Türkiye Cumhuriyetini kuran büyük önder baş öğretmen Mustafa Kemal Atatürk, “Hükümetin en feyizli ve mühim vazifesi maarif işleridir.” Diyerek, çağdaş eğitime önem ve öncelik vermiştir.

Eğitim tarihimize damgasına vuran Milli Eğitim Bakanları ,Mustafa Necati, Reşit Galip, Saffet Arıkan, Hasan Âli Yücel ve Vasıf Çınar tarihte saygı ve seçkin yerlerini aldılar.
Halkın %80 ‘nin köylerde yaşadığı ve okuma- yazma bilmediği gerçeğinden hareket edilerek öğretmen- öğrenci ve okul konularına önemli ödenekler ayrılarak yatırımlara geçilmiştir.
Cumhuriyet öncesinde 1824 ‘de başlatılan zorunlu öğretim sınırlı gayretlerle başlatılsa da sonuçlar alınamadı. Cumhuriyetin ilanını takibeden yıllarda 1924 yılında ünlü eğitimci pedagog J.Dewey’in verdiği rapor dikkate alınarak, eğitime büyük bir hız verildi.. Peşpeşe açılan okullar, yetiştirilen öğretmenler ve uygulamaya konulan projelerle çağdaş bir toplum ve ülke yaratmak için akıl, bilim ve teknoloji yolunda atılımlar yapılmıştır.
1933-34 ders yılında durum şöyle idi: Şehirlerde 1.192 ilkokul, 6851 öğretmen, 254.517 öğrenci, köylerde 4999 okulda 6.851 öğretmen ve 313.169 öğrenci okutulmuştur.Hergeçen gün bu sayılar hızla artmıştır. Yaklaşık 40.000 köy bulunmaktaydı. 32.000 köyün her birinde nüfus 400’den azdı. 8.000.000 civarında insanın barındığı bu köylerde toplam nüfusun 1.500.000 ‘i bulan 3000 köy, okul yüzü görmemiş yerlerdi.
ilköğretimi yüzde yüz gerçekleştirmek için yeni hamleler yapıldı. Bir yanda örgün eğitim okullarda yapılırkan yaygın olarak halk eğitimi için okuma-yazma seferberliği başlatıldı. Millet Mektepleri Baş öğretmeni Atatürk’ün, önderliğinde yurdumuzun dört yanı okul haline getirildi. Millet mektepleri, halk evleri, halk okuma odaları, gece kursları ve meslek kursları yaygınlaştırldı.Halkın yüzü güldü.
1940 yılında 17 Nisan tarihinde , Hasan Âli Yücel’in Maarif Vekilliği zamanında çıkan 3803 sayılı kanunla uyularak yurdun dört bir yanında yepyeni esaslara göre Köy Enstitüleri kurulmaya başlandı.
Türkiye köylerinde ilköğretim davasını planlı, yaygın ve etkin bir şekilde kısa bir sürede halletmek amacıyla 20 Köy Enstitüsü açıldı.Bu başlangıç ilköğretimde bir dönüm ve dönüşüm noktası olarak kabul edildi.
Köy Enstitülerinin mimarı ve babası olarak anılan Genel Müdür İsmail Hakkı Tonguç, yaptığı ayrıntılı açıklamada şunları ifade etmiştir:
“Köy Enstitülerinin temel taşını, modern pedagojinin ortaya koyduğu yaratıcı iş teşkil eder.” ” Köy Enstitüleri,Köy öğretmenleri ile köye lüzumlu olan diğer mesleklerin erbabını, iş eğitimi ilkelerine uyarak yetiştirmek amacıla zıraat işlerine elverişli arazisi bulunan yerlerde bölge müessesi olarak açılan, öğrencisi köyden alınan ve yatılı bulunan eğitim kurumlarıdır.”
Milli Eğitm Bakanı olarak, Türk eğitim tarihine damgasını vuran ve 26 Şubat 1961 ‘de aramızdan ayrılsa da öğrencilerin, öğretmenlerin,siyasetçilerin ve tüm halkımızın gönlünde yaşayan Hasan Âli Yücel’i, rahmet ve minnetle anıyoruz. Eğitime büyük hizmetler vererek eğitim tarihine geçenler unutulmazlar.

PAYLAŞ
Önceki İçerikKulak çınlamasını dikkate almalısınız
Sonraki İçerikStockholm Büyükelçiliği’nden kültür atağı
Yahya Aksoy
Yozgat Boğazlıyan'da doğdu. İlk ve orta öğrenimi takiben iki ayrı fakülteden ve Askeri Akademiden mezun oldu. MEB , Kültür ve Turizm Bakanlığında üst düzey yönetici ve genel müdür olarak görev yaptı. İngilizce bilen, şair ve "Tarihi İpek Yolu" kitabı yazarı, evli ve üç çocuğu bulunan Aksoy, Ankara'da yaşamaktadır.