Ana Sayfa Yazarlar Halkımızın baroları başkanın yargıçları

Halkımızın baroları başkanın yargıçları

74
PAYLAŞ

Barolar ve avukatlar iktidarın ele geçiremediği nadir alanlardan biridir. ’’Bu karara uymuyorum saygı da duymuyorum’’ cümleleri karşısında sessiz kalan yüksek yargının bu hale ulaşması şaşırtıcı değildir.
Ülkemizde aynı eğitimi alan iki meslek grubunun iktidar karşısında bu kadar farklı tavırlar ortaya koyması sosyolojik açıdan incelenmeye muhtaçtır.
Hukuk devleti, demokratik toplum gerekleri, toplumsal ahlak ve insan onuruna inanan ve bu değerler için direnen ve siyasi görüş farkı gözetmeden haksızlık karşısında toplu tavır koyan başka meslek grubu yoktur.
Mesleğin yüzyıllara dayanan geleneği bu tavırda etkilidir.
Anayasada tarafsızlık başta olmak üzere uygulanmayan madde sayısı arttıkça hukuki güvenlik tehlikededir.
ABD başkanları konuşurken yüksek yargıçlar başkanı alkışlamaz, nezaketen dahi ayağa kalkmazlar. Hakimler anayasal güvence altında olduğu için korkusuz yargı mensupları o ülkeden çıkar.
Ülkemizde ise Başbakan yardımcısı yüksek yargıçların ‘’devlet başkanına’’ bağlı olduğunu Anayasadaki açık hükümlere rağmen rahatça söyleyebilir.
Çağlayan Adliyesinde Selim Kiraz savcımızın başına silah dayanmış iken ben sandım ki tüm hakim ve savcılar olay bitene kadar adliyede nöbet tutacak.
Mesleki birlik ve dayanışma gösterecek.
Ancak mesai biter bitmez servislerine binip lojmanlarına gittiler.
Aynı olay bir avukatın başına gelse başta birlik ve baro başkanı olmak üzere siyasi görüş gözetmeksizin tüm meslektaşlar, sabaha kadar yuvalarından yani adliyeden ayrılmazdı.
Yüksek yargıçları hedef alan kendinden saymadığı bazı yargıçları bir nevi sürgüne göndermeyi amaçlayan yargı düzenlemeleri gündemdedir.
’’Bu karara uymuyorum saygı da duymuyorum’’ cümleleri karşısında sessiz kalan yüksek yargının bu hale ulaşması şaşırtıcı değildir.
Ülkemizde aynı eğitimi alan iki meslek grubunun iktidar karşısında bu kadar farklı tavırlar ortaya koyması sosyolojik açıdan incelenmeye muhtaçtır.
İktidara direnen bir yargı beklentisi ülkemizde toplumsal olarak zaten yoktur.
28 Şubat sürecinde brifing almak için salonları dolduran yargıçları da düşününce sadece ‘’Sarı Öküz’’ ü ne zaman verdiklerini merak ediyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz? Yorumunuzu bekliyoruz...

Reklam