Halka karşı, ama halkla beraber…

0
92

Bazı olayları iyice yerine oturmadan yazmıyorum. Çünkü olayın detayları ve etkileri sürekli değişebiliyor. Sınıf öğretmeni 24 yaşındaki Necmettin Yılmaz’ın Tunceli’de kaçırılıp öldürülmesi de bunlardan biriydi.

Teröristler tarafından arabası yakılan genç öğretmen bulunamamıştı ve biz ümitlenerek hala hayatta olduğunu ummaya başlamıştık. Oysa teröristler onu, kaçırdıktan bir saat sonra, başından silahla vurarak öldürmüştü. Necmettin Yılmaz’ın cesedi üzerinde yapılan otopside başında 2 kurşun yarası tespit edildi. Dilerim çok acı çekmemiştir. Gencecik, aydınlık yüzlü bir öğretmen, etrafına ışık saçmaya çalışıyorken, teröristler tarafından katledilmesi onu kahraman, teröristleri de aşşağılık yapar!

Her yaptıkları eylemin, davalarına katkı olduğunu düşünen bu insanlık yoksunu yaratıklar, masum bir öğretmenin kanından nasıl beslenebilirler ki?
Öğrencilerine gelince eminim hepsi onu öldüren teröristleri lanetlenmiştir. Öğrencilerin arasında kökeni Kürt olanlar, Öğretmenlerini öldüren teröristleri hak vermiştir sizce? Hiç sanıyorum!

Ben olsam öğretmenimi öldürenleri anlayamadığım gibi, onlardan nefret ederdim. Öğretmenimi öldürenlere saygı duymaz, aksine, onların kötü olduğunu düşünüyordum.
Şimdi burada bu teröristler dünyaya neyi kanıtlamış oldular, tertemiz bir öğretmeni kaçırıp öldürerek? Bunun neresinde haklılıkları var? Bu olayı kendilerinden başka kim alkışlamıştır? Elbette bunları besleyenler dışında hiç kimse…

Herkes Bu vahşeti kınadı. Ama bana göre en önemlisi, Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin iDemirtaş’ın öğretmen Necmettin Yılmaz’ın öldürülmesini kınadığını açıklamasıydı. Yine de bana göre yetmez. Bu açıklama, olayın öğrenildiği gün yapılması anlamlıydı. Ha aklıma bir soru geldi acaba bu kadar beklemesinin sebebi PKK’yla istişarede bulunduktan sonra mı açıklama yapmaya karar verdi? Sanki bir nevi izin alır gibi. Öyle ya bütün HDP milletvekillerinin Apo veya PKK dan İzinsiz adım atmadıkları bilinen bir gerçek.

Yaptıkları eylemleri bile kendileri gibi iğrenç olan, mesnetsiz yaratıklar, yıllarca HDP ve milletvekilleri tarafından kınanmadı. Oysa bu millet onlara oy verebilmek için onların, PKK’yı ve yaptıkları iğrenç eylemleri kınamasını bekledi, ümit etti. Gönlüm, seçilmiş hiç bir milletvekili nin hapse girmesinden yana değil ama PKK ile olan bağlantılarını da bir türlü Koparamamaları hiç normal değil. Yani bir ülkenin meclisinde görev yapacaksınız, vatana milleti insanları temsil ederken o ülkeyi kana tam bir terör örgütüne de sahip çıkıp akıl danışacağımsınız izin isteyeceksiniz, bunu Almanya’da yapabilir misiniz?
Başka sorum yok!

Paylaş
Önceki İçerikPamuk üreticilerinin susuzluk isyanı
Sonraki İçerikYazılarım izne çıkıyor
Rana Elik

Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi-Müzik Eğitimi bölümünü bitirdi. İki yıl TRT de spikerlik yaptıktan sonra Türkiye’nin ilk özel televizyonu Star 1 tv ye transfer oldu. 1998 yılında Kanal 6’ya geçti,6 ay sonra Amerika’ya gitti ve bir yıl süresince mesleki eğitimler ve kurslara katıldı. Daha sonra tv8, ETV, Kral TV, Kanal T, Kanal 34 televizyonlarında ana haber bültenlerini sundu, haber programlarını hazırladı ve yöneticilik yaptı.