Anayasa Mahkemesi, gazeteci Şahin Alpay ve akademisyen Mehmet Altan’ın tahliyesine hükmetti. Alpay ve Altan’ı yargılayan İstanbul 13. ve 26. ağır ceza mahkemeleri ise “tedbir kararı yok, karar tebliğ edilmedi” gerekçesiyle “tutukluluğa devam” kararı verdi.

Bir hukuk devletinde yaşıyorsak, Anayasa Mahkemesi’nin ülkedeki diğer tüm mahkemelerin üzerinde yer aldığını ve onun kararlarının tartışılmaz biçimde uygulanmak durumunda olduğunu bilmeliyiz.
Hukukta inatlaşma olmamalıdır.
++
Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu, “Ağır ceza mahkemeleri, “gerekçeli kararı bekleyeceğim’ diye bir rahatlığa girmeden, işi yokuşa sürer gibi bir tavra bürünmeden tahliye kararını vermeliydi” diyor.
Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Murat Yılmaz da, tepkisini şu sözlerle dile getiriyor:
“Yerel mahkemeler Anayasa Mahkemesi’nin kararını uygulamıyor. Bu durumda bir kez daha hatırlatalım; hukuk diye helvadan put yapmışsınız, acıkınca yiyorsunuz.”
++
Dilerim, Anayasa Mahkemesi kararına uymayıp Alpay ve Altan’ın tahliye edilmesine karşı çıkan iki ağır ceza mahkemesi, bugün gerekçeli kararı gördükten sonra görüş değiştirir ve tahliyeleri yapar.
Aksine bir tavır Anayasa Mahkemesi’nin varlığını tartışma noktasına getirir, onu tamamen işlevsiz bir konuma sokar.
++
Bu arada, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararı eleştirmesini de anlamak mümkün değil.
Mahkemeler, bizim istediğimiz gibi kararlar verdiğinde iyi, aksine davrandığında kötü olamaz.
Mahkemeleri dinleyici isteklerini seslendiren solistler gibi görmemek gerekir.