Sıradanlaştı mı toprağa düşen kınalı kuzular, alıştırdılar mı ölümlere,

Başardılar mı acıyı sadece analara bırakmayı, kan kokusu almaz mı olduk,

Bu kadarmıydı direncimiz, kederde ve kıvançta bir olmak sadece laf olsun diyemi söylenmişti,

Zihinlere düşen parçalanma fikri, yüreklere mi kazındı, neden eşkiyadan himmet bekler olduk,

Politika çamuru hepimize bu kadar mı bulaştı, devleti milleti ne çabukta unuttuk,

Bir Firavun ahlaklı bizi esir edecek, parçalayacak, öldürecek, soyacak, bir hale nasıl getirdi,

Kutsallarımız yalanmıydı, sloganmıydı, efsanemiydi, neden silikleşti ve çürüdü,

Memleketin her tarafını barut kokusu sarmışken, rövanş kokusu arama manyaklığına nasıl yuvarlandık,

Suriyede, Irak’ta,  Libyada, Yugoslavyada olanlar neden bizi uyarmıyor uyandırmıyor,

Birbirimizi yenmek için her türlü yolu denediğimizde, hep birlikte yok olduğumuzu görmeyecek kadar kör olmayı, nasıl başardık,

Yoksa Kurtuluş savaşını biz yapmadık mı, yedi düvele biz karşı koymadık mı, yalanmıydı, hayalmıydı,

Kendimize sormalıyız, niye ahmaklaştık, niye çürüdük, niye paryalaştık, niye niye niye…

Vah ki vah…