Adana’da 4 yıl önce oğlunu rahatsızlığı nedeniyle kaybeden Gazeteci Kemal Yücel, geçtiğimiz Pazar günü çocukların sağlığı için kök hücre, kan ve organ bağışlarına dikkati çekmek amacıyla İstanbul’a kadar bisikletle pedal çevirmeye başlamıştı. Zorlu bir yolculuktan sonra Ankara’ ya ulaştı.

6 yaşındaki oğlu Ali Utku Yücel’i 28 Şubat 2013 tarihinde beyin tümörü yüzünden kaybeden Gazeteci Kemal Yücel, kurduğu “Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği” ile pek çok lösemi hastası çocuğun hayata tutunabilmesi için pedal çeviriyor.

Geçtiğimiz Pazar günü bisikleti ile kök hücre bağışına dikkat çekmek için Adana dan İstanbul’a yola çıkan Yücel Niğde, Kayseri ve Nevşehirin ardından Ankara duragına vardı.
Geçtiği illlerde lösemili çocuklar için kök hücre bağışını anlatan Kemal Yücel hastanelerde yatan çocuklara da oyuncaklar dağıttı. Yücel “ çocukların yaşama tutunması için kök hücreye ihtiyacı var. Bizlerde tek tek yolda insanları durdurarak insanlara kök hücre bağışının önemini anlattım” diyerek Ankara Güven Park’ta kurulan Kızılay kan alma aracında yaptığımız söyleşide yolculuğunu ve amacını siz okurlarımıza şu şekilde anlattı;

Yücel “Lösemi hastası çocukların hayata tutunabilmesi için ilik nakline ihtiyacı var. Bende her pedal bir umut olsun diyerek Adana’dan yola çıktım. Yolculuğun finali İstanbul 20 günde İstanbul’a ulaşmayı hedefliyorum. Bu program çerçevesinde Adana’dan itibaren ilk programı Niğde Ulukışla ilçesinde yaptım. Niğde de güzel sonuç aldık hem belediye başkanımız, hem kaymakamımız da ve başsavcımızda programa destek verdi. Onlarda kök hücre örneği verdi. Ulukışla halkı da kan örneği verdiler.

Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği
Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği

Ardından Niğde, Nevşehir, Kayseri illerine gittim. En son Hacıbektaş ilçesine uğradım ardından da Kırşehir üzerinden Ankara’ya geldim. Geçtiğim yerlerde yalnızca kök hücre bağışı yaparak günümüzü bitirmedik. Evet, çocukların yaşama tutunması için kök hücreye ihtiyacı var. Bizlerde tek tek yolda insanları durdurarak insanlara kök hücre bağışının önemini anlattım. Nasıl kök hücre bağışı yapıldığını anlattım.

Toplum bu konuda gerçekten bilinçsiz, bilende yanlış bilgilere sahip bilende yanlış biliyor. Ağır bir cerrahi operasyon yaşayacaklarını zannediyorlar” dedi.

Kök hücre bağışını insanlarımızın yanlış bildiğini dile getiren Kemal Yücel sözlerine şöyle devam etti ; “Kök hücre bağışı günümüz tıp teknolojisinde artık kolaylaştı. Yalnızca kan bağışı ile yaparak kandan kök hücre ayrıştırılıyor. Ayrıştırılan kök hücre hastaya naklediliyor ve hasta sağlıklı bir şekilde yaşamına devam ediyor. Bir ünite kök hücre şeklinde kan alınıyor. Kandaki kemik iliğini besleyen hücreler ayrıştırılıyor. Normal kan donöre geri veriliyor. Bu donörün sağlığını olumsuz yönde etkilemiyor. Aksine hücre yenilenmesini yaşadığınız için vücudunuz bir anlamda yenilenmiş oluyor. Öte yandan check-up yapılıyor”.

Yücel “Bu gün ekonomik yönden düşündüğümüzde bir hastaneye gittiğimiz de Check-up için para vereceğiz. Ama bir hastanın hayatını kurtardığınız için devlet diyor ki senin sağlığın benim sorumluluğumda bunları tamamen ücretsiz yapıyor. Tabi ki en önemli boyutu insan hayatı kurtarmaktır. İnsanlara bunu anlatıyoruz ve insanlarda olumlu dönüşler yapıyor. Birlikte Kızılay kan alma noktalarına gidip kan bağışı yapıyoruz. Önceden duyuru yaptığımız şehirlerde gönüllü dostlarımıza bu gün burada da olan bisikletli dostlarımız la birlikte bir arada olup kök hücre örnekleri veriyoruz”.

Gazeteci Kemal Yücel Yolda ilginç hikâyelere rastladım dedi ve yolculuk sırasında karşılatığı yürek burkan hikayeleri anlattı. “Örneğin Niğde den yola çıktığımda Kayseri’ye giderken. Yollarda meyve satan esnaflar var. Kayseri girişinde bir esnafın yanına uğradım. Dinlenirken nereden gelip nereye gittiğimi sordu. Neden böyle giyindin dedi bende amacımı anlattım. Eşini lösemiden kaybetmiş.

Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği
Mavi Çocuk Utku Umut Işıkları Derneği

Keşke daha öncede benim karım hastayken sizin gibi insanlar olsaydı da şimdi benim karım hayatta olabilirdi dedi. O bir kayıp yaşamış dramatik bir andı ağladı ağladık. İnsanlar yarası olduğu zaman başına geldiği zaman kök hücrenin ilik bağışının önemini biliyor. Başımıza gelmesine bir can kaybı yaşamamıza gerek yok. Biz bu gün bu etkinlikle istiyoruz ki çocuklarımız hayatta kalsın sizlerde başınıza gelmeden bir hayat kurtarın diyoruz. Çok değil ömrünüzün dört saatini vereceksiniz bir yaşam kurtaracaksınız. Sizin verdiğiniz dört saatle bir çocuk hayata tutunacak”.

Kemal Yücel “Hacıbektaş da bir başka hikâye yaşadım Hacıbektaş’a girerken bir araç durdurdu. Ne yapıyorsun nereye nereye gidiyorsun dedi. Arkandaki yazı dikkatimi çekti amacın nedir diye sordu. Ben kök hücre bağışı için yollara düştüğümü söyledim. Adam ilik bulamadığı için üç gün önce bebeğini kaybetmiş. Ben şimdi kızımın mezarına gidiyorum. Kendisinin de bu konuda çalışma yapmak için seferber olacağını söyledi. Keşke insanlar bu konuda bilinçli olsa ilik bağışı yapsa benim kızımda şimdi kollarımda olurdu dedi” .

Karşılaştığı hikayeleri dile getiren Yücel ardından aslında yapmak istediklerini şöyle dile getirdi; “O adama ne söyleyebilirsin evet onun kızı yaşamını yitirdi. Diğer hayatları kurtara biliriz. Yaşam bizim damarlarımız da bu hastalara hayat verebiliriz. Çünkü hastane odasında çaresizce beklemek Dünyanın en dayanılmaz acılarından bir tanesidir. Derdinize derman olacak kimseyi bulamıyorsunuz çünkü o insan sizden çok uzakta. Evet, hasta ya da yakınları donörü bulamaz ama kök hücre bağışçısı hasta aileyi bulabilir.

 

 Öne çık hayat kurtar

Bu yüzden diyoruz ki öne çık hayat kurtar. Öne çıkarsan ben buradayım dersen hayat kurtarırsın. İnanılmaz yaşam hikâyeleri var. İnsanlar yolda durduruyor. Anadolu insanının misafirperverliği var. Evlerine davet ediyorlar. Derdimizi amacımızı anlattığımız da çok sıcak karşılayıp yardımcı olmaya çalışıyor. Biz ne yapabiliriz diyorlar yapmaları gerekenin sadece kök hücre bağışı olacağını söylüyoruz. Biz Ankara’ya kadar yaptığımız ziyaretlerde tam olarak 846 kişiye ulaştık. Bu 846 insan kök hücre örneği verdi”.

Yüzlerce arkadaşımız kök hücre örneği verecek

Bugün burada yüzlerce arkadaşımız kök hücre örneği verecek. Bunların içinde mutlaka eşleşme çıkacak ve çocuklarımız yaşama tutunacak. Bir çocuğun parka gittiğini evinde ailesiyle birlikte oturduğunu kardeşleriyle oynadığını ne kadar güzel bir şey değil mi ? Diye soran Kemal Yücel söyleşimize şu sözlerle devam etti;

“Evlat başkadır, şöyle düşünelim ilk anne ya da baba olacağınızda içinize çaresiz bir duygu çöker. Çocuk dünya ya gelir heyecanınız artar bir anne evladını dünya ya getirebilmek için acı çeker. Sonun da bir yavru dünyaya gelir. Evinin dünyasının hali değişir. Çocuğa ilk aşı vurulduğunda annenin babanın içi acır. Bir evlat anasına babasına sarıldığında ana bir baba kendini inanılmaz mutlu hisseder.

Düşünün ki o çocuk yok artık. Hayatınız yarım bir kolunuz bir bacağınız eksik hayata eksik devam ediyorsunuz ve bu çocukları gerçekten kurtarabiliriz. İnanın çok kolay bir şey vermiyoruz Bir şey feda etmiyoruz. Bedenimizden bir şey eksilmiyor. Yanlızca kan veriyoruz. Zaten o kanın üretim merkezi insan bunu neden yaşam kurtarmak için kullanmıyalım”.

Ankara’dan bir umut geçti

Kemal Yücel yolculuğunu Ankara durağını şöyle dile getirdi; “Ankara da ABİDAST diye bir bisiklet gurubu ve Ankara yardımlaşma güzel sanatlar gurubu karşıladı. Aştinin önünde bizi karşıladılar buradan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesine gittik. Çocuk onkolojisi ve anatomi bölümüne ve hastaneye gelen diğer çocuklarımıza oyuncaklar verdik. Çocukların mutlu olması için çalıştık. Birde servislerde muayane olan çocuklarımıza ihtiyaç duydukları bazı medikal malzemeleri hediye ettik.

Malum birçok hastanın ekonomik gücü yok. Olabildiğince karınca kararınca bu ürünleri götürerek bu çocuklarımıza hastalarımıza destek olduk. Burada Ankara Bisiklet ve Doğa Sporları derneğinin özverisi çok dikkatimi çekti. Gerçekten bu arkadaşlarıda takdir ediyorum özverili şekilde saatlerdir. Bizlerle beraber çalışıyorlar. Geldiğimizde gene boş durmadık hastaneyi ziyaret etmek ve sadece kan vermekle kendimizi sınırlamadık yolda gördüğümüz insanları tek tek durdurarak kök hücre bağışını ve önemini anlattık. O insanlarda şimdi teker teker kök hücre örneği veriyorlar umarım eşleşme olur ve bir çocuğumuıza umut oluruz” dedi.

Yücel “Son durağımız istanbul aslında gene aynı şeyleri yapacağız. Orada bizi bir kaç süprizde bekliyor. Görüşmeler yaptığımız bazı ünlülerde çalışmamıza katılacak. Ankaradan ayrıldığımda Kızılcahamam da kök hücre ve organ bağışı kampayası yapacağız. Okullar da da kök hücre ve organ bağışına yönelik resim ve öykü yarışması yapılıyor. Kızılcahamama gittiğimizde dereceye giren çocuklarımıza hediyeler vereceğiz. Hani bir söz varya ağaç yaşken eğiilir çocuklarımızı kök hücre ve organ bağışı hakkında daha okul sıralarındayken öğretmeye başlayacağız. Ardından da Bolu, Düzce, Sakarya gibi illlerimizi ziyaret edeceğiz. Buralarda da aynı kampanyayı yapıp hastanelerdeki çocuklarımızı ziyaret edeceğiz”dedi ve devam etti.

“İstanbulda da gene aynı finalimizi gerçekleştireceğiz. İstanbulda ünlü arkadaşlarımızda kampanyamıza eşlik edecekler. Onlarda kan örneği verecekler buradaki hedefimizde yaklaşık 2000 kişiye ulaşmak Anadolu yakası ve Avrupa yakasında iki ayrı noktada kan bağışı etkinliği yapacağız. Önümüzde yorucu bir yol var. Dik rampa ve yokuşlarla karşılaşacağız, bozuk yollarla karşılaşacağız.

Soruyorlar yorulmuyomusunuz evet yoruluyorum ama şu var zihnimde karşıda bir insan bizi bekliyor ben bu insana gidecem. Buna kök hücre bağışını ilik bağışını anlatacağım ve bu insan hasta bir çocuğumuzun hayatını kurtaracak. Gücümü ve enerjimi bu şekilde almaya çalışıyorum. Rahatlıkla beş günde Ankara’ya geldik. Bundan sonraki yolculuğumda bu şekilde devam edecek umarım. Kazasız belasız bitiririz” diyerek temennide bulundu.

Gazeteci Kemal Yücel lözemili çocuklar için yaptığı umut yolculuğunu gerçekleştirirken belkide gereken desteği bulamadığını şu sözlerle anlattı; “Andana dan çıkarken Seyhan Belediyesi forma desteği sağladı bisikletli guruplarımız ekipman desteği sağladılar. Ama Adana dan sonra çıktığımız yolda destek veren kurum yok yanlızca işte Ankara da bisikletli guruplar var. Kızılcahamam da Kaymakamlık ve Belediye destek veriyor. Oradaki çalışmaların hazırlıklarını yaptılar. Keşke uğradığımız uğrayacağımız tüm illerde böyle güzel bir destek olsaydı daha fazla insana ulaşmış olsaydık. Olsun hiç yoktan iyidir diyoruz. Hiç yapılmamasından sa bir kişiyede ulaşsak bizim için avantaşdır”dedi.

Kemal Yücel sonsöz olarak şu sözlere yer vererek söyleşimizi tamamladı; “Dağıttığımız oyuncakların sponsorluğu şöyle gittiğiniz şehişlerde arkadaşlarımıza çağrı yapıyoruz. Katılmak isteyen arkadaşlar yanlarında oyuncak getirirse memnun oluruz diyoruz. Oyuncak getiren arkadaşlarımız olursa onları dağıtıyoruz eksik kalan oyuncakları ben kendi bütçemden alıyorum. Umarım çocukları mutlu etmek için sponsorlar çıkar. Varsa oyuncak almak isteyen arkadaşlar bize ulaşabilir. Bir çocuğu mutlu etmek için desteklerini bekliyoruz”.