Bugünlerde kendi aracınızla yollara çıkıyorsanız, genel bilgi toplama (GBT) ve trafik hız kontrol radarını “tadabilirsiniz”. Hem de hiç ummadığınız anda. Kaçış yok.

GBT denilen sistem genel bilgi toplama veya genel bilgi tarama diye tanımlanıyor. Polisler, TC kimlik numaranızı sisteme giriyor ve deyim yerindeyse yedi sülalenize ait bilgiler her şeyi ile ortaya çıkıyor. Vergi borcunuz, varsa mahkemelerde sizinle ilgili kararlar, aldığınız trafik cezaları, özel bilgiler ekrana geliyor.
Trafik hız kontrol radarı yıllardır uygulanır. Bu konuda ciddi ilerlemeler kaydedildi, tartışmalara yol açan uygulamalar kaldırıldı, bu sistem GBT ile entegre edildi.
15 Temmuz’dan önce şehirler arası yollarda yol üzerindeki belediyelere de gelir sağlayan kameralı kontrollerin ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı. Üstelik bu sistemleri gelişi güzel yerleştiren firmaların da FETÖ’cülere ait olduğu belirlendi. Öyle ki mecburen hızlanmak zorunda kaldığınız bir yokuşu tırmanırken ardı ardına yerleştiren bu sistemlerin kazalara bile yol açtığı biliyor.

Geçen yıl buna son verildi, yerine trafik polislerinin bildiğimiz radarlı kontrolleri geldi. Eskiden polisler bir “soteye” gizlenir” görmezsiniz, uyarı yoktur, birkaç kilometre sonra durdurulduğunuzda cezayı yerdiniz, bazen budan haberiniz bile olmazdı.
Bugünlerdeki uyarı olmadan böyle kontroller yapılmıyor. Bu nedenle araç kullanırken dikkatli olmanızı öneririz. Sağınıza solunuza bakın, uyarı levhaları eskiden kalmış filan demeyin.

Uyarıyı görmediniz, hız yaptınız, kuralları ihlal ettiniz, siz istediğiniz kadar kendinizi savunun, trafik polislerinin kayıtları ne ise o geçerli. Durduruluyorsunuz. Suçunuz yüzünüze söyleniyor. “130 km hızla gidiyorsunuz”. Ehliyet, ruhsat ve ardından GBT’ye giriş. Tüm bilgiler çıkıyor. Cezanız elektrik faturasına benzer tutanak elinize tutuşturuluyor, haydi güle güle.

Şunu hemen belirtelim: Şehirlerarası yollarda yaşını başını almış deneyimli polisler görev yapıyor. Sıcak, samimi, babacan tavırlılar. Ama bir konuyu yetkililerin dikkatine sunalım. Polisler işlem yapmak için sizi yanlarına çağırıyorlar. Diyelim ki aranıyorsunuz, hakkınızda tutuklama kararı var, azılı suçlusunuz. Her an bir saldırı olabilir. Bir de üç beş kişi polis araçlarına üşüşünce tehlike daha büyük. Bir karşı direniş, istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Bu nedenle hem polislerin hem de vatandaşın güvenliği bir şekilde sağlanmalı. Büyük şehirlerde trafik polislerinin güvenliği siyah gözlüklü otomatik silahlı meslektaşlarıyla sağlanıyor ama dağ başında böyle bir şey yok. Bir azılı suçlu ele geçirilse ve bu kişi polise karşı dirense büyük sıkıntılar yaşanabilir.

Şu da var. Polisler de bazen çok ciddi hata yapabiliyorlar. Geçen yıl Antalya’dan tatilden dönen bir arkadaşımız anlattı: Konya girişinde trafik kontrolüne alınmış. GBT sorgulamasında kullandığı araç hakkında İstanbul icra mahkemeleri tarafından hacizli tutuklama kararı olduğu ve araca el koyulacağı, mesai bitimine bir saat kala icra borcunun ödenmesi halinde aracı bırakacaklarını söylemişler. Şaşkınlık, itirazlar, tartışmalar, arkadaşın ailesi de şok olmuş. Polisler biraz ikna olmuşlar, bir daha bakalım demişler, plakanın son rakamının GBT’ye yanlış sorgulatıldığı ortaya çıkmış. Tabii, özürler filan ama düşünebiliyor musunuz dağ başında yol kenarında plaj terlikleri ile kalan aileyi?

Şu da var. polisler eğer bir kişiyi GBT’de sorguluyorlarsa sonuçta ne gibi işlem yaptıklarını belirtmek zorundalar. Suçlu birini ya da trafik ihlalinden cezasız bırakmaları imkansız. Kayıtlarda bu görülüyor.
Siz en iyisi mi trafik kurallarına uyun. Her an aşırı hızdan 205 lirayı yersiniz. Bir de GBT sorgunda bazen yanlışlıkların kurbanı olabilirsiniz. Aman dikkat.

PAYLAŞ
Önceki İçerikMamak zabıtası’na yeni araç filosu
Sonraki İçerikHedef Kandil
İsmet Hazardağlı
1984 yılında çalışmaya başladığı gazetecilik mesleğinde, çeşitli haber ajansları, dergiler, gazeteler ve televizyon kanallarında muhabir ve üst düzey yönetici olarak görev yaptı. Sonsöz'de ekonomi yazıları ile sizlerle!