Her hayat bir romandır

0
14

“Yaşamın en bilge ve harika öğretmeni çocuklardır” diyor ,”Aile Bilgeli” yazarı Robın Sharma. Bu ünlü yazarın yazdıkları için Simyacı’nın yazarı Paulo Coelho, “Robin Sharma kitapları tüm dünyada insanların mükemmel bir hayat yaşamalarına yardımcı oluyor.” demekte.

Yazar olmak zordur ve sosyal, ekononik,siyasal, yerel, ulusal , evrensel, bölgesel , ailesel,siyasal, düşünsel ve tarihi güçlüklerle dolu bir yaşam yolunu aşarak ayakta kalmaya çalışan insanın yaşam öyküsünü kaleme almak kolay değildir.Dünya,okuyana,yazana sonsuz bir romandır.
Ünlü şair Tevfik Fikret’in oğlu Haluk’a yazdığı şiirinde ifade ettiği gibi, güçlüklerle dopdolu hayat yolunda , ellerin parça parça olacak,bağrın kan içinde kalacak)”…Haluk dinle,sevincinle! Geçeceksin yarın bu yoldan sen,/Ellerin şerha şerha,bağrı hûn…”

Dünyada , 195’i Birleşmiş Milletlere üye, bilinen 236 ülkede 8 milyara yakın insan yaşamakta. Her ülkenin kendine özgü tarihi ve coğrafi özellikleri yanında sosyal, kültürel ,ekonomik ve siyasal özellikleri ve farklılıkları bulunmakta. Yaşam tarzları, folklorik özellikleri ve yaşam felsefeleri de farklı. Bu ortamda yaşayan her insanoğlunun hayatı romanlara sığmacak denli renkli, çeşitli ve farklı. Dünyanın insan kaynağı en büyük zenginlik olarak araştırılmayı ,yazılmayı, belgesellere aktarılmayı ve romanlaşmayı beklemekte. Her romanın belli bir tema etrafında giiriş, gelişme ve sonuç bölümü bulunmakta. Tıpkı, Yaşam evreleri bulunan insan hayatı gibi. Ne kadar insan varsa o kadar da farklı kişilik vardır.Herbiri ayrı dünyaların felsefesiyle yaşar.
Yazarlık,hayatı yaşamak, bakmak ve olup- bitenleri görmek, algılamak, özümsemek, neden ve niçinlerle çözümleyerek tahlil ve tercüme etmek, yorumlamak ,kaleme almak ve sunmak ister.

En güçlü öğretici olan, yarının büyükleri çocuklar, bilgelerin bilgesidir, diyen yazar R.Sharma çok yerinde söylemiş. “Çocuktan al haberi, çocuklar hayatın gerçekleri ve dünyanın sahipleridir,” söylemleri bize çok şey hatırlatmaktadır.
Hayatın çeşitli bölümlerini gözlemlemek, algılayarak, kurgulamak ve sonra da bir edebi planla kaleme almak isteyen yazar, yaşamla bütünleşmedikçe başarılı eserler veremez.

Büyük halk bilgesi şair Yunus Emre “…Sen kendini bilmezsin, bu nice okumaktır…” diyor.Önce kendisini tanıması ve bilmesi gereken insana yol gösteriyor. İnsan, önce kendisi olacak ve özgün benliğini geliştirerek öz düşünce, duygu, fikir ve bilgilere erişecek. Hz. Mevlanâ’nın ifade ettiği hayatın “ hamdım, piştim, yandım” evrelerini aşarken taklitten uzak ,kendi özü,kişiliği,benliği ve sözüyle bütünleşmiş olması öncelikli ve öenmlidir. Taklitcilik, kopyacılık , özgünlüğü, estetiği, sözü , özü ve benliği olumsuz etkiler.
İnsan-doğa – hayat iç içe geçmiş ve birbirini tamamlayan üç değerli ve sonsuz ögedir.bunları anlatan roman sonsuzluğa erişir ve geçmişi geleceğe taşır. yaşam bir nöbettir. Nöbetini iyi tut.
Tıpkı roman gibi, hayatın da giriş-gelişmme-sonuç bölümleri bulunmaktadır. Hayat, bir tiyatro sahnesidir. Hayat tiyatrosu bir okuldur, yediden yetmişe herkes orada okur ve yaşar…