Uzmanlar, idrar kaçırma rahatsızlığının erkeklere nazaran kadınlarda 3 kat daha fazla olduğunu söyledi.

Cinsiyet ve yaşa göre idrar kaçırmanın değişik tipleri, sebepleri ve tedavileri olduğunu belirten VM Medical Park Bursa Hastanesi Üroloji Uzmanı , “İdrar kaçırma kadınlarda erkeklere nazaran 3 kat fazla görülmektedir. Kadınlarda görülme sıklığı yüzde 20 li 50 arasındadır. Gebeliğin son dönemlerinde görülen idrar kaçırması doğumdan sonra düzelmektedir.

Kadınlarda fazla kilo, vajinal doğum, hormonal ilaç kullanımı, şeker hastalığı, rahmin ameliyatla alınması, nörolojik hastalıklar, ışın tedavisi sonrası risk artmaktadır. Erkeklerde idrar kaçırma oranı yüzde 12 civarında olup, parkinson hastalığı, bunama, ilaç kullanımı, prostat büyümesine bağlı veya taşma tarzında olabilir. Prostat ameliyatı sonrası da gelişebilir” dedi.

İdrar kaçırma sıklığının ilerleyen yaşla birlikte arttığını ifade eden Özcan Atahan, “Yaşlanma ile birlikte organ sistemlerinin dolum kapasitesi azalmaktadır. Benzer şekilde her iki cinsiyette yaşlanma ile birlikte mesane kapasitesi, mesane elastikiyeti ve idrar akma hızı azalır.

Genelde 4 tip idrar kaçırma durumu vardır. Öksürme, hapşırma, ağır bir şey kaldırma, egzersiz yapma ile idrar kaçırma durumuna stres tipi idrar kaçırma adı verilir. Sıkışma tipi idrar kaçırma, aniden gelen idrar yapma hissi sonrası tuvalete yetişemeden idrar kaçırma durumudur. Karma tip idrar kaçırma ise bu iki halin beraber eşlik ettiği idrar kaçırma durumudur.

Taşma tipi idrar kaçırmada idrar torbasının tam boşaltılamaması sonucu damlama tarzında sürekli idrar kaçırma olur. Bazen pozisyon değiştirmekle, hissetmeden, sürekli bir şekilde, cinsel ilişki esnasında veya uykuda farkında olmadan idrar kaçırma da görülebilir” diye konuştu.

Prof. Özcan Atahan, “Fiziki muayene, tam idrar, idrar kültürü, radyolojik filmler, ultrasonografi gibi görüntüleme yöntemleri uygulanır.

Kaçırma tipi, sorunun şiddeti ve altta yatan sebebine göre tedavi planlanır. İdrar kaçırma, toplumda sık görülen ama hastalar tarafından fazla önemsenmeyen, hekimler tarafından da yeterince sorgulanmayan önemli bir rahatsızlıktır” şeklinde konuştu.