HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı 5 ay hapis cezasına çarptıran Doğubeyazıt 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararında, ifade özgürlüğünün sonsuz ve sınırsız olmadığını belirterek, “Sanığın, halk iradesini yansıtan seçmenlerin oyları ile iş başına gelmiş meşru hükümetin icraat ve politikalarını ‘hükümet terörü’ olarak nitelemesi, ifade özgürlüğü ve parlamenter eleştiri hakkının çok ötesindedir” dedi.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı, 19 Mart 2016 günü düzenlenen nevruz etkinliğindeki konuşmasında ‘hükümet terörü’ ifadesini kullandığı için, ‘Türk milletini, Cumhuriyeti ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni alanen aşağılama’ suçundan geçen 21 Şubat’ta 5 ay hapis cezasına çarptıran Ağrı’nın Doğubeyazıt 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararını açıkladı. Kararda, temel hak ve hürriyetler kapsamında değerlendirilen ifade özgürlüğünün, birçok uluslararası belgeye konu olduğunu belirten mahkeme, ifade özgürlüğünün sonsuz ve sınırsız olmadığını vurguladı.

‘HÜKÜMET TERÖRÜ’ NİTELEMESİ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN ÖTESİNDE

İfade özgürlüğü ne kadar önemliyse bunun sınırlarının da olduğu belirtilen kararda, felsefi anlamda ileri sürülebilse bile sınırsız özgürlük anlayışı fikrinin, örgütlü siyasal toplumda geçerliliği bulunmadığı kaydedildi. Hukuk devletlerinin bizatihi kendisini, yasama organı olan meclisi, halk iradesinin yönetim anlamında tecellisi olan hükümeti koruyucu şekilde ‘alenen aşağılanması’ eylemini müeyyideye bağlamasında, temel hukuk kurallarına aykırılığın söz konusu olmadığı ifade edilen kararda, “Avusturya, Almanya, Danimarka, İtalyan ve İspanya Ceza Kanunu’nda benzer düzenlemeler mevcuttur. Sanığın, halk iradesini yansıtan seçmenlerin oyları ile iş başına gelmiş meşru hükümetin icraat ve politikalarını ‘hükümet terörü’ olarak nitelemesi, ifade özgürlüğü ve parlamenter eleştiri hakkının çok ötesinde olup ‘T.C. Hükümetini alenen aşağılama suçunun’ ihlali kapsamında olduğu açıktır. Sanık konuşmasını yaptığı sırada dinleyiciler adını sayısız şiddet eylemleri ile duyurmuş PKK terör örgütü lideri lehine sloganlar atmışlardır. Sanığın şiddetle kaim olmuş örgüt ve kişiler lehine sloganların atıldığı bir ortamda bu sloganları engellemeye matuf bir hareket sergilemeden meşru anayasal hükümeti terör taaliyeti yürütmekle itham etmesi ‘Hükümeti alenen aşağılama’ suçuna vücut vermektedir” denildi.

“SÖZLERİNDE FETÖ’YE DÖNÜK BİR ELEŞTİRİ YOK”

Terör suçlamasının tüm ülke hukuklarında en ağır yaptırımlara bağlanmış, insanlık suçu olarak kabul edilen, ahlaki, vicdani ve insani bakımdan hiçbir kural ve kaidesi olmayan en adi suçlardan biri olduğu ifade edilen kararda, “Sanığın konuşmasındaki hükümete yönelik terör ithamının aşağılama iradesini barındırdığı açıktır. Sanık ifadeleri devletin her kademesine çöreklenmiş FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının uygulamalarına yönelik olarak söylediğini savunmuş ise de, “AKP’nin hukuk dışı uygulamaları”, “AKP hükümet terörü var” sözlerinin doğrudan hükümete yönelik olması ve FETÖ/PDY’ye yönelik herhangi bir eleştiri ve ithamın bulunmaması, hatta FETÖ’nün bahsinin dahi geçmemesi nedeniyle sanığın suçtan kurtulmaya dönük savunmasına itibar edilmemiştir” denildi.

SUÇA EĞİLİMLİ KİŞİLİĞİ VE PİŞMAN OLMADIĞI İÇİN CEZASI ERTELENMEDİ

Demirtaş hakkında yargılamanın ertelenmesi kararı verilen çok sayıda dosya bulunduğu ve adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların olduğunu belirten Mahkeme gerekçeli kararında, Demirtaş hakkında devam eden birçok dava bulunduğunu kaydetti. Demirtaş’ın iddianameye konu sözlere ilişkin kendini savunmak zorunda hissetmediğini belirttiği vurgulanan kararda şöyle denildi:

“Sanığın adli sicil kaydından ve UYAP sisteminde kayıtlı olduğu dosyalardan anlaşılan suça eğilimli kişiliği, sanığın işlediği suç ile ilgili herhangi bir pişmanlık göstermemesi ve tekrar suç işlemeyeceğine ilişkin mahkememizde olumlu kanaat oluşmaması sebebiyle hükmün ertelenmesine, kısa sürekli hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.”

HAK MAHRUMİYETİ

Kararda, sanığın kasten işlemiş olduğu suç nedeniyle hapis cezasına mahkumiyetinin yasal sonucu olarak hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 53’üncü maddesine göre hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verildiği belirtildi. Buna göre, 5 aylık hapis cezası Bölge Adliye Mahkemesi’nde onanırsa Demirtaş, seçme ve seçilme hakkından ve diğer siyasî hakları kullanmaktan, çocukları üzerindeki velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılacak. Demirtaş’ın avukatları karara Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi’nde itiraz etti.