Ana Sayfa Yazarlar İktidar ‘ın hukuk anlayışı

İktidar ‘ın hukuk anlayışı

82
PAYLAŞ

Evrensel bir kuraldır; yasalar geriye yürümez. Kısacası, yürürlükten kalkmış bir yasa uyarınca yargılanmanız bir şey ifade etmez; zira yeni yasa yürürlüktedir.

Aynı şekilde, mevcut yasalar da ileride oluşması muhtemel suçlara karşı da uygulanamaz. Bir hareket veya vaziyetin ileri bir zamanda suç teşkil edip etmediğine hiçbir hukuki anlayış izin vermez. Dolayısıyla ancak günün geçerli yasalarına bakarak karar verebilirsiniz.
Hükümetle yıllardır ortak davranan bir cemaatin, devletin başındaki egemen güçlerce parçalanmaya çalışıldığını izliyoruz. İşin vahim tarafı, bu ortaklığın emir verdiği devlet memurlarının da gerçekten görevlerini yapmaya çalıştıkları için hapishanelere tıkıldığı bir ortamdayız. Nereden bilsinler bu insanların bir kısmı hangi anlayışın kendilerine emir verdiğini? Emir iktidardan geldiği sürece…
Ha bu arada 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nu da hatırlatmakta yarar da var. Bu kanuna göre, bir amir, memurundan bir talepte bulunursa ve memur bunun görevi içinde olmadığını düşünürse amirine bunu emri yazılı olarak isteme hakkı bulunmaktadır. Bununla beraber, amirin verdiği talimat kanunlara aykırı ise, memurun bunu kabul etmemesi yerinde olacaktır; tüm kanuni sonuçlarıyla.
Bir de Cemaatin kadrolara yerleştirdiği ve bugün uykuda ya da deşifre olmadan sessiz ve derinden çalışan kişi ya da gruplar devlet içinde yok mudur?
Artık adını koyalım; iktidar tarafından ‘paralel yapı’ olarak adlandırılan ve bu iktidarla birlikte uzun süre hareket etmiş bulunan bir siyasi varlığın hepimiz farkındayız. Sebepleri ne olursa olsun, yolları birbirinden ayrılmış olan bu iki iktidar ortağından birinin, diğeri aleyhine izlediği bir cadı avına da şahit olmaktayız.
Ergenekon, Poyrazköy, ODA TV, Selam Tevhid, Askeri Casusluk, Uzan ve hatta Fenerbahçe davalarının, iktidarın her iki tarafınca ortaklaşa benimsenmesine rağmen, meydana gelen görüş ayrılığı sebebiyle bu davaların artık ‘paralel yapının eseri olarak edilmekte olduğunu hepimiz biliyoruz. Aynı sebeple, iktidarca desteklendiği belli olan söz konusu davaların artistik savcılarının ve hakimlerinin de yurt dışına kaçtıkları yine hepimizin bilgisi dâhilindedir.
Öyle bir ülkede yaşıyoruz ki, hem iktidarı öven, hem de iktidarın yanlışlıklarını yeren bir günümüz dahi geçmiyor. Ancak en kötü vaziyet; hukukun tamamen iktidarın emrinde olduğu algısının tüm toplumumuza yansımış olmasıdır.
Anayasa’mızın “güçler ayrılığı” temel prensibi ve 2. Maddesi bir hukuk devleti olduğumuzu yazmaktadır. Eğer öyleyse bugün ülkemizde estirilen tüm hukuki olaylardan devletin sorumlu kalacağını bilmemek için saf olmak gereklidir.
Her ne kadar hukukun düzenli işlemesi adına bazı sıkıntılar çekilecek ise de, yarınlarda bu sıkıntıların muhatabının iktidar olacağı ve bu nedenle hesap vereceği de unutulmamalıdır.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam