İklimbilmez ülkeler

0
21

Geçtiğimiz gün iklim değişikliği ile ilgili önemli bir konferans vardı. Dünyaca ünlü iklim bilimci Profesör Hansen bu konuda en duyarlı insanlardan biri. Yaptığı açıklamalarla dünyayı bilgilendiriyor ve özellikle “sera gazı salınımına”dikkat çekmeye çalışıyor.

Özellikle Trump’ın Paris iklim anlaşmasından çıkmak istemesi tepki çekerken profesör Hansen bu konuda ilginç bir yorumda bulunuyor. Aslında bu konuya duyarlı gibi gözüküp de hiçbir şey yapmayan ilkelerden korkmak gerekir diyor. Akla gelen ilk ülkelerden biri de bildiğiniz gibi Almanya. Halen kömür madenleri harıl harıl çalışıyor. Linyit kömürünün sera gazı salınımında başı çektiğini biliyoruz. Almanya’nın bunu bilmemesi mümkün mü?
Peki neden bu madenleri kapatmıyor?

Paris iklim anlaşmasından bir imzası var yani Amerikan hükümeti gibi “yok biz bu anlaşmaya imza atmayız gerekirse buradan çıkarız” da demiyor. O halde neden hala kömür madenleri kapatılmıyor? Çevre kuruluşları, gençler, sivil toplum örgütleri geçtiğimiz günlerde bu madenleri protesto ettiler. Yani “Almanya’da bu durumdan şikayetçi olan yok” diyemeyiz.

Keza bunun vergilendirilmesi, cezası, hükümet tarafından yapılıyor gibi gösterilip de yapılmadığının altını çizmek bana da mantıklı geliyor. Öyle olmasaydı wolkswagen firmasının kamuyu açıkladığı değerler doğru olurdu. Yani aslında çevreyi kirletmiyormuş gibi gözüküp de çevreyi kirletmeye devam etmesi, bir anlamda yasaları ve dünyayı ciddiye almamak olmuyor mu? Hep diyoruz ya savaşa karşı olan ülkeler, aslında dünyanın her yerine silah satan, bir anlamda savaşı körükleyen ülkelerdir diye. İşte bu da onun gibi bir şey. Her türlü fikir özgürlüğüne evet diyen, eleştiriye açık, insan hayatına önem veren (!) bir Almanya’ya yakışmıyor bu durum. Üstelik ekonomisi bu kadar iyiyken, daha farklı enerjiler araştırma yoluna gitmesi hiç te zor değil. Fakir bir ülkenin pahalı enerji elde etme şansı, Almanya’dan çok çok daha azdır. Ama para hırsı fena bir şey.

Ekonomisi yüksek ülkeler bir şekilde fedakarlıklar yaparak ortak çalışmalarla, çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerjiler arama geliştirme yoluna gitmelidirler. Yoksa bu iş bir avuç sivil toplum kuruluşlarıyla, insanların sokak tepkileri ile çözülecek gibi değil. Tıpkı silah satıcılarının daha fazla para için dünyayı kan gölüne çevirmesine engel olunamadığı gibi. Ama profesör Hansen’e ve insanlığa kulak vermek gerekirken yoksa yaşadığımız dünya yaşanılanmaz hale gelinceye kadar beklemek mi gerekir?

Paylaş
Önceki İçerikSen hala Türkiye’yi yönetiyorsun!
Sonraki İçerikGazi Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet çınarı
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.