iktidarı öncesinde okulu mezunlarına haksızlık yapıldığı doğrudur. Üniversiteye girişte düz lise mezunlarına öncelik tanınırdı. Devlet kurumlarına eleman alınırken de mezunlarının fazla şansı olmazdı.

2002’den, yani Ak Parti’nin iktidara gelmesinin ardından bu tablo kökten değişti.
İmam hatiplilere artık ABD’nin devlet başkanları yetiştiren dünyaca ünlü Harvard Üniversitesi mezunuymuş gibi davranılmaya başlandı.
Adeta bir “imam Harvardlı” rüzgarı esiyor memlekette.
Bugün bir çok memurun, polisin, askerin yükselmesinde belki bilgi ve deneyim kadar imam hatip okulunu bitirmek de etkin biçimde rol oynuyor.
++
Bunları hatırlatmamızın nedeni, gazeteci arkadaşımız Saygı Öztürk’ün yazdığı bir haber.
O habere göre, Hoca Ahmet Yesevi Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin hazırladığı broşürde, mezunlarının askeri yüksek okullar ile polis okullarına ayrıcalıklı olarak alınacağı duyurulmuş…
Çoğu konuda olduğu gibi ifratla tefrit arasında gidip geliyor, dengeyi bir türlü tutturamıyoruz yine.
İmam hatiplilerin 2002 öncesinde dışlanması da yanlıştı, bugün Harvardlı muamelesi görmesi de yanlış…
++
Eğitime, yani insan yetiştirme düzenimize bir bütün olarak bakmak, bir okulu diğerlerinden üstün tutmamak, adil olmak gerekiyor.
Evet, imam hatip liselerine giden gençlerimiz değerlidir. Ama düz liselere giden gençlerimiz de değersiz değildir kesinlikle.
İmam hatip kökenli gençler bilgi ve deneyimleri yetiyorsa devlette her göreve gelebilmelidir. Ama düz lise kökenli gençlere de şayet bilgi ve deneyimleri yetiyorsa devletteki tüm kapılar sonuna kadar açık olmalıdır.
++
İmam hatip okulları, imam hatip okulları olarak kalmalı, İmam Harvard olmaya zorlanmamalı.