Ana Sayfa Yazarlar İlimi ABD’nde Bulmak!

İlimi ABD’nde Bulmak!

69
PAYLAŞ

Halen Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) tutuklu bulunan Rıza Bey’in (Reza Zarrab) şu aralar Güneydeki Miami şehrinden Kuzeydeki New York şehrine ulaştırılması sürecindeyiz… Yandaş basının da çok yakından izlediği bu sürecin sonunda sanırım hafta başında New York’ta olacak.
Bildiğiniz gibi, Rıza Bey, geçen hafta Miami şehrindeki ilk duruşmada kefaletle serbest bırakılmayı istemediğini mahkemeye bildirdi. Bu ifade, kendisine önerilecek bir ceza indirimine yeşil ışık yaktığı anlamına gelmektedir. Aksi takdirde, büyük ihtimalle kefaletini öder, New York’ta oturacağı daireden davaya gidip-gelir, savunmasını öyle yapardı. Ancak bu durumda, suçlu bulunduğu takdirde cezasını tam olarak çekmeye razı olduğu ortaya çıkardı. Bir sıkıntısı olsa gerek bu yola başvurmayışı, kendisinin, daha az bir ceza karşılığında bildiği her şeyi anlatacağını, sistemi bilen uzmanlar ifade etmektedir.
ABD’nde mahkemeler, özellikle reşit olmayan çocuklar ve ulusal güvenliği ilgilendiren konular haricinde görülen davaları kapalı olarak yürütmeyi benimsememiştir. Kısaca yukarıdaki istisnalar ve ulusal güvenlik konuları haricindeki tüm davalara herkes katılabilir; fakat fotoğraf veya film çekimi yapamazlar! Bununla birlikte, mahkemede savcının ve müdafaa makamının tüm sözlerini aktarmak serbesttir.
Bu köşeyi okuyanlar bilir, Zarrab’ın İran’daki ortağı Babek Zencani’nin Tahran mahkemesinde yargılanışı sırasında 8,5 milyar ABD dolarının komisyonlar olarak dağıtıldığını ifade etmiştik. Bu paranın, arada ülkemizdeki bazı siyasetçilere de komisyon olarak aktarılmış bulunduğunu da Zencani ifade etmişti.
Kim ne derse desin; bu komisyonların hesabını veremeyecek Rıza Bey’in İran kaynaklı bir tehditten kaçarak bir bakıma ABD’ne sığındığı gerçeği değişmeyecek. Aynı şekilde halka açık bir şekilde yürütülecek bu davanın sonuçta ülkemizdeki bazı üst düzey yöneticilerine erişmesi de engellenemeyecektir.
Bu davanın görülmesi sürecinde de iktidarın, iki ülke arasında suçluların iadesi anlaşması bulunmasına rağmen ABD makamlarına yardımcı olmalarını beklemek de pek olası görülmemektedir. Zaten yandaş medyanın, davanın savcısı için ‘paralelci’ suçlamasında bulunduğu gerçeği ortadayken!
İran asıllı Rıza Bey’i New York’ta savunacak avukatın, mafya babaları dahil olmak üzere meşhur insanları savunan Yahudi asıllı Benjamin Brafman’ın oluşu da kaderin bir başka cilvesidir vesselam. Eh ‘ilim neredeyse oraya gidiniz’ atasözümüz değil miydi?

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam