Duyarsız olmayın!

Madde bağımlılığı ülkelerin kanayan yarası. Uyuşturucu maddelerinin kullanımı çocuk yaşlara kadar düştü. Kullanıcılar sadece varoş kesimlerden değil her türlü sosyal çevreden insanlar uyuşturucu tuzağına düşebiliyor.

 

Madde bağımlılığı ülkemizin ve dünyanın en büyük problemlerinden bir tanesi. Son dönemlerde uyuşturucu maddeler tüm dünyayla birlikte ülkemizde de büyük artış gösterdi. Devletimiz her ne kadar bu konuda önlem almaya çalışsa da tamamen sonlandıramıyor.
Sosyolog Ziyne Özay ile çağımızın en büyük sorunlarından birisi olan ve kullanım yaşı çocuk değimiz seviyelere düşen madde bağımlılığıyla ilgili söyleşi yaptık.

Özay “Devlet bu konuda çok şeyler yaptı. Kimse yapmadı diyemez ama yeterli olmuyor. Bunun için ayrı bir bilim oluşturulmalı hem emniyet açısından hem eğitim açısından. Tabi ki devlet şunu yapsın tamamen bitirir diyemem. Ama çok büyük çaba harcanması gerekli” diyerek konuya dikkat çekti.

Sosyolog Ziyne Özay madde bağımlılığı ile yaptığımız söyleşiye şu sözlerle başladı; “Yaklaşık iki yıldır madde bağımlıların tedavisi ile ilgileniyorum. Nedeni ise yıllarca hastanede çalıştım. Aynı zaman da radyoloji teknikeriyim. Çalıştığım bir hastanede madde bağımlılarının tedavilerini gerçekleştiriyorlardı. O günlerde sosyolojiden mezun olmamıştım. Tedavinin düzgün bir şekilde yapılmadığını gördüm. Daha sonrasında bu işi daha güzel yapabileceğimi anladım. Birçok araştırmalar yapmaya başladım. Eskiden madde kullanan insanlar üzerinde yapılan deneylere kadar araştırdım.”

Özay; “Madde satılan yerleri il ilçe her yeri gezdim. Kullanıcıların neden kullandıklarını satıcıların neden sattıklarını her şeylerini ayrıntılı bir şekilde inceledim. Çünkü insanlara yardımcı olmayı seviyorum. İnceleme sonun da fark ettim ki insanların kafasındaki hep varoş kesim kullanıyor havası yanlış. Aslında öyle değil bunu zengini de kullanıyor fakiri de kullanıyor. Profesör de kullanıyor doktorda kullanıyor bunun sınırı yok” dedi.

Madde kullanım yaşı çocuk diyebileceğimiz yaşlara düştü

Sosyolog Özay madde kullanım sebeplerini şu şekilde dile getirdi; “Sebep ararsanız her kullanıcının kendilerine göre sebepleri var. Ya da bunları sebep olarak görüyorlar. Sevgilisinden ayrılan var. Zayıflamak için kullanan var çünkü maddeyi kullanınca yemek yemezsin aşırı bir şekilde zayıflarsın. Dayısı, eşi, sevgilisi alıştırmıştır. Ya da bir maddeye başlamıştır o artarak farklı maddelere geçiş yapan var. Madde kullanımın yaşı 9-10 kadar düştü. Basit maddelerle başlayıp daha da büyüyen bir süreç bu.

16 yaşın da bir hastamız vardı ve 6-7 yıldır kullanıyordu ve bu hasta bir kız çocuğuydu. Kızların maddeyi bırakması daha zor. Nedenini ben kendimce şu şekilde gördüm. Bu maddeler çok pahalıdır. Bir erkek parası yoksa çalar çırpar ama belli bir yere kadar. Ama bir kadın kendi bedenini kullanarak madde temin edebildiği için madde sürekli elinin altında olur ve bırakma durumuna pek yaklaşmaz. Bence kadınlar bu konuda erkeklere göre daha iradesizler. Bu konuda gerçekten öyleler çünkü istedikleri kadar madde bulabiliyorlar.

Kullanıcıların birçoğu da sadece meraktan başlayabiliyor. Birçok hastada ya anne babasından birisi ölmüştür. Anne babası ayrıdır ailede büyük bir etken bu maddelere başlaması safhasında. Aile etkeni tedavi sürecinde de ortaya çıkıyor. Hastanın ailesinin yanında olduğunu hissetmesi lazım aile desteği olmazsa tedavi sonrasında maddeye tekrar başlama ihtimali yüzde 90” diyerek aile etkenine dikkat çekti.

