Referandumda “Hayır” diyeceklerin darbeci, terörist ve Türkiye düşmanı olduğunu en yetkili ağızlardan duyduk ve kızdık… İnsanları “evet” demeye ikna etmenin bir yolu olarak çıktı karşımıza bu söylemler…

16 Nisan’da yapılacak olanın bir “referandum” değil “dayatma” olduğunu düşünenler haklı çıkıyordu sanki…

Sonra AKP içindeki dayatmacıların sayısının giderek arttığını ve parti hiyerarşisi içinde alt sıralarda olanları da kapsadığını fark ettik… Kişisel ikbal peşinde koşanlar, “fırsat bu fırsat” diyerek, kendilerini ortaya atmışlardı…

…Ve söylemler, giderek daha saldırgan hale gelmeye başladı…

Saldırganlık ve içerdiği tehdit açısından rekoru, “Bu referandum oylamasında yüzde elliyi geçemezsek iç savaşa hazır olun’ diyen AKP Manisa İl Başkan Yardımcısı Ozan Erdem kırdı…

Yüzde 50’yi geçmenin hedef oğlunu savunan Erdem; “Gerek kendi içimizde gerek kendi dışımızda kartların yeniden karılacağını yeniden plan masalarının kurulacağını iyi bilelim. 15 Temmuz’da İstanbul, Ankara’da bizler de tankların savaş uçaklarının altında mücadele etmek istedik. Ama evimizden çıkarken tank yok diye çıkmadık var diye çıktık. Keşke olsaydı da İstanbul, Ankara’daki o muzaffer milletin şerefine o yaşadıklarını bizde yaşayabilseydik.” diyerek sözlerini kendince süsledi…

İl Başkan Yardımcısı’nın bu çıkışı AKP’yi zor duruma soktu. Mecburen istifası istendi ama o sözler ağızdan çıkmıştı bir kere… İstifa da etse, unutulacak bir tehdide imza atmıştı…

İçerde bunlar olurken, dünyada da “Türkiye’nin geleceği açısından” çok önemli gelişmeler oluyor… Bunların en başında da, NATO’nun içine girmekte olduğu belirsizlik var. Trump, Kuzey Atlantik Paktı’nın Amerika’ya çok pahalı gelmeye başladığını düşünüyor ve açıkla diğer NATO üyelerine “pamuk eller cebe” mesajları veriyor…

Türkiye, topraklarında NATO üsleri bulunan bir üye… Eğer bunu sürdürmek istiyorsa, elini sokacağı cebin dolu olması gerek… “Ekonomi alarm zilleri çalarken, bu nasıl olacak” diye düşünen var mı acaba..?

Yoksa Hükümet ciddi ciddi “NATO’dan ayrılmayı mı” düşünüyor, bilmiyoruz…

Bereket Türkiye “insanlık tamamen ölmemiş” dedirtecek bir olay yaşadı… 30 santim çapında ve 70 metre derinliğinde bir kuyuya düşen bir köpek yavrusunun; itfaiye ve AFAD’ın günlerce süren çabası sonucu kurtarıldığına tanıklık ettik… Üstelik Üniversite öğrencilerinin, birkaç gün içinde düşünüp ürettiği bir aparatı kullanarak başardılar bunu… Demek sadece imam hatipliler değil, üniversiteliler bile(!) eğitiliyormuş..!