Cumhurbaşkanı , konusunda ısrarlı. “Millet istiyorsa mesele bitmiştir” dedi.Öyle anlaşılıyor ki, 16 Nisan referandumundan sonra gündemin başlıca maddelerinden biri olacak .

Belki de, Devlet Bahçeli’ye, Anayasa değişikliğine evet demesi için, idam cezasının mutlaka getirileceği şeklinde bir söz de verildi.
Peki, idam cezası hukukumuza yeniden girerse neler olur?
7 başlık halinde özetleyelim:

1)Türkiye’nin dünyadaki algısı ciddi biçimde değişir. Pakistan, İran, Afganistan, Suudi Arabistan gibi ülkelerin içinde olduğu lige düşeriz.
2)Yargının tam tarafsız ve bağımsız olmadığı bir ülkede idamın gelmesi her infaz sonrası yoğun tartışmalara, kavgalara, olaylara neden olur.
3)İdam cezasının gelişi terör eylemlerini azaltmaz. Canlı bomba olmayı kabul eden teröristin idamdan korkması mümkün değildir.
4)Özellikle terör nedeniyle idam edilenler, mensubu oldukları terör
örgütleri tarafından kahraman ilan edilir, adeta efsaneleştirilir.5)Avrupa Birliği ile ilişkilerimiz tamamen kopar. Birlik, üyelerinin ve üye olmaya aday ülkelerin ceza sistemlerinde idamın olmamasını şart koşuyor.
6) Türkiye’de suç işleyip yurt dışına kaçanların suçluların iadesi anlaşmaları çerçevesinde geri gönderilmeleri imkansızlaşır. Batılı hiçbir ülke, iadesi halinde idam edileceğini bildiği kişileri Türkiye’ye vermez. Bu çerçevede FETÖ’den dolayı yurt dışına kaçan asker, hakim
ve savcıların Türk adaletine hesap vermeleri mümkün olmaz.7)Türkiye’de hukukçular hem iyi yetişmiyor hem de ağır siyasi baskı altında çalışıyor. Bu nedenle yerel mahkemelerin verdiği kararların neredeyse yarısı Yargıtay’da bozuluyor. Bir hakimin serbest bıraktığı sanığı, savcının itirazı halinde bir üst mahkeme tutuklayabiliyor. Balyoz ve Ergenekon davalarında yaşanan skandallar da unutulmadı. Bu durumda herhangi bir suçlunun yanlışlıkla idam edildiğinin anlaşılması toplum vicdanında derin yaralar açar.
++
İdam konusunda ülkeyi yönetenlerin yeniden ve soğukkanlılıkla düşünmeye ihtiyaçları olduğu görülüyor.