ABD’nin Tel Aviv’deki Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıması nedeniyle yapılan protestolarda 61 Filistinli hayatını kaybetti.

ABD’nin kararını değerlendiren İstinye Üniversitesi Ekonomi ve Politika Araştırmaları Merkezi (EPAM) Koordinatörü İdris Kardaş, İsrail ve ABD’nin yeni bir dünya savaşı çıkarmak istediğini söyledi.
Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğunun ABD tarafından ilan edildiğini belirten Kardaş, “Uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler’in 1967’den beri aldığı kararlara aykırı bir tutum içindeler. Daha önce yapılan BM toplantısında 128 ülke büyükelçiliğin Kudüs’e taşınmasına karşı çıktı. Bu uluslararası hukukun bir anlamı olmadığını doğurdu. Uluslararası hukuk ayaklar altına alındı. Uluslararası yapılar çöktü. İsrail ve ABD bu tutumlarıyla kendilerinin oluşturdukları uluslararası yapıları çöp haline getirdiler” dedi.

“YENİ BİR DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA HZ. İSA’NIN GERİ DÖNECEĞİ İNANIŞI VAR”

ABD ve İsrail’in uluslararası hukuka ve BM kararlarına rağmen böyle bir tutum içinde olmasını finansal ve askeri güçlerinin fazla olmasına bağlayan Kardaş, şöyle konuştu:

“Uluslararası alanda finansal ve askeri güçleri fazla ve Müslümanlar da bir araya gelip bir tutum sergileyemiyorlar. Bu nedenler iki ülkenin daha rahat hareket etmesine neden oluyor. Asıl amaç ise ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence tabi birçok diğer aktörde var;  evanjelik (Protestanlığın aşırı ucu) bir isim, burada bir inanışın yerine gelme bir arzusu var. Bu inanış, yeni bir dünya savaşının ortaya çıkması ve bu savaştan sonra Hz. İsa’nın tekrar geri dönmesi gibi bir inanış var. Bu bize delice bir hayal gibi geliyor ama ciddi bir şekilde Trump’ı ve ABD yönetimini etkileyen bir güç. Bunun tabi stratejik ve realpolitik hamlelerle ortaya koyuyorlar. Biz bu inanışı komple teorisi olarak görüyoruz ki bu böyle ama onları motive eden bir güç. Kendilerine destek veren iş insanlarını böyle motive ediyorlar.”

“SAVAŞ HALİNDE KIVILCIMI BAŞLATACAK ÜLKE İRAN’DIR”

Burada bütün bölgenin birbiriyle savaşmasının hedeflendiğine dikkat çeken Kardaş, “Elbette bu kıvılcımı başlatacak esas hamla İran’dır. Trump’ın İran’a ambargoyu tekrar uygulama kararı, Suudi Arabistan’daki yönetim değişikliğini İran’a karşı hamle olarak kullanması, Katar’a uygulanan abluka. Bide şunu unutmamak lazım Suriye’nin kuzeyinde 30 bin kişilik YPG ile birlikte ordu oluşturacaklarını açıklamışlardı. Bütün bunlar aslında bölgenin kısa dönemde yeni çok sıcak bir çatışma alanı olabileceğini gösteriyor. Bu bölgenin kaos içerisine girme hedefi var. Çok da iyi anlaşan iki yönetim, ilişkileri de gayet iyi bu hedefe bir an önce yaklaşıp bölgede ciddi savaş çıkarma stratejileri mevcut” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’NİN ÇIKIŞLARI ÇOK ÖNEMLİ VE DEĞERLİ”

Türkiye’nin çıkışlarının çok önemli ve değerli olduğunu aktaran Kardaş, “Türkiye Batı Bloğu içerisinde yer alan demokratik bir ülke.Bu anlamda diğer Müslüman ülkelerden ayrılan bir yanı var. O yüzden çıkışları önemlidir, değerlidir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Londra’da İsrail’i ve ABD’yi sert dille eleştirdi. Türkiye’nin burada ortaya koyduğu direniş alanı çok değerlidir” dedi.

ACİL ATILMASI GEREKEN ADIMLAR

BM’nin İsrail’e geri adım attırması gerektiğini vurgulayan Kardaş, “Ortada hukuksuz bir durum var. BM bu konuda aktif bir tutum sergilemeli ve İsrail’e geri adım attırmalıdır. Filistinlilere yönelik şiddetin son bulması için BM’nin ve uluslararası kurumların adımlar atması gerekiyor. Cuma günü İslam İşbirliği Teşkilatı’nın toplantısı olacak, Türkiye bu toplantıyı yapıp karar çıkması noktasında destek olabilir. İsrail’in geri adım atıp, çatışmaları sonlandırması lazım. Türkiye, bu süreçte Suudi Arabistan, Mısır gibi iki yüzlü davranan Müslüman ülkeler yerine daha net tavır takınan batılı ülkelerle çalışabilir. Çünkü batılı ülkelerde Kudüs kararına karşı o yüzden etkin bir diplomasi yürütülebilir” diye konuştu.