CHP Genel Başkan Yardımcısı Çetin Osman Budak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hollanda’ya karşı ‘haddini hesabını bildireceğiz’ dediğini belirterek, “Bildir bekliyoruz. Bildir, ne yapacaksan arkasındayız. Hollanda’yla bütün ilişkileri askıya al. Ve bunu bütün dünyaya duyur. Ticari ilişkileri dondur. Hadi buyur. Ama İsrail’deki, Rusya’daki gibi olmasın” dedi.

Antalya Sanayici ve İşadamları Derneği’nin Akra Hotel’de düzenlenen toplantısının konuğu CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak oldu. Budak, ‘Türkiye ve Antalya Ekonomisi ile Anayasa Değişikliği’ konulu bir konuşma gerçekleştirdi.

Türkiye’de bugün 1923’ten bu yana olabilecek en önemli referanduma gidildiğini dile getiren Budak, “Şimdi bu tek kale maç gibi ama diğer partilerden milletvekili arkadaşlarımız da burada olsaydı interaktif olurdu. Belki ben eksik söylerdim, belki onlar. Ben onların, onlar da benim eksiğimi tamamlardı. Sizler de tam olarak anlama ve aydınlanma şansına sahip olurdunuz” dedi.

‘ÇANTACILAR ŞİRKET PAZARLAMAYA BAŞLAMIŞ’

OHAL kapsamındaki kanun hükmünde kararnamelerle devlet yönetildiği eleştirilerinde bulunan Budak, şöyle konuştu:

“Şu anda 1000’e yakın şirkete el konuldu. İlk önce kayyum atandı ve büyük kısmı sıkıntıya düştü. Çünkü hiç kimse mal vermiyor, bankalar krediyi kesti, çek defterleri geri istendi. Nasıl üretime devam edilecek? Isparta’da bir firma daha henüz kanıtlanmamış, yargılanmamış, FETÖ’cü iddia edilen birinin binde 7’lik hissesi olduğu için şirkete kayyum atanmış. Bankadaki kredileri durduruldu, çek defteri geri istendi. Adam çek kesip mal da alamıyor. FETÖ’cü diye şüphelendiğin adamın binde 7 hissesi var, ver o adamlara, sat, aldığın parayı da götür bankaya yatır. Adam aklanırsa gider parasını alır. Kayyum atamaları böyle yapıldı. Sonra TMSF başkanına yetki verildi, o şirketleri TMSF yönetiyor ve satma kararı çıkardılar, yargılama süreci bile başlamadı henüz. Çoğunda da durum böyle. Serveti 15 milyar olan şirketler var. Bir yığın ortağı var ve eğer kefil olduysa ortakları onlar da gitti, şahsi mal varlıklarına el konuldu. TMSF başkanına baskı yapıldı, ‘bunların satışını yapın’ diye. ‘Bu davalar sonuçlanmadan bunların satışı yapılamaz’ dedi bir cesaretle ama sonra yine KHK çıkardılar ve satış yetkisini başbakan yardımcısına verdiler. İnşallah o bakan arkadaşımız duyar bunu, duyuyorum ki elinde çantalarla çantacılar şirket pazarlamaya başlamışlar. TMSF’deki şirketleri ‘bu veya şu değerden ben sana işi bağlayayım, şu değerden gel sen satın al.'”

YURTDIŞINDA PROPAGANDA YASAĞI 2008’DE GETİRİLMİŞ

Bazı Avrupa ülkeleriyle yaşanan gerilime de değinen Çetin Osman Budak, “298 sayılı kanunun yurtdışı seçmenlerin oy verme yöntemleri ve genel ilkeler başlıklı 94/a’nın 5’inci fıkrasına göre yurtdışında ve yurtdışı temsilciliklerde seçim propagandası yapılamaz. 2008 yılında kendileri getirmiş. Şimdi Rauf Denktaş 2004 yılında buraya gelecek propaganda yapacak, o zamanda dönemin başbakanı yurtdışına gidiyor havaalanında konuşma yapıyor. ‘Ne işi var, burada propaganda yapıyor Rauf Denktaş. Gitsin Kıbrıs’ta yapsın’ diyor. Dönemin başbakanı diyor” dedi.

‘HOLLANDA’YLA BÜTÜN İLİŞKİLERİ ASKIYA AL’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son olarak ‘Hollanda’ya haddini hesabını bildireceğiz’ dediğini kaydeden Budak şöyle devam etti:

“Bildir bekliyoruz. Bildir, ne yapacaksan arkasındayız. Hollanda’yla bütün ilişkileri askıya al. Ve bunu bütün dünyaya duyur. Ticari ilişkileri dondur. Hadi buyur. Ama İsrail’deki, Rusya’daki gibi olmasın. İyi, güzel gururumuzu okşuyorsun, yani bize yapılanlara net ve sert bir şekilde karşılık veriyorsun, bizim de koltuklarımız kabarıyor. Ama sonra utançtan yerin dibine geçesimiz geliyor. O yüzden dış politika milli meseledir, burada siyaset falan yapılmaz. Eğer haddini bildirecekseniz sonuna kadar arkanızdayız. Söyledik bunları, genel başkanımız da söyledi. Ve hala da ısrarla söylüyoruz. Yapılması gerekeni yapın, takipçisi olacağız. Yaptığınız açıklamalar, verdiğiniz notalar, efendim işte diplomatik ilişkilerin bir süre kesilmesi, ee büyükelçimiz duruyor orada. Hollanda büyükelçimiz duruyor, geri çekin. Niye geri çekmiyorsunuz. Bir şey söylüyorsanız da gereğini yerine getireceksiniz. Bu işin lamı cimi yok. Bu 80 milyonun onurudur. Onurumuzla da oynatmayız.”