ŞANLIURFA’da, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ziyaret ettiği tarihi Harran ilçesinin simgesi kümbet evlerin korunması için çalışma başlatıldı. 1992 yılında 900 olan kümbet ev sayısı, aradan geçen 25 yıl içinde koruma eksikliği ve betonlaşma nedeniyle yapılan yıkımlarla 200’e düştü.

Tarihi kalesi ve dünyada kurulan ilk İslam üniversitesiyle bilinen Harran’ın simgesi kümbet evlerin betonarme yapılara yönelenler tarafından boşaltmasının ardından yıkımına başlandı. 1992 yılında sayısı 900 olan, yazın serin, kışın ise sıcak tutmasıyla yöre halkının vazgeçmediği kümbet evlerin büyük bölümü, 25 yıllık süreçte bakımsızlıktan yıkıldı. Tarihi ilçeyi çevreleyen ve Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından birinci derece sit alanı ilan edilen sur alanı içindeki kümbet evlerin arasına inşa edilen betonarme yapılar ise belediye tarafından yıkıldı. Son 3 yıl içinde Harran Belediyesi sur içerisindeki bölgeye kaçak olarak yapılan 12 beton yapıyı, Kültür Varlıklarını Koruma Müdürlüğü’nün tespitinin ardından yıktı. Bazıları sahipsizlikten bazıları ise boşaltılmasının ardından bakımsızlıktan yıkılan ve şu an 200 kümbet ev bulunan ilçedeki tarihi yapı sayısının giderek, azalması nedeniyle belediye harekete geçti.

‘ÇOK CANLI BİR YAŞAM VAR’

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, nüfusu artarak, büyüyen ilçedeki tarihi yapıların korunması için Kent Tasarım Projesi’nin başlatıldığını belirtti. İlçede yapılacak yapıların, birinci derece ilan edilen sit alanında yer alan tarihi dokuyla uyum içinde olması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, şunları söyledi:

“Harran’da 600, 700 ve 800’üncü yıllarda çok gelişmiş bir medeniyet olarak hizmet edilmiş. Çok önemli ölçüde bilim insanları yetişmiş. Medeniyet o yıllarda atalarımız tarafından çok ciddi derecede ilerlenmiş. Biz sur içerisindeki alanı iyi muhafaza etmemiz, korumamız lazım. Surun dışında bir yaşam var. Sonuçta bir ilçe; halkın günlük yaşamı var, ihtiyaçları var, nüfus artıyor, konut ihtiyacı çıkıyor, sosyal ve kültürel donatı alanları ihtiyacı ortaya çıkıyor, eğitim ve sağlık alanlarına ihtiyaç duyuyor. Çünkü çok canlı bir yaşam var. Bunu bildiğimiz için sur içerisini tamamıyla birinci derece sit alanı, dışı da ikinci derecede olan ve üçüncü derece sit olmayan alanlar var. Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu’ndan da görüş alarak şehrin Koruma Planı’nı yaptık. Daha sonra şehrin Uygulama İmar Planı’nı geçip bitirdik. Bu kez koruma ve uygulama planımızı gösterecek bir siluet çalışması, profesyonel çalışma gerektirdiğini düşündük ve Kent Tasarım Projesi’ni ihale ettik. Şuan çalışma var. Yoğun çalıştaylar yapılıyor. Yani Harran’ımızın, Ulu Cami’nin, kalelerimizin ve rasathanenin mimarisi nedir, kale etrafında oluşabilecek mimari nasıl şekillenmeli, yükseklik ve tipi ne olmalı, görsellik nasıl olmalı, tasarım nasıl şekillenmeli? Bunların hepsi, oradaki yerel Belediye Başkanlığımız, Kaymakamlığımız, üniversitemiz, GAP Kalkınma İdaresi Başkanlığımız ve Büyükşehir Belediyesi’ni işin içerisine katarak ve geniş bir kadroyla birlikte çalışıyor.”

‘TARİHİMİZİ DE YAŞATACAĞIZ KENDİMİZ DE YAŞAYACAĞIZ’

Kültürel miras olarak bırakılan eserlere sahip çıkıp, korumayı amaçladıklarını söyleyen Başkan Çiftçi, “Harran’da olabilecek her türlü yapı hiç bir zaman oradaki medreseyi, Ulu Cami’yi, rasathaneyi, kaleyi gölgelemeli. Onunla uyumlu olmalı. Biz dahi Büyükşehir Belediyesi olarak ihtiyacı karşılaşacağız ama mimari malzememizi seçmemiz lazım, tasarımı iyi yapmamız gerekiyor. Tarihimizi de yaşatacağız, kendimiz de yaşayacağız. Tarihle iç içe yaşamayı, korumayı, kollamayı, geliştirmeyi bilip öğrenmiş olacağız” dedi.

Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz ise kümbet evlerin tuğla ve topraktan yapıldığını, bakım ve onarımı yapılmayınca yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Tarihin yok olmasına müsaade etmeyeceklerini ve kümbet evlerin korunması noktasında çalıştıklarını vurgulayan Başkan Özyavuz, “Mevcut evlerimizin bakım ve onarımını içinde yaşamını sürdürenlerin yapması gerekiyor. Şu anda yıkılma riski bulunan evleri koruma altına alacağız. Bu noktada Şanlıurfa Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Harran Belediyesi ile Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın yaptığı çalışmalar var. Yıkılan veya aynı tehdit ile karşı karşıya kalan evleri satın alarak restorasyon ve onarımını yaparak kültürel hizmete sunacağız. İlçemizdeki tüm evleri aynı şekilde koruyarak gelecek nesillere ulaştırma noktasında tarihe olan sorumluluğumuzu yerine getireceğiz” diye konuştu.