İkinci el pazarında her şey değerlendiriliyor

0
33

Ankara’nın göbeğinde Sıhhiye’de Abdi İpekçi Parkı’nda yurttaşlar kullanmadıkları, ellerinden çıkarmak istedikleri ve etraflarından topladıkları eşyaları satıyorlar.

İkinci el pazarı olarak bilinen bu pazar sadece perşembe günleri kuruluyor. Pazarcılar zabıtaların zorluk çıkarmasından şikayetçi. Genç-yaşlı, emekli-işsiz, hasta-sağlıklı, öğrenci-çalışan birçok farklı kesimden insan bu pazarda pazarcılık yapıyor. Pazarda kıyafetten mutfak eşyasına, kitaptan çantaya, aksesuardan ayakkabıya kadar pek çok eşya satılıyor. Kimi sabah saat beşte geliyor, kimi öğleye doğru geliyor.Zabıtalar ise öğleden sonra saat birden ya da ikiden sonra pazarcıların satış yapmasına ve stant açmasına izin veriyorlar.Alıcılar ise ikinci el eşyaların değerlendirilmesinden memnun.

BİR GÜN KAZANIYOR, BİR HAFTA İDARE EDİYOR

Yedi yıldır bu pazarda ikinci el kıyafet satarak geçimini sağlayan Emine Seyhan, devletin pazarcılara yer vermesini ve her gün pazarcılık yapmayı istediğini söyledi. “Haftada bir gün kazandığım parayla bir hafta idare ediyorum.“ diyen Seyhan, hükümetin Suriyelilere yaptığı yardımların kendisine de yapılmasını istiyor.

Yenimahalle Belediyesi’nde şoförken bir ay önce işten çıkarılan, ayakkabı ve lif satmak için pazara ilk defa gelen Mustafa Küçük, sabah saat beşte pazara geldiğini ve yirmi liralık satış yaptığını belirtti. Küçük, “Geçinemiyorum, paraya ihtiyacım var ondan geldim pazara“ dedi.

“BU ÜLKEYİ BU HALE GETİRENLER UTANSIN”

Pazarda iki yıldan beri kıyafet ve mutfak eşyası satan Neşe Kapu, “Pazara neden geliyorsunuz?“ sorusuna “Çünkü hiçbir gelirim yok. Sosyal güvencem yok. İki çocuğum var; ikisi de işsiz. Eşim yok. Evim yok. Bu ülkeyi bu hale getirenler utansın. Hükümeti yöneten insanların önce kendi halkına sahip çıkması lazım. Suriyeliler düşük ücretle çalışıyor, bizim çocuklarımız işsiz kalıyor. Bu yüzden biz çalışmak zorunda kalıyoruz.“ dedi ve pazara gelmeye devam edeceğini vurguladı.

Semra Ateş, pazarda bir yıldır kıyafet, çanta ve ayakkabı satarak ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığını ve pazarcılıktan önce evlere temizlik yapmaya gittiğini ifade etti. “Sigortam yok. Çalışanım yok. Eşim işsiz. Bundan dolayı evin üç beş bir şeyini karşılamak için para kazanmak istiyorum.“ diyen Ateş, hiçbir şey yiyip içmeden pazarcılık yaptığını ve yol parasını çıkaracak kadar bile satış yapamadığını sözlerine ekledi.

İKİNCİ EL ALIP DAĞITIYOR

Pazara ara sıra geldiğini söyleyen bir kadın alıcı “Buradan aldıklarımı ihtiyacı olanlara veriyorum.Kap, kaşık alıyorum. İyi bir şey çıkarsa hastalara, ihtiyacı olanlara dağıtıyorum. Kızım Urfa’ya öğretmen olarak atandı.Oradaki çocuklara oyuncak filan bakıyorum.“ dedi.

Ankara’ya yeni gelen, pazarı tesadüfen haberdar olan bir erkek alıcı “Güzel bir düşünce. İkinci el eşya ihtiyacı olanlar ihtiyaçlarını görebiliyorlar. Bu benim yabancı olarak hoşuma giden bir şey oldu.“ dedi.