Ana Sayfa Politika Hükümetlerin selam durduğu dönem kapandı

Hükümetlerin selam durduğu dönem kapandı

51
PAYLAŞ

Başbakan , sivil ve askeri bürokrasinin karar aldığı, hükümetlerin de selam durduğu dönemin kapandığını söyledi. Parti Grup Toplantısını Genel Başkan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun Portekiz ve ABD’ye yapacağı ziyaret dolayısıyla dün yapıldı.

Başbakan Davutoğlu, konuşmasına önceki gün hayatını kaybeden merhum yazar Yaşar Kemal’e Allahtan rahmet dileyerek başladı.
Konuşmasında 27 Şubat’ın Merhum Başbakan Necmettin Erbakan’ın ölüm yıldönümü olduğunu anımsatan Davutoğlu, “Allah rahmet eylesin, onun emaneti, emanetimizdir. Adanan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan’dan bugünlere gelen kutsal emaneti omuzlarımızda bütün ağırlığı ile taşımak bizim için büyük bir onurdur” dedi.
28 Şubat’ın eski Türkiye’nin bürokratik oligarşisinin son darbesi olduğunu belirten Davutoğlu, “28 Şubat yasakların dönemiydi. Yeni Türkiye’de özgürlükler ve demokrasi hâkim. 28 Şubat döneminde partiler kapatılıyordu, yeni Türkiye’de AK Parti iktidarlarında partilerin kapatılmasını fiilen engelleyecek düzenlemeler yapıldı. Bugün Meclis’te olan partiler destek vermiş olsaydı bütünüyle bu parti kapatma meselesi, karanlık bir leke olarak demokrasinin, Türk siyasi tarihinin mezarlığında yer alacaktı. Bizler 28 Şubat’ın kalıntılarına karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Yasaklara karşı özgürlük diyeceğiz, yoksulluğa karşı insanlık onurunun getirdiği kalkınma diyeceğiz, yolsuzluklara ve hortumlamalara karşı şeffaflık ve dürüstlük diyeceğiz” dedi.
28 Şubat’ta tankların Sincan’da yürüdüğünü, 28 Şubat’ın yıl dönümünden birkaç gün önce bu sefer ’nın kudretinin timsal tanklarının Suriye’de Süleyman Şah’ın kutsal emanetini korumak için yürüdüğünü belirten Davutoğlu konuşmasına şöyle devam etti:
“Birileri rahatsız oldu, neredeyse yeni darbe çağrılarına kalkışanlar oldu. MHP liderinin nasıl demokrasi karşıtı dil kullandığına hepimiz şahit olduk. Onların özledikleri tankların Sincan’da yürümesi bizim özlediğimiz ise milli irade bütünleşmiş kudretli TSK’nın en güçlü caydırıcı kapasiteye ulaşması. Aramızdaki fark bu. TSK, dosta güven, düşmana korku veren bir kapasiteye ulaşacak. Hiçbir zaman bir daha Tük Silahlı Kuvvetlerinin tankları Ankara sokaklarında veya herhangi bir vilayetimizin sokaklarında dolaşmayacak. Rahatsız oldular! Benim o gece Genelkurmay Başkanımızla, şerefli komutanlarımızla birlikte karargâhtan olmamdan, sabaha kadar karargahta birlikte bu operasyonu hem ümitle aynı zamanda sabaha kadar herhangi bir askerimize zarar gelmesin diye birlikte takip etmemizden rahatsız oldular. Bunlar eski Türkiye alışkanlığıdır. 28 Şubat döneminde TSK’nın Sincan’da yürüyen tanklarının modernizasyonu İsrail’e yaptırılıyordu. Şimdi bugün Süleyman Şah’ın emanetleri için Suriye’ye giren Türk tankları, yarın herhangi bir yerde milli onurumuzu korumak için harekete geçecek olan Türk tankları da, uçakları da, gemilerde yüzde yüz Türk yapımı olacak.
Halkın iradesi ile iş başına gelmiş hükümetler, o hükümetle uyumlu ve ahenk içinde çalışan devlet adabının ve bilincinin gereğini yapan silahlı kuvvetleri ile Türkiye küresel güç olma yolunda kesin kararlı çizgisini sürdürüyor. Demokrasinin kuralı budur. Kararı milli iradenin seçtiği, temsil ettiği hükümet alır. Uygulamayı sivil veya askeri bürokrasi yapar. Artık sivil ve askeri bürokrasinin karar aldığı, hükümetlerinde selam durduğu dönem kapandı, ilelebet kapandı. Herkes sorumluluğunun gereğini yapacak ve Türkiye demokrasi ile birlikte kalkınmasını ve kudretini en üst düzeye çıkaracak.”

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam