MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Ortada AKP tarafından Meclis gündemine getirilmiş bir teklif veya metin dahi yokken MHP’nin başkanlık modeli konusunda iktidar partisine bazı somut tekliflerde bulunduğuna dair medyada haberler çıkmaktadır. Bunlar dedikodudan ibaret ve gerçek dışıdır.

Önce iktidarın nasıl bir Anayasa değişikliği ve nasıl bir öneriyle geldiği görülmeli, mesele hem Mecliste hem de kamuoyunda enine boyuna tartışılmalıdır. Hiçbir Anayasa değişikliği çantada keklik değildir” dedi.

MHP’li Yalçın, Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanlığı makamının yetkilerini aşan fiilî uygulamalar dolayısıyla gündeme getirdiği hususlara bir kısım medyada ve siyasi çevrelerden gelen eleştirilere ilişkin açıklamada bulundu.

Bahçeli’nin amacının bağcıyı dövmek ya da ihya etmek değil, üzüm yemek ve millete de ikram etmek olduğunu ifade eden Yalçın, Anayasa’ya uyulmaması sonucunda ortaya çıkan krizin rejim bunalımına dönüştüğünü, parlamenter sistemin sadece adının kaldığını kaydetti. Mevcut ortamda hukukun üstünlüğüne olan güvenin giderek ortadan kalktığını belirten Yalçın, bu hukuksuzluğun Türkiye’ye yakışmadığını vurguladı.
Türkiye’de bugün, Cumhuriyet ilanından hemen önce Atatürk döneminde yaşanan siyasi krizin yaşandığını ifade eden Yalçın, bu sürece girilmesinde 2014 yılında Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi sonrasında oluşan erkler belirsizliğinin ve karmaşasının payı olduğunu belirterek, “Rejim ve bilhassa Anayasa yamalı bohçaya dönmüştür. Biz rejimin değiştirilmesi gerektiğini elbette söylemiyoruz. Lakin rejim hasta ve yaralıdır, fena hâlde öksürmektedir. Sistem kriz geçirmektedir. Sigara tiryakisi gibi hukuksuzluk bağımlısı hâline gelen parlamenter sistem; sağlığına kavuşturulmalı, akciğerleri temizlenmelidir” açıklamasında bulundu.

Cumhurbaşkanı ve AKP iktidarlarının, mevcut Anayasa’ya uyması için MHP tarafından defalarca uyarıldığını ifade eden Yalçın, değişen bir şey olmadığını, bu sebeple Anayasa’nın yok hükmünde olduğunu belirtti.

-“HAYATİYETİNİ KAYBETMİŞ BİR ANAYASA’DAN MEDET UMULMAYACAĞI ORTADADIR”-

“Siyaset poligonunda delik deşik olup hayatiyetini kaybetmiş bir Anayasa’dan medet umulmayacağı ortadadır” diyen Yalçın, “Siyasi tıkanıklığın giderilmesi ve cumhurbaşkanlığı makamı ile ve iktidarın çözüme sevk edilmesi için zorlayıcı bir demokratik siyasi dalga yaratılmalıdır. MHP bunun için harekete geçmiştir” açıklamasında bulundu. Yalçın, şöyle devam etti:
“Madem yargı erki mevcut Anayasa’nın verdiği yetkileri kullanarak üzerine düşeni yapamamaktadır, o hâlde parlamento devreye girmelidir. İşte bunun içindir ki, Sayın Devlet Bahçeli milletin mercii olan parlamentonun devreye girmesini, ardından da halkın reyine müracaat edilmesini meşru bir çözüm yolu olarak göstermiştir. Bu yapılmadığı takdirde daha büyük rejim krizleri, siyasi krizler ve uluslararası alanda Türkiye’nin mukadderatını ilgilendiren hususlarda buhranlar doğacaktır. Yeni darbelere davetiye çıkaran, yeni krizleri tetikleyen kronik bir politik atmosfer husule gelecektir.

MHP’nin buradaki işlevi, rejimin işlerlik kazanması adına nefes açıcı siyasi aktör olmaktır. Bu mesele, Türkiye’nin mukadderatıyla alakalıdır; maksatlı çevrelerce öne sürüldüğü gibi MHP tarafından asla pazarlık konusu edilmemiştir. Buna rağmen, henüz ortada AKP tarafından Meclis gündemine getirilmiş bir teklif veya metin dahi yokken MHP’nin başkanlık modeli konusunda iktidar partisine bazı somut tekliflerde bulunduğuna dair medyada haberler çıkmaktadır.

Bunlar dedikodudan ibaret ve gerçek dışıdır. Önce iktidarın nasıl bir Anayasa değişikliği ve nasıl bir öneriyle geldiği görülmeli, mesele hem Mecliste hem de kamuoyunda enine boyuna tartışılmalıdır. Hiçbir Anayasa değişikliği çantada keklik değildir.”
AK Parti’nin Anayasa değişikliği için gerekli çoğunluğu bulabilecek ya da referanduma gidilebilmesi için Meclisi ikna edecek bir teklifle gelmesi gerektiğini vurgulayan Yalçın, “Şayet Meclisten referandum kararı çıkar ve konu milletin hakemliğine giderse Mecliste kabul gören bir metnin onaylanıp onaylanmayacağı belli değildir. O bakımdan, meseleyi Meclis gündemine getirmekten veya halka gitmekten korkmamalıdır. Halk iradesinden çekinenin, halkla bir problemi var demektir” dedi.

-“CHP İHTİYAÇ DUYULAN ‘ORTAK AKLA’ UYGUN SİYASET ÜRETMELİDİR”-

Yalçın, CHP’nin MHP’yi mesnetsiz ve körü körüne eleştirdiğini, krize çözüm üretmekten çok uzak ve adeta mevcut fiilî durumun devamını istermişçesine bir tutum içinde olduğunu ifade ederek, CHP destekçisi medya organlarında Bahçeli aleyhine kampanya yürütüldüğünü öne sürdü. Bu kampanyalar sırasında Türkiye’nin gerçeklerini kavramaktan uzak ve sığ bakış açısıyla yapılan yorumlarla hakikatlerin saptırıldığını belirten Yalçın, “CHP ve destekçileri; ortadan kaldırılmadığı takdirde Türkiye’yi yangın yerine çevirecek siyasi buhrana galonla benzin taşımaktan vazgeçmelidir. CHP’ye ve ona bel bağlayan çevrelere PKK’nın siyasi temsilcisi HDP gibi krizleri kaşıyan ve ondan beslenen tutum yakışmamaktadır. Bu parti, bünyesinde barındırdığı CHP görünümlü HDP’li milletvekilleri için tedbir almalıdır. Ana muhalefet partisi, çözüm odaklı bir tavır sergilemeli ve içinden geçtiğimiz badireli süreçte ihtiyaç duyulan ‘ortak akla’ uygun siyaset üretmelidir” ifadelerini kullandı. (ANKA)