Ana Sayfa Güncel İdamını roman okuyarak bekledi!

İdamını roman okuyarak bekledi!

117
PAYLAŞ

44 yıl önce 6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş acaba son günlerini nasıl geçirdi, neler yaptı?

Bu sorunun yanıtını Can Dündar’ın, Deniz Gezmiş’in kardeşi Hamdi Gezmiş’in anılarından yola çıkarak yazdığı “Abim Deniz” kitabında buldum.

Kitapta yer alan bilgilere göre, Deniz Gezmiş 19 Ocak 1972’de babasına şu mektubu yazıyor:
“Baba… Daha evvel yazdığım mektup eline geçmiştir herhalde.
Burada durum bildiğin gibi. Ben kitap okumaya devam ediyorum.
Gönderdiklerini okudum.
‘Savaş ve Barış’ın diğer ciltlerini sabırsızlıkla bekliyorum.
Şimdi Hugo’nun ’93 İhtilali’ni yeni bitirdim.
Ayrıca yanımda Neruda ile Brech’in şiirleri var. Tekrar tekrar okuyorum onları.
Hani Eflatun ile ilgili bir olay var. 84 yaşında kitap okurken ölmüş. Kendimi Eflatun’la ölçmek diye bir şey yok kafamda, ama aslında çok iyi bir örnek olay bu.
Her ne kadar okuduklarımın çoğunluğu bilimsel değil sanat yapıtı olsa da yine de onların önemini küçültmüyor. İnsan aradığı bir sürü şeyi bulabiliyor Tolstoy’da.
Milli Savunma Bakanlığından kardeşler için izin çıktı. Onlar da ziyarete gelebilecekler…
Şimdilik hoşça kal. Herkese selam.”

++

Kitapta, Deniz Gezmiş’in hayattaki son dakikaları ise şöyle anlatılıyor:
“Deniz ayağa kaldırıldı. Cepleri boşaltıldı. Cebinden çıkan 11.5 lira babasına verilmek üzere emanete alındı.
Parkasını sordu. Oda kapısının arkasında asılıydı.
Çok şeyin tanığıydı o parka. Şimdi asılmanın tanığı olacaktı. Babasına teslim edilmesini istedi. ‘Tamam’ dediler.
Mahkemenin kararı yüzüne okundu. ‘Bu kararı reddediyorum’ dedi.
Doktorlar uzaktan bakıp ‘İnfaza engel bir hastalığı yoktur. Bilinci yerindedir’ dediler.
Sonra masanın üzerindeki kağıt paket açıldı. Patiskadan ölüm gömleği çıkarıldı. Deniz’e giydirildi. Arkadan bağlı kolları, uzun, dar, kolsuz gömleğin içinde kaldı.
Deniz avukatlarına döndü:
‘Cezaevinden bizi yangından mal kaçırır gibi çıkarıp getirdiler. Postallarımın bağını bile bağlamama fırsat vermediler. Onları bağlasınlar. Asılınca ayağımdan düşmesin’ dedi.
Bir görevli postalları bağladı.
Deniz iki gardiyanın kolunda ayağa kalktı. Haftalardır provasını yaptığı gibi dimdik yürüdü avluya doğru.
Sehpaya yaklaşınca avukatlarına, ‘Allahaısmarladık…‘Cezaevindeki bütün devrimcilere selam. Onları benim için tek tek öpün’ dedi.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam
PAYLAŞ
Önceki İçerikGençlerbirliği Sivasspor ile 22. randevuda
Sonraki İçerikBoğazda Bahar
Nuri Kayış
Gazeteciliğe 1977 Son Havadis gazetesinde başladı, Hür Anadolu, Başkent, Ulus, Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalıştı. RTUK Başkanlığı yapan yazarımızın 14 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır.