Ana Sayfa Yazarlar Hayat tarzımıza karşı yapılan bir saldırı daha…

Hayat tarzımıza karşı yapılan bir saldırı daha…

59
PAYLAŞ

Sevgili dostlar, köşe yazarlığının en güç anlarından biri, ne yazık ki değil ülkemizde ve dünyada olan ölümlerin haberini aktarmaktır.
Ne yazık ki Ankara’da 5 ayda 3. kez elim bir saldırı ardından asıldım kalemime.
Bugün az önce Ankara’da yaşanan terör saldırısı sonucu, resmi rakamlara göre 34 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 19’u ağır, 125 yaralımız bulunmaktadır.
Bombanın, Kızılay’da yoğun kalabalığın bulunduğu Metro giriş-çıkışının ve otobüs duraklarının bulunduğu bir alanda patladığını, bir dostumdan gönderdiği görüntüler üzerine iletiyorum ne yazık ki.
Terörizmin artık evimizin önüne kadar gelmiş olduğunu, resmi makamlarca alınan yayın yasağının bir anlam taşımadığını da yaza yaza bıktım.
Resmi makamlarımız artık ne yapacaklarsa yapsınlar; fark etmez. Bu saldırı, hepimizin günlük hayatına doğrudan bir müdahale anlamı taşımaktadır.
Amaç, hepimizi günlük yaşamdan uzaklaştırarak, bir korku dünyası içinde yaşatmak ve bu sayede sözde hükümete bir ihtarda (!) bulunmaktır
Başkent Ankara’da meydana gelmiş bulunan bu üçüncü terörist hareket; açıkçası bir meydan okumanın tekrarlanması anlamına da gelmektedir. Bu saldırıyla birlikte verilen mesaj, ‘sen istediğin kadar tedbir al, ben bildiğimi yaparım’ mesajıdır ve doğrudan hükümete yöneliktir.
Hükümetin, özellikle Ortadoğu bataklığına girmesinin sonuçlarının kötü olacağını yalnız ben değil, birçok köşe yazarı ve aydın vatandaşımız ihtar etmiştir. Zamanında kenarından dönülmeyen yanlış bir dış politikanın açığa çıkmasıdır sonuçta bu saldırılar.
Beni en çok üzen olgu ise, kelimelerle ifade edegeldiğimiz ancak bir türlü yetkililere anlatamadığımız bu kavramların sonucunda vatandaşlarımızın hayatlarını kaybetmeleridir.
Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin bile, ülkemize seyahat edebilecek vatandaşlarını olası bir terör saldırısı öncesinde uyarabildiği bir hafta içinde meydana gelen bu saldırıyı, tüm hükümet yetkilileri gibi (!) ‘şiddetle kınıyorum’.
Zaten bu olayda açık bulunduğu belli istihbarat zaafı yüzünden de kimsenin istifa etmesini de artık beklemiyorum. Bu anlayış nerede be kardeşim?
Alacakları tedbirleri de esasen bileceğimiz yüksek düzeyli yetkililerin, bizi yeni saldırılarla karşı karşıya bırakmamak açısından fazla bir şey yapamayacaklarını bilmek, beni daha fazla yaralıyor.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam