Referandum ne kadar çabuk yapılırsa o kadar iyi olacak… Peş peşe ortaya çıkan “evet” ve “hayır” açıklamaları; zaten gergin olan havayı iyice germeye başladı çünkü…

Bu durumun dikkat çeken bir özelliği var… “Hayırcılar” oyunun “evet” olacağını açıklayanları eleştiriyor ve onların “kişisel menfaat peşinde olduğunu” söylüyor, ama “evetçiler” faturası Türkiye’nin tümüyle parçalanıp birbirine girmesine neden olacak bir yola başvuruyor…
Örneğin bir mafya babası çıkıp “hayırcılar sokaklarda sizleri bekliyoruz” diyerek tehdit ediyor… Hatta bırakın tehdidi, duvarlara “Hayır” yazanlara silahlı saldırılar bile başladı…
Bu duruma şaşırmak, artık yeterli değil… Çünkü insanı dehşete düşürecek bir şey bu…
Çok tartışmalı biçimde de olsa, TBMM’den geçen ve onay için halka sunulmak istenen bir Anayasa değişikliği söz konusu olan. Halkın onayını kazanmanın yolunun tehditler savurmaktan geçtiğini sananlar, bu yolun sonunun yıkım olacağını göremiyor…
Başbakan ve yardımcısının “başkanlık geldiğinde, istikrar da gelecek” içerikli konuşmalarını unutmamak gerek…
…Ve “hayır” kampanyalarının ülkeyi kaosa sürükleyeceği iddialarını…
Türkiye tamamen çıldırdı ve kendini yok etmeye mi karar verdi? Yoksa kişisel menfaat peşinde olanlar iyice kaçırdı mı ipin ucunu?
Şimdiye kadar olup bitenleri gören ve bunlara dayanarak gelecekte olması beklenenleri sevinçle ve umutla seyredenlerin olduğu bir dünyada yaşadığımızı herkes kabul ediyor… Şaşırtıcı olan, referandumdan evet çıktığında bu sorunların gündemden çıkacağına fanatikçe inananların olması…
O zaman, yeni Anayasa’nın halk onayına bir an önce sunulması gerekiyor… Sadece kimin haklı kimin haksız olduğunun anlaşılması için değil bu…
Sonuç ne olursa olsun, kendimizi hala parçalanmamış bir ülkede yaşıyor olarak bulmamızın şart olduğunu unutmayalım… Ancak böylece “gelecek için bir umut var hala” diye avunabiliriz…
“İyi de; Anayasa gereği, Referandum Cumhurbaşkanı’nın onayından 60 gün sonra yapılabildiğine göre, nasıl olacak bu” diye merak mı ediyorsunuz?
OHAL’de yaşadığımızı unuttunuz mu yoksa?
Her şey bir Kararname’ye bakar!

PAYLAŞ
Önceki İçerikIsparta halısı Senir’de yaşatılıyor
Sonraki İçerikSanayi kapasite raporu azaldı
Mehmet Ali Yula
Gazeteciliğe 1965 yılında Ankara’da başladı. 1970’de Hürriyet’e geçti. 1977’da ek görev olarak İsveç Devlet Radyosu. 1991’de Nokta Dergisi. 1993’da Akis Dergisi. 1994’de Inter Star Televizyonu. 1998’de mesleği terketti. 2006’da emekli oldu.