Özay; “İnsanlar madde bağımlısı dediğinde korkuyorlar. Çok kötü insanlar olduklarını düşünüyorlar. Aslında değiller bu hastaların aslında ilgiliye ve sevgiye ihtiyacı var. Tedavi sürecinde ilgi bekliyor maddeye başlama kısmında da ilgi bekliyorlar ve birçoğu ilgisizlikten madde kullanıyor.

İnsanlar bu gibi maddelere gelende bir boşluk yaşadığında başlar. Bu alkol olur uyuşturucu madde olur. Birçok insan bu maddelerle nasıl mücadele edileceğini nasıl tedavi edileceğini bilmiyor. Bazı hastalarımı akrabaları alıştırmış. Sokaklarda günlerce evine gitmeyen kızlar var. Bu kızlar hala tedavi olamadı mesela çünkü bir şekilde bu maddeye ulaşabiliyorlar” diyerek kadın hastaların tedavi olmada zorlandığına dikkat çekti.

Özay; “Bir hastamın yaşadığı bir hikayeyi anlatayım. Adam madde kullanıyor artık satacak bir şeyi kalmadığı için kendi karısını madde satan kişilere bırakmış. İşte karım sizin bana madde verin diye. Bu tarz olaylarda olabiliyor.”

Madde bağımlılığına karşı eğitim verilebilir

Sosyolog Özay madde bağımlılığı ile ilgili eğitimler verilebileceğini söyleyerek şu ifadeleri kullandı; “ Geçtiğimiz günlerde bu madde bağımlılığı ile bir kongre düzenlenmiş. Benim bile haberim yoktu işin içinde olan benim ben bilmiyorsam hastalar nasıl ulaşabilecek. O kongreler düzenlenir oraya üst düzey yetkililer gider. Madde bağımlıları oraya gitmez bile ve böyle haberler ne televizyonda paylaşılır ne gazeteler de ben bu güne kadar pek karşılaşmadım. Aslında birçok insan bilinçsiz ve böyle bir şeyin tedavisi olduğunu bilmiyor.”

Özay; “Bunun eğitimi verilebilir. Bazen narkotik şube okullarda anlatıyor. Ama yeterli değil bu zaten hepimiz biliyoruz. Nasıl kötü olduğu anlatılmamalı zaten kötü olduğunu herkes biliyor. Kullanan insanlara projeler uygulanmalı. Tedavi amaçlı devlet kurumları var. Ama yetersiz birçok insan sıra bekliyor. Bu maddeyi kullanan insanların o günü bile onlar için son olabilir. O yüzden daha büyük kurumlar daha büyük hastaneler açılmalı. Bu insanların büyük bir ilgiye ihtiyaçları var. Orada yapılacak işlemler ilgi ve bilinçli insanlar tarafından yürütülmeli. Hala birçok ilde AMATEM yok.”

“Devlet bu konuda çok şeyler yaptı kimse yapmadı diyemez ama yeterli olmuyor. Bunun için ayrı bir bilim oluşturulmalı hem emniyet açısından hem eğitim açısından. Tabi ki devlet şunu yapsın tamamen bitirir diyemem. Ama çok büyük çaba harcanması gerekli . Kolluk kuvvetleri bu işi önlemek için daha sıkı denetim yapmalı, ortadan kaybolan bizim insanlarımız oluyor.”

Okullarda yaş guruplarına göre dersler verilmeli

Özay; “Eğitim ve okullar açısından bakıldığında her öğretmen öğrencisini takip etmeli bunu da yapabilirler. Madde kullanan insan çok çabuk fark edilir. Okullardaki rehberlik öğretmenleri yeterli olamıyor. Okullarda bu konular için bir psikolog bir sosyolog görev almalıdır. Öğretmenler çocukları ilgili ve alakalı bir şekilde çocukları bilinçlendirilmeli ve kesinlikle madde bağımlılığıyla ilgili en azından ayda bir bile olsa ya da hafta ta bir ders verilmesi ve bunun çocuklara anlatılması gerekli. Bu dersler yaş guruplarına göre farklılık gösterilmeli ilkokul gurubuna anlatılıyorsa farklı anlatılmalı ortaokula farklı lise ve üniversite gençlerine farkı bir şekilde anlatılmalı. Üniversitelerde bununla ilgili seminerler verilmeli” diyerek eğitim kurumlarının neler yapabileceğine dikkat çekti.

Tedavi sürecinde aile çok önemli

Özay; “Aileler neler yapmalı madde ile mücadele etmek için en büyük etken ailelere düşüyor. Garip gelebilir ama ben her zaman şunu söylerim herkes çocuk sahibi olmayacak. Çünkü çocuğun iyi bir yaşantısı olmuyor. Zannediyorlar ki çocuğu dünya ya getirince her şey bitiyor. İlgilenmedikten sonra çocuğun bir anlamı yok ki. Şuna her zaman karşıyım. Dayak ile terbiye olmaz bu maddeler öyle çabuk içilip eve gidilecek maddeler değil. 9 yaşındaki bir kız çocuğu evden çıkıp bu maddeyi kullanıp saatler sonra eve normal bir şekilde gelebiliyorsa o ailede bir sıkıntı vardır zaten” diyerek ailelerin çocuklarıyla ilgilenmesini dile getirdi.

Özay; “Bu konular ile ilgili önce aileyi eğitmek lazım. Aile danışmanlarından kesinlikle destek alınması lazım daha sonra çocuğun tedavisi uygulanmalıdır. Devlet hastanelerine aile danışmanları konulması lazım çünkü herkesin parası yok. Tedavisi yapılan bağımlının takip edilmesi gerekli burada en büyük görev ailelere düşüyor. Hasta taburcu olduğunda hala tedavisi sürer tedavi hastane de bitmiyor. Sonrasın da tekrardan başlamaması için insanların sosyal hayatlarının değişmesi lazım.

Maddenin kullanıcının vücudundan atılması için tedavi sonrası 5-6 aya ihtiyacı var. Hasta o günden sonra 5 yıl madde kullandıysa o beş yılı silip daha öncesine gitmesi lazım. Hastalar spora gidecek bu kesinlikle şart çünkü tedavi sürecinde kasların kuvvetli olması gerekli. Ormanlık açık hava çok önemli, mesela bir köpekle uğraşsınlar. Köpekle uğraşmak çok iyi gelecek. Tedavi sürecinde maddiyat çok önemli ve şuanda insanlarda para yok. Paraları olmadığından tedavi olamayan insan çok. Çoğu ilde AMATEM yok. AMATEM olsa da tesisler yeterli değil. Hastalarla birebir ilgilenilmesi ve gerekli tesisleri yeterli hale getirilip hastalara sahip çıkmak gerekli” diyerek ailelerin devlet kurumları tarafından bilinçlendirilmesine dikkat çekti.

Toplumun bu insanlara sahip çıkmalı

Özay Toplum neler yapmalı sorusuna şu şekilde cevap verdi; “Toplumun bu insanlara sahip çıkması lazım ve bunu hiç yapmıyor. Kullanan insanlardan korkuyorlar. Madde kullanan insan kötüdür algısını yıkamıyor. Madde kullanan insan tedavi sürecinde değerlidir. Niye adam sana muhtaç ilgiye ihtiyacı var. O insanları topluma kazandırmaya çalışmalıyız. O insanı kazanmak için öncelikle onlara yardım edecekler. Tedavi sürecindeki hastalar için maddi durumu kötüyse kampanyalar düzenlenebilir. Toplumun her kısmını bilgilendirmek gerekli. Toplum tedaviden sonra bu insanları kazanarak sosyal hayata ve çalışma hayatına sokmalı.”

Toplumun madde bağımlılığı hakkında gerekirse diyanet İşleri Başkanlığının da devreye girmesini dile getiren Özay; “Diyanet bu konuda madde kullanımı ve kullananlarla ilgili hutbe ve vaaz vererek insanları bilinçlendirmesi gerekli. Eğitimciler gibi diyanet görevlileri de insanları bilgilendirmek için çalışmalar yapabilir” dedi.

Madde bağımlılığı hakkında ciddi çalışmalar yürüten Sosyolog Ziyne Özay İnsanlara sonsöz olarak şunları söyleyebilirim. Parası olmadığı için tedavi olamayan çok insan var ve bu insanlar ya ölecek ya tedavi olacak. Bu insanlara destek olabilmesi için destek verilmesi lazım. Normalde bu tedavi 1 yıldır. Hastanın durumuna göre 5 ay ya da 6 ayda sonlandırabiliyoruz. Tedavinin özel hastanelerde ilk başlangıç ve yatış işlemleri 3- 4 bin lira gerekli bu sadece başlangıç. Zaten madde kullanan çoğu insanın sigortası yok. Toplumun devlet kurumlarının ve ailelerin madde bağımlılarının tedavisi için bir şeyler yapıp tedavilerini sağlaması gerekli.