Her yer karnaval olsa…

116

Savaşlar ve terör yerine karnavallar yaşasak keşke… Hiç değilse ölüm ve yıkım yaşamazdık. Almanya’da Sokak karnavalı başladı. Her şehir kendince hazırladığı şovunu sunuyor halka, göz alıcı kıyafetleriyle.

Eskiye nazaran özellikle kadınların katılımı yoğun.
Ama 200 sene öncesine kadar kadınların karnavala katılımı söz konusu değildi. Kadınlar çalışırken sokaklarda sabahlara kadar eğlenmek sadece erkeklere mahsustu.
Kadınlar çalışmak zorundayken erkeklerin karnaval eğlencelerinde sabahlara kadar eğlenmesinin haksızlık olduğunu düşünen bir grup kadın duruma el atmaya karar verdi.

Karnavalın açılış günü iş bırakan kadınlar karnavala katılmaya başladılar. Festivalin açılış günü de direnen kadınların bir sembolü haline geldi.
Her sene festivalin açılış gününde, Kadınlar Komitesi’nin seçtiği “çamaşırcı prenses” önderliğinde bir grup kadın sembolik olarak bir binayı işgal edip erkeklerin iktidarına son veriyor.
Ancak erkeklerin iktidarının sembolik de olsa sona erdiğini gösteren tek eylem işgal değil.

Kadınlar aynı zamanda ellerindeki makaslarla başta patronları olmak üzere kravatlı erkeklerin kravatlarını kesiyorlar.
Bununla beraber artık kadınlar erkeklere bir mesaj vermiş oluyor.
Kısaca erkeklerin yalnız eğlenmesine karşı çıkıp ” biz olmasak çamaşırlarınızı kim yıkar” tepkisiyle yola çıkan kadınlar, aynı zamanda erkeklere, “biz de sizin gibi eğlenmeyi hak ediyoruz” mesajını vermişler.

Şimdi sokaklarda hep birlikte eğleniyorlar.
Tabii çocukluğumuzda Almancı komşularımızın abartarak anlattığı, kimin eli kimin cebinde şeklinde değil.
Elbette her eğlencenin ardından dozunu kaçıranlar olabilir ama öyle anlatıldığı gibi hikayeler şehir efsanesi bence.
Şu gözü dönmüş dünyada her yerde karnaval olsa keşke…