Cumhurbaşkanı Erdoğan 2017 yılında her fırsatta yüksek faizlerden şikayetçi oldu. Erdoğan; en son Sudan, Çad ve Tunus gezisinden dönerken dedi ki, “faiz politikasını hükümetimizle oturup konuşup tekrar gözden geçirmemiz gerekiyor.

Özel sektörün yatırım yapmasını istiyorsak, kredi faizinde onları yokuşa sürmeyecek adımlar atmamız lâzım. Başbakan’ın ve bizim Türkiye’ye dönüşümüzle birlikte dar çerçevede ilgili birimlerle konuyu oturup konuşacağız”.
Cumhurbaşkanı benzeri açıklamaları yıl boyunca dile getirmiş, en son bir ay önce gittiği Katar dönüşünde yapmıştı. Ancak koca bir yıl geçti, bu toplantı bir türlü gerçekleşmedi.

“İç, dış gündem yoğun dakika başı yeni bir konuyu tartışıyoruz zaman yok” derseniz inandırıcı olmaz. Umarız, gelecek yıl ilk iş olarak bu toplantı yapılır da memleket ekonomisi faiz konusunda ne yapılacağını öğrenir.
Faiz toplantısı yapılsa ne sonuç çıkar? Hiçbir şey. Hazine’nin bu kadar çok borçlandığı, bütçe açıklarının devası arttığı, enflasyonun çılgınca yükseldiği bir dönemde faizler nasıl aşağı çekilecek?
Merkez Bankası’ndan yüzde 12 faiz ile alınıp Hazine’ye yüzde 13, 14 ile para satıldığı yerde faizler nasıl aşağı inecek? İstediğiniz kadar toplantı üzerine toplantı yapın, bu şartlar altında bu faizler düşmez. Daha da yükselmezse şükredin.

NEREDEN ÇIKTI BU ELEKTRİK ZAMMI?

Yeni yılda elektriğe yüzde 8.8 oranında zam geliyor. Zam, elektrik santrallerine doğal gaz satan BOTAŞ’ın fiyatlara 1 Aralık’ta yaptığı yüzde 8 oranındaki artıştan kaynaklanıyor.
Hatırlayacaksınız, BOTAŞ 2016 yılında 9 milyar lira ile kurumlar arasında vergi şampiyonu olmuş, bu durum uzun süre gizli tutulmuş, listede ismini açıklanmamıştı.
Bu kadar vergi yani fazla gelir sağlayan bir kamu kurumu neden zam yapar? Ekonomi dar boğazdayken, vatandaş enflasyon altında ezilirken vergilerden fedakarlık yap, tüm maliyetleri, fiyatları artıracak bu zammı yansıtma. KİT’lerimiz özel sektör gibi çalışsın zarar etmesin iyi de bu zamla ne sağlanacak? Yoksa özelleştirmeye verilen elektrik dağıtım kuruluşları zorda mı?

BİR ŞEHRİ TAŞIMAK

Son KHK ile Bursa’nın Gemlik ilçesinde vatandaşlar deprem riskinden kurtulmak için içerilerde daha sağlam bir zemin üzerine yapılacak konutlara taşınacak.
İnsanlar yıllarca oturmuşlar, sahil kenarı, lüks binalar, yolu, caddesi, sokağı, rantı, vergisi, kiracısı, mirasçısı, işyeri, her şey var. Peki, bu kayıplar ne olacak, nasıl telâfi edilecek ya da nasıl karşılık bulacak? Eskisine nasıl değer biçilecek, yenisi nasıl değer kazanacak?
Tamam; taşınmak, yeni sağlam binalar yapmak olası bir depremde yaşamları kaybetmemek için bir önlem de geçmişe bakalım. İlçede on bin bina risk altındaymış. Peki, arkadaş bu binaların çürük yapılmasına kim izin verdi? Ayrıca sadece Gemlik mi risk altında?
Bunu da bırakalım, Marmara depreminden yana yaklaşık 20 yıl geçti, nerelerdeydi karar vericiler bugüne kadar? Üstelik taşınma işi beş yıl sürecekmiş, bari bir işe başladınız eliniz çabuk tutun. Deprem bu, ne zaman vuracağı belli olmaz.