Ana Sayfa Güncel Hoşgörüsüzlük ortamı giderek yoğunlaşmakta

Hoşgörüsüzlük ortamı giderek yoğunlaşmakta

66
PAYLAŞ

Özgürlük için Basın (ÖiB) projesi kapsamında hazırlanan Şubat ayı ifade ve basın özgürlüğü ihlalleri raporunda, ülkedeki hoşgörüsüzlük ortamının yoğunlaştığına dikkat çekildi.

ÖiB raporunda dükkanının camına kar topu isabet eden bir esnaf tarafından gazeteci Nuh Köklü’nün bıçaklanarak öldürülmesi gerginlik siyasetinin vardığı boyutu ve ülkedeki genel hoşgörüsüzlüğü gösterdiği vurgulandı.
Nefret suçları ve kadına karşı şiddetteki artışın, Özgecan Aslan cinayeti ile toplum gündemine damga vurduğu kaydedilen raporda, yılın ilk iki ayında 47 kadının namus ve sair nedenler öne sürülerek, çoğunlukla aile üyesi erkeklerce katledildiği kaydedildi. Raporda kadına yönelik şiddetin bir “kadın sorunu” değil “toplumsal sorun” olduğu vurgusu yapıldı.
Raporda kadına yönelik şiddet kadar medyanın kadınlarla ilgili haberleri işlemedeki duyarsızlığı da eleştirildi. ÖiB raporunda medya kuruluşlarında “erkek şovenizmi örnekleri” olarak tanımlanabilecek tarzda haber kurgulanmasının, sunulmasının, başlık atılmasının devam ettiğinin örneklerine dikkat çekilerek “Türk medyasının sorumluluğunun farkında olarak bu konudaki haberlerinde, mağduru küçük düşürücü ve kadına şiddeti meşru gösteren bir üslup kullanmaması gerekir” denildi.
Raporda “Türk medyasının özeleştiri yaparak bu gibi davranış hatalarını düzeltmeleri gerekirken, kadın konusu dahil nefret söylemi veya ötekileştirme ile ilgili haberleri verirken de muhabirlerin ve bilhassa editörlerin sorumluluklarını bilerek özenli bir üslup kullanmaları gerektiği” hatırlatıldı.
Akreditasyon adı altında bazı medya kuruluşlarına haber takip yasağı getiren uygulamaya Şubat ayında da devam edildiği belirtilen ÖiB raporunda “Resmi gezi ve temaslardaki engellemelerin yanı sıra TMSF tarafından el konulan Bank Asya merkezinde yapılan basın toplantısında veya yetkilileri ile ortak basın toplantılarında bile bazı medya kurumlarının muhabirleri ile kameramanlarına uygulanan ‘sansürün’ kabul edilemeyeceği belirtildi.
Raporda, yılın ilk iki ayında Cumhurbaşkanı’na veya yetkililere hakaret suçundan 67 kişinin gözaltına alındığını, ağır hapis istemli davalar açıldığı kaydedilerek gazeteci, üniversite öğrencisi, işadamlarının “hakaret” iddiasıyla gözaltına alınmasının sıradan hale geldiği vurgulandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “hakaret” iddiasıyla sorgulanan Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’ın “Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle ilgili her sözü, her eleştiriyi hakaret sayarak dava açarak bir tür yıldırma politikası izliyor. Zaten muhasara altına alınmış basın, medya ortamında ses veren herkesin cezalandırılarak, yıldırılmaya çalışılıyor” ifadesine yer verildi.
Raporda 14 Aralık soruşturmasıyla gözaltına alınan Samanyolu Yayın Grubu Başkanı Hayrettin Karaca’nın beş yıl önce yayınlanan bir dizinin senaryosundan hareketle “terör örgütü lideri” olarak tutukluğunun devam etmesi de eleştirildi.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam