Türkiye’de siyaset arenası ciddi sürprizlere gebe gibi görünüyor…

Giderek artan terör olayları ve şu anda TBMM’de ele alınmış olan Yeni Anayasa Taslağı üstündeki tartışmalar, dozu giderek sertleşen bir havaya bürünmüş halde. Sadece siyasetçiler değil, sıradan insanlar bile; fikirlerin uyuşmadığı kişileri “terörist” diye tanımlaya yatkın halde.

…Ve herkes aslında sorunlara başa çıkmanın birlik ve beraberlikten geçtiğini söylediği bir anda oluyor bu…

Getirilmeye çalışılan başkanlık siteminin sihirli bir değnek gibi tüm sorunları çözeceğini söyleyenler ile amacın “mümkün olduğu kadar iktidarda kalacak bir tek adam rejimi sağlamak olduğunu savunanlar “fikir savaşı(!)” da; özlenen birlik ve beraberliği olanaksız hale getiriyor…

Tam da bu ortamı yaşarken, Cuma günü gazetelere çok ilginç bir haber düştü, Önce bir bakalım, neydi o haber:

“Esenler Belediyesi Kültür İşleri Müdürlüğü’nün düzenlediği “Torunun Dilinden Kösem Sultan” programında güncel konulara değinen Sultan 2’nci Abdülhamit Han’ın beşinci kuşaktan torunu Nilhan Osmanoğlu, Türkiye’de ve Ortadoğu’da yaşanan sıkıntılar hakkındaki görüşlerini Otağ-ı Hümayun’da anlattı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyaseten kendini yalnız hissetmesinde haklı olduğunu ifade eden Nilhan Osmanoğlu, “Ben bir görüşmemizde kendisine de söyledim. ‘Siz benim dedemden şanslısınız, çünkü milletiniz arkanızda’ dedim.

O da ‘Elhamdülillah’ dedi.

15 Temmuz gecesi halkımız Cumhurbaşkanımıza büyük bir güç vermiştir. Sayın Cumhurbaşkanımız ülkemize bir teröre karşı milli seferberlik çağrısı yaptı. Bundan anlayacağımız şey, yükü omuzlarımıza almaktır. Milletvekillerimiz, belediye başkanlarımız, muhtarlarımız, akademisyenlerimiz genci yaşlısı tüm halkımız bu yükün altına daha fazla girmelidir.

Bu bir parti görüşü gütmek değildir. İdeolojilere sıkışmadan, devletin bekası için birlik olmak gerek. Bu ülkeye bir şey olursa ortada hiçbir şey kalmayacaktır” dedi.

Aileden bir kişinin siyasete atılacağını belirten Osmanoğlu, “Cumhurbaşkanımız ile son görüşmemiz sonrasında aile olarak onu kesinlikle yalnız bırakmayacağımızın kararını verdik. Aile olarak biz de bir kişiyle bu siyasi oluşumun içinde olacağız. Şu anda o ismi veremiyorum ancak, bu ismi biz belirledik. Cumhurbaşkanımızın bu konuda yalnız kaldığını gördük. İşte bu yüzden aile olarak bizler de O’nun yanında daha fazla olacağız” diye konuştu.”

Osmanlı Hanedanı mensuplarının bugünü kadar kamuoyuna yansıtılan görüşleriyle hiç uyuşmayan bir haberdi bu…

Hani derler ya, bu haberi okuyunca “içine kurt kaçmış gibi” oldum…

Başkanlık sistemi savunucularını da, karşıtlarını da durup “derin derin düşünmeye” sevk etmesi gereken bir haber bu… Acaba nabız mı yoklanıyor, yoksa birileri tarihi tersine çevirmeyi bu tadar çok mu taktı kafaya..?