısının düşmesini sağlamıştı… Türkiye ile Yunanistan arasındaki Geri Kabul Anlaşması, 2016 yılında revize edilmiş, AB ile mutabakata uygun hale getirilmişti.
…Ve Türkiye’nin “Vizesiz Avrupa” hayalinin böyle gerçekleşeceği söyleniyordu…
Sağa sola posta koyup seçmenleri, hem de tam seçim öncesinde etkilemeye çalışmak güzel gelebilir bazılarına… Sık sık tanık oluyoruz zaten böyle şeylere… Ama ters sonuçların hepsinden de “kandırıldım” diyerek kurtulmanın da mümkün olmadığı da bir gerçek…

Konuyla doğrudan ilgisi yok ama “eski Başbakanı paralarla kaçarken yakalanan” Malezya’dan bir haber takıldı gözüme…
Malezya’nın, toplam 252 milyar borcu var ve 9 Mayıs’ta genel seçimleri kazanarak göreve gelen yeni Başbakan Mahathir Muhammed, ülkeyi yeniden inşa etme çağrısında bulunup, bir fon kurmuş ve adını da “Ümit Fonu” olarak belirlemişti…
Sözünü ettiğim haber, şimdiye kadar halkın bu fona yatırdığı paranın 9 milyon Dolar’a ulaştığı ile ilgiliydi…
Okuyunca aklıma “Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz” diyen atasözsü takılıverdi..!