İşsizlik rakamları geldi, Aralık ayında yüzde 12,7’ çıktı, işsizler ordusuna 668 bin kişi daha katıldı, kayıtlı işsiz sayısı 3 milyon 872 bine ulaştı.

“Biz böyle olacağını biliyorduk, onun için milli istidam seferberliğini başlattık. Bu seferberlikten iş bulanların sayısı 250 bin” denildi. Ama geri kalan kayıtlı 3.5 milyon, bir bu kadar da kayıtsız işsize nasıl iş vereceğiz diyen işverenin kafası karışık

Yeni yıl zammı iki ayda enflasyonla buharlaştı, bilumum bakliyat yok oldu, “ne yiyeceğiz?” diyen mutfaklar karışık.
Dünya âlem işi gücü bırakmış; ABD’de faizler ne olacak, dolar, euro uçuşa geçer mi diye sağa sola bakıyor. “Piyasalar zaten bu dalgalanmayı satın aldı. Bir şey olmaz, dolar düşer” açıklamalarına “dolar 4 lira olur mu? diye kıvranan dövizcinin kafası karışık.

Bizim Merkez Bankası faizleri artıracak mı yoksa “faiz artırmada ne yaparsan yap” tembihiyle işi yine yan faizlerle, geç likitlide penceresi, tenceresiyle götürecek mi? Merkez’in de bankacının da kafası karışık..

Referandum var, bir ay kalmış güvenilir, geniş kapsamlı bir anket ortaya çıkarılamıyor. “Demek ki hayırcılar önde yoksa evetçiler, geçmişte olduğu gibi yer gök inletir, algı operasyonlarının kralını yaparlardı” fısıltıları kulaktan kulağa yayılmış, kimseden tık yok. Anketçilerin de kararsızların da kafası karışık.
Bir köşe yazarı, “bu Hollanda krizi referandumda evet oylarını patlattı, hayır rüzgarı tersine döndü” diye yazıyor. Aynı gazetenin kıdemli yazarı “arkadaş sen nereden biliyorsun bu hayır rüzgarının bir gecede tersine döndüğünü gösteren; kriz yaşanırken, bakanlar polis kuşatmasında beklerken, anı anına yapılmış anket filan mı var? diye yerin dibine sokuyor. Yazarın da çizerin de kafası karışık.

Hollanda kriz patladı, Avrupa “bu Türkler Suriyeli çobanları bize gönderirler mi? diye korkmaya başladı, Sarı kafalar karışık.
Anayasa değişikliği maddelerini anlatırken bir defasında yanlış yorumlayan muhalefet liderine “ne dediğini bilmiyor, gaf üstüne gaf yapıyor” diye meydanlar inletildi, “gülme komşuna gelir başına “ misali kendileri de benzeri gaf yapmaya başladılar. Atılan nutuklar da karışık.

Çalışanlara “tasarruf etsinler” diye bireysel emeklik zorlaması getirildi. Daha ilk ay dolmadan iki milyon insanın yarısı “aydım, caydım” dedi. Zorunlu işlerde kafalar karışık. KOBİ’lere 50 bin lira kredi denildi, 460 bin işletmeden 60 bini kredi alabildi, diğerleri, vergini, SGK primini öde gel denildi, bu nasıl iş dedi, KOBİ işi hobi işine döndü, tezgâhlar karışık.
Nereye baksan, neye dokunsan, ne yazsan karışık. Hepsi hayırlara vesile olsun